Yazı Detayı
25 Ekim 2018 - Perşembe 16:11 Bu yazı 813 kez okundu
 
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
Recep ALKAN
 
 

Yazıyorum. Çünkü ben; insanın acıya gösterebildiği mukavemete sahip değilim.

 Bütün haksızlıklar, her adaletsizlik, yeryüzünü sis bulutu gibi kaplamış vahşet, kendisi gibi bütün vücut azalarına sahip olanların yadırganması aşağılanması ve alaya alınması, hele hakkı olmayan şeylere de sahip olmak için kendisi gibi olanların öldürmesine alışamıyorum.

 Yazıyorum. Çünkü herkes gibi insanım; ama ben zedelenmiş bir taş plak gibi aynı çizgide takılı kalarak, aynı sesleri tekrarlayıp durmaya alışamıyorum.

 Ben korkuyorum; toprak yolda minik ayaklarıyla koşan küçücük kızın düşmesinden, düşüp ağlamasından ve annesinin ‘neye koşuyorsun’ diye azarlayıp o masum yüzüne sert bir tokat vurmasından.

 Utanıyorum; aklı bencilliğin kucağına oturtup, vicdanının gözlerini bağlayanların kibrinden doğruya doğru deyemeyerek küçülenlerden. 

Yazıyorum çünkü söyleyecek ve herkesle paylaşacak dert edindiğim anlamsız çileleri var insanlığın.

 İnsanlığı mutlu etmek, tüm zaruri ihtiyaçlarını bol bol temin edip, hayatı kolaylaştırmak adına zalimce yok edilen hayatları öyle acı verici buluyorum ki; oturup saatlerce yazmak istiyorum.

“Yazmak, bu geçen saatleri unutmak, bir üretmek sefaleti içinde yüzmektir. İnsan bu sefaletten, sersemlemiş, ama basık tavana sığınan küçük ışık yuvarlağı altına sığınmış, el değmemiş kağıtlara ağır ağır boşaltılan hazinelerin sahibi olarak çıkar” (Kerime Nadir Ruh Gurbetinde romanından)

 Okumayan, yazmayan, bilgi tüketmeyen; okuduğunu, yazdığını ve kullandığı bilgiyi sentezleyerek doğruya olan arayışını sürdürmeyen insan, olduğu noktaya çivilenmiş tahtadır.

Okumuyorsun; öyleyse bu Ülke gerçekleri için söyleyecek bir şeyinde yok”

 “Dünya ne çekmişse okuma alışkanlığı olmayan liderlerden çekmiştir.”

 Allah CC. Kuran-ı kerimde; mealen, “Eğer biz, size yar sevgisi, evlat sevgisi, mal sevgisi vermeseydik gece gündüz ağlayıp dururdunuz (ne zaman öleceğiz diye)”

 İnsanoğlu bu üç kudretli sevgiye öyle kaptırmış ki kendini; bu üç şeyi elde etmek ve onların alabildiğine çoğuna sahip olmak için, ‘aynı sahip olma ateşiyle yanıp tutuşanlarla örgütlenip, güç birliği yaparak, güç birliği yaptığı halde zayıf olan gurupları’ yok ediyor. İnsanın bu özelliğini anlayamıyorum, anlayamadığım için yazıyorum konuşuyorum ve itiraz ediyorum

  İtiraz ediyorum; çünkü insan, küçücük çocuğun can korkusuyla daha güvenli sandığı başka diyarlara hicret ederken batan derme çatma kayığın, denizin ortasında parçalandığında onun minik bedenini kıyıya bırakan denizin merhametinin insanda olmayışına itiraz ediyorm.

HER ŞEY REFAH TOPLUMU İÇİN

 Sanayi toplumu seviyesine gelinecek, işçi sınıfı ve kapitalistler oluşacak ve insanların bu süreçte yüzde 65 köyden şehre göçerek sosyoloji teorisyenlerin dediği gibi nüfusun en az yüzde 76 sı kentleşmiş olarak çağdaş yaşam standardını yakalamış olacağız.

