İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
ZONGULDAK'TA İNTİHAR GİRİŞİMİ
ZONGULDAK'TA İNTİHAR GİRİŞİMİ
Yazı Detayı
02 Aralık 2019 - Pazartesi 17:15 Bu yazı 1103 kez okundu
 
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-1
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Mümtaz beyin Mümtaz Bey olduğunu öğrendiğimde ne yazık ki o hayatta değildi. Tam 2 yıl onunla aynı sokağı adımladık, aynı kaldırımda yürüdük, aynı köşeyi döndük, aynı bakkalın önünden, aynı sebzelere ve aynı meyvelere baktık.

Mümtaz bey, adı gibi “mümtaz” bir şahsiyetti. Kendine has tavırları olan, kurulu düzen gibi çalışan, kendine özgür ritüelleri olan birisiydi.

Mümtaz beyin adını bilmezdim ama onun adını bilmemem, onunla ilgili hiçbir şeyi bilmediğim manasına gelmezdi. Mümtaz beyin mümtaz şahsiyetiyle ilgili her şeyi bilirdim ya da bildiğimi sanırdım.

O zaman bir kamu kuruluşunda çalışıyordum. Mümtaz beyin nerede çalıştığını doğrusu bilmiyordum ama yolumuz servise kadar aynıydı. İşyerimizin servisi, evimize yaklaşık bir kilometre ileriden geçerdi. Yani evden çıktıktan sonra her sabah bir kilometre mecburi adımlamam vardı. Hep aynı vakitte evden çıkardım, çıkmak zorundaydım yoksa servisi kaçırırdım. Kaçır canım ne olacak, bir taksiye binersin demeye başladınız biliyorum. Binemezdim, çünkü o tarihlerde bizim memlekette taksi yoktu. Olsa da taksiye verecek para yoktu. Yani ya servise binerdin ya da servise binerdin, üçüncü alternatif tabanvaydı! Bir kilometrelik yolu adımlamak kolaydı ama 10 kilometrelik yolu adımlamak zordu.

Güzergâhım belliydi. Aslında bir alternatif yol daha vardı ama bu güzergâhı daha çok seviyordum. Evden tam saat 07:38’de çıkıyordum. Bu:38, bazen: 37, bazen:39 olurdu ama asla iki dakika fark etmezdi. Çünkü servisimiz ana caddeden tam 07:49’da geçerdi. Bir kilometrelik yolu 9-10 dakikada alırdım, servisi kaçırma ihtimalim de olmazdı. Dolayısıyla 10 kilometrelik yolu arşınlamam gerekmezdi.

Benimki mecburi saatti, mecburi güzergâhtı. Demek ki benim gibi mecburi saat ve mecburi güzergâhı olan birisi daha vardı, Mümtaz bey.

Evden çıktıktan sonra bizim sokağın başına geldiğimde Mümtaz bey de geniş avlulu bir evden çıkardı. Bu hiç şaşmazdı, hiç değişmezdi, hiç aksamazdı. Ben köşeyi döneceğim ve Mümtaz bey de bir elinde sefer tası, bir elinde evrak çantasıyla çıkardı. Ben evden 07:38’de çıkardım, o da bahçeden adımını kaldırıma attığında saat 07:40 olurdu. Ne ben saniyeyi şaşırdım ne o.

Tam iki yıl böyleydi. Ben evden çıkıyorum, sokağı dönüyorum, Mümtaz bey de bahçeli evin avlusundan kaldırıma adımını atıyor. Servise kadar aynı kaldırımda, aynı sokakta, aynı caddede yürüyoruz. Bazen yan yana, bazen ben önde, bazen o önde ama illa da bir birimize yakın, hatta çok yakın.

İki koca yıl boyunca tek kelime konuşmamamız ilginçti. Hiç selamlaşmadık, bir birimize hiç gülümsemedik, hiç merhaba etmedik, başımızı hiç sallamadık ama haftanın beş günü, her sabah aynı saatte, aynı dakikada, bazen aynı salisede karşılaştık, yürüdük, aynı havayı teneffüs ettik, aynı çamura bastık, aynı taşlarda ayağımızı incittik. Dünyanın bir ucunda o olsaydı, diğer ucunda ben olsaydım belki de bu kadar bir birimize yabancı olmazdık.

Mümtaz bey çok mümtaz bir şahsiyetti. Mümtazlığı bana göre “kendine has davranışları” olması nedeniyleydi. Mesela her sabah onu aynı kıyafetle görürdüm. Mevsim fark etmezdi, havanın sıcak veya soğuk olması da bir şey değiştirmezdi. Acı sarı bir takım elbisesi vardı, kadife tarzı bir şeydi. Kahverengi bir ayakkabısı vardı. Çorabı ise hiç şaşmaz şekilde beyazdı. Her gün bembeyaz çorap giyinir, muhtemeldir ki her sabah yeni bir çorap giyinirdi ama elbisesi iki yıl boyunca değişmedi. Her hafta sonu yıkanıp, ütülenip yeniden mi giyinirdi yoksa acı sarı takım sayısı mı fazlaydı bilmiyordum.