Ama bunun bir bedeli olacak.

 Yaşanabilir kara parçaları üzerinde bazı Ülkeler bu refah düzeyine ulaşabilmek için, bazı ülkelerin ellerindeki zenginlikleri çalıp kendi ülkelerine taşımaları gerekiyor.

  İnsanoğlunun içinde öyle bir boşluk var ki, bu boşluğu hiçbir şeyle dolduramıyor. O; yeryüzünde olan her şeye sahip olsa bile, hep daha fazlasına ihtiyaç hisseden tatminsiz açlığı, bütün insani vasıflarını kör ediyor.

Franz Oppenheimer; DEVLET kitabında, Devleti tanımlarken, bilerek, öyle çelişkilere ve tutarsızlıklara düşürüyor ki tanımlamasını, modern devleti olgunlaştırma sürecinde her dönemin evresinde dahi devleti hırçın bir ikilemin içinde bırakıyor.

  Devleti bir yönde; toplumsal mutabakat zaptı olan anayasa ile meşrulaşarak ete kemiğe bürünmüş haliyle, adil bölüşüm ilişkilerini düzenleme özelliği ile adaleti sağlama otoritesini somutlaştırıyor. Diğer yandan; Devleti kapitalist sistemde, soyluların ve seçkinlerin yani kompradorların lehine adaleti bozmak için işleyeceğini belirtiyor.

 Yaşanabilir kara parçalarında muhkem 193 Devlet var. Ve bunlar BM üyesi. Beş tanesinin her biri, 188 devletin 188 oyla aldığı kararı bile veto ederek hükümsüzleştirebiliyor.

Dünya bu yazılı tespitin üstüne hiçbir fikir üretmiş veya itiraz koymuş değil.

İlginç bir şekilde bizim Ülkemizde milletimiz de; henüz Devletin ne olduğunu, canlımıdır, cansız mıdır, akıllı mıdır deli midir net bir düşünce hakim değil.

 Millet olarak tarihte kurulmuş bilinen bilinmeyen birçok devlet tecrübemiz var. Yazılı kaynaklarda ilk devlet deneyiminin Uygurlar Devleti var diyor tarihçiler. Modern çağda Devlet tanımına yakın ilk uygulama olarak Uygurlar kabul ediliyor. Hatta uygarlık tanımının kökeni etimolojik olarak Uygurlara dayandırılıyor.

 "Uygurlar" telafuzunun kelime kökenlerinin Oy(Uy)-Gur hecelerinin birleşiminden meydana geldiği düşünülmektedir. Oy, uymak ve birleşmek, ittifak etmek anlamında kullanılır.

Toplumun özgürlük alanını ve sınırlarını, ahlak bakımından toplumun vicdanını zedeleyen her eylem ve davranış yasaklanmış ve cezalandırma yöntemi belirlenmiştir. Herkesi bağlayan ve yazılı olan uyulması gereken kurallar konmuş, kamu görevleri örgütlü kurumlara yüklenmiş, Devlet Hanın şahsında hükmü şahsiyet hüviyete büründürülmüştür.

 Bu gün; Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tüzel kişilik yanıyla birlikte kurumsal hüviyeti ile amme hizmetini çağdaş hukuk ışığında icra etmekle birlikte, muhtelif kamu hizmeti vazifesiyle meftun kurumlar arasında, devlet başkanı vasıtasıyla kurumsal bir eşgüdüm ve görev konusuna münhasıran özel vazife ihtisası mevcuttur. Buna bağlı olarak her birinin kendine özel, yasalarla tanımlanmış tarafsızlığı ve özerkliği vardır.

   Bütün kurumları özellikle, yargı, milli savunma ve iç güvenlik gibi özel amme hizmetleri mensuplarının toplamda ortaya çıkardıkları milli akıl vardır. Bu akıl ki tüm kamu kurumları kendi iç kanunları çerçevesin; milletin vekil tayin ettiği ve Türk Milleti adına, meri olan yasaları uygulamak, ihtiyaca göre yeni yasalar ihdas etmek suretiyle yasama ve yürütme görevlerini yürütür. Yargı kurumu ise; diğer kurumlardan farklı ve ilave olarak idarenin ve siyasi iktidarın değil tazyik, telkinde bile bulunma olanağı ortadan kaldırılmıştır. Kendine özel iç yönetim organları ile idari bakımdan bağımsız olup, savcısı hakimi ve yargıcı aldığı kararlara “Türk Milleti” adına diye alır.

  Yürütme idari bakımdan yeni sistemde Devlet Başkanına bağlıdır. Devlet Başkanı ile Yürütme, diğer tüm kamu kurumları Devletin emrindedir. Kurumlar kendi mutfaklarında olgunlaştırdıkları görev programlarını bağlı oldukları Bakanlık vasıtası ile Devlet Başkanının onayına sunar.

 İsminin önünde “milli” olan bakanlıklara bağlı olan kurumların iç işleyişleri Milli Güvenlik siyaset belgesini çalışan “Milli Güvenlik Kurulu” Devletin ali menfaatlerini ve Devletin Bekasını önceleyen kararlar alır. Bu kararlar Milli Güvenlik siyaset belgesine yazılır, ve burada konuların kamuoyuyla paylaşılması gibi bir durum söz konusu değildir. MGK toplantılarında alınan kararların kamuoyuna yönelik olanlar duyurulur. MGK Milli siyaset belgesinde icra edilmesi gereken hususlar Yürütmenin önüne tavsiye mahiyetinde konur ve Yürütme bu kararları uygulamaya koyar.

Kamuoyunda özellikle siyasi mülahazalar dahilinde tartışılarak Yürütmenin başındaki Devlet Başkanını siyaseten hakaret seviyesinde eleştirenler, özellikle milli meseleleri mevzuun dışında tutmaları gerekir.

Yürütmenin Maliyeden sorumlu bakanı; İngiltere’de, dünya ticaretine yön verem tüm finans ve ticaret otoritelerine Türkiye Cumhuriyetiyle ticaret ve doğrudan yatırım için ikna etmeye çalışıyor.

Ülkenin ana muhalefet partisinin Genel Başkanı aynı ülkelere hitaben, “sakın Türkiye’ye yatırım yapmayın, Türkiye güveni değil” demesi, Devletin ali menfaatlerinin söz konusu olduğu bir hususu politik malzeme yapabiliyorsa varın siz düşünün gerisini.

Ülkede iktidar olan siyasi partiyi kamuoyu nezdinde hırpalamak için, milli mevzuları konu etmek başka hiçbir ülkede yoktur.

Recep Alkan 24.01.2018

 

 

 
Etiketler: MİLLİ, MEVZULAR, VE, POLİTİKA,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1391 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
1326 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1079 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
689 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1731 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1632 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3317 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1020 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1019 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1237 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
470 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
734 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
795 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
754 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
893 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
468 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
583 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
599 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
492 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
493 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
407 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
643 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
395 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
575 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
397 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
741 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
346 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
438 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
527 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
624 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
552 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
462 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
478 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
349 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
456 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
421 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
476 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
409 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
906 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
588 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
434 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
602 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
612 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
571 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
608 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
686 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
719 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
478 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
597 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
569 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
592 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
620 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
610 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
679 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
685 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
508 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
702 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
623 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
810 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
635 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
921 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
648 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
616 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
829 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
685 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
676 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
946 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
689 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
849 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
790 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
829 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
710 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
809 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
641 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
760 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
618 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
756 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
978 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1228 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
698 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
716 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
871 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
959 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1160 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1195 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1192 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1095 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1010 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
868 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
703 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1656 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
854 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1219 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2126 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2502 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2071 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1704 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1726 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1227 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1185 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1914 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1651 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1939 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1718 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1318 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1290 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1938 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1070 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1441 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1278 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1015 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1276 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1048 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1247 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1319 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1303 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1278 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1522 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1647 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1497 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1668 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1209 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1443 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1859 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1922 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1263 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1534 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1294 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1743 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1360 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1468 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1407 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1708 Okunma.
Haber Yazılımı