Başında bir şapka vardı, ne fötrdü ne de kasketti, ikisinin arasında bir şeydi. Kahverengi bir gömlek giyinirdi ve bu gömleğin rengi de hiç değişmezdi. Gömleğin üzerinde çok ince acı sarı bir kravat vardı, bu da hiç değişmezdi. Kısaca Mümtaz bey hiç değişmezdi, Mümtaz beyin hiçbir şeyi her sabah değişmezdi. Her sabah onu değiştiren hiçbir şey yoktu. Dün neyse bugün de oydu Mümtaz bey. Belki de devlet adamı olsa ancak bu kadar değişmezdi, piyango vurmuş olsa ancak bu kadar değişmediği için alkışı hak ederdi.

Her gün sabahın ilk ışıklarıyla karşılaştığımız kaldırımda acı sarı bir takım, kahverengi bir gömlek, acı sarı kravat, beyaz çorap ve kahverengi ayakkabıyla başında fötrle kasket arası bir şapka vardı. Yine hiç değişmeyecek şekilde sağ elinde üç katlı sefer tası, sol elinde kahverengi evrak çantası. Her sabah aynı saatte, aynı dakikada, hatta aynı salisede kaldırımda bitiverirdi. Belki o da benim için aynısını söylüyordur ama benim her sabah değişen elbisem, gömleğim, pantolonum, çorabım ve ayakkabım vardı. Evrak çantası taşımazdım, sefer tasım da yoktu. (Hatta o aralar sefer tası taşıyan memur kalmamıştı, çok eskilerde kalmıştı bu alışkanlık.) Takım giyinsem de daha çok spor takılırdım, rahat bir şeyler giyinmeyi severdim.

Önceleri çok dikkat etmedim. Ben evden çıkıyorum, ilk sokaktan diğer sokağa saparken bahçeli evin kapısından bir adım atılıyor ve Mümtaz bey karşımda.

-Devamı Yarın-

 
Etiketler: MÜMTAZ, BEYLE, MECBURİ, YOLCULUK-1,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-4
864 Okunma.
04 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-3
1045 Okunma.
03 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-2
1020 Okunma.
01 Aralık 2019
HANGİ KUTUPTA YAŞIYORSUNUZ?
1177 Okunma.
25 Kasım 2019
BÖYLE BİR YALAN AZ BULUNUR
2078 Okunma.
21 Kasım 2019
ANADOLU'NUN BAĞRINDAN KOPUP GELEN...
1375 Okunma.
14 Kasım 2019
Tecrübe Konuşuyor!
1153 Okunma.
07 Kasım 2019
Bir çöp konteynerinden yayılan sevgi
1180 Okunma.
05 Kasım 2019
Gelelim ıspanağın faydalarına
1212 Okunma.
24 Ekim 2019
Robinson Crusoe olamamak
950 Okunma.
03 Ekim 2019
Onlar hep yanlış yapar, biz doğru
1398 Okunma.
30 Eylül 2019
Dişimdeki sancı, düşümdeki yabancı
1263 Okunma.
23 Eylül 2019
Bir tıklanma uğruna ya Rab…
1472 Okunma.
20 Eylül 2019
Sizin yapmadığınızı onlar yapıyor, kızmayın!
1363 Okunma.
19 Eylül 2019
Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin
1331 Okunma.
17 Eylül 2019
İki kızgın ihtiyar
1778 Okunma.
28 Ağustos 2019
Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı
1773 Okunma.
26 Ağustos 2019
Şiddetli bir toplum
1381 Okunma.
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
2272 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
1340 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
2115 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
1967 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
2090 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
2637 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
1947 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
1934 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
1393 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
1449 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
1466 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
1371 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
1482 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
1462 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
1396 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
1450 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
1510 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
1458 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
1236 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
1426 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
418 Okunma.
12 Haziran 2019
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
472 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
452 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
2318 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
776 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
821 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
792 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
1209 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
1373 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
1127 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
973 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
811 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
871 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
1307 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
1483 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
1204 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
1189 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
851 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
3072 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
1234 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
1391 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
1142 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
926 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
1076 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
922 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
1044 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
812 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
1329 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1723 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
1394 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
5327 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2547 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
1332 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
1157 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
2339 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
1237 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
2280 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1880 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
2369 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
1438 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
1398 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
3341 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1581 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
1457 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
2252 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
1397 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1495 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
1336 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1664 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
1443 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
1346 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
1352 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
1413 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
1330 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1460 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
1332 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
1215 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1495 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1429 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
1222 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
1326 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
1399 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4886 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1744 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1741 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
2119 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1736 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1765 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1869 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
2045 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1681 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1638 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1949 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1563 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1763 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1920 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1941 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
2747 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1771 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
2337 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1822 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
1553 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1713 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1737 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
2910 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1747 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1880 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1658 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1784 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1724 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1738 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1741 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1836 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1858 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1649 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1653 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
2024 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1709 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1710 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1869 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1754 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1671 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
1527 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1788 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1889 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1644 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1870 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1756 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
2013 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1705 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1848 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
2229 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1904 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1751 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1884 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1892 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1761 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1915 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1814 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1767 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1798 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
2085 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1669 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
1414 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1887 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1677 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1735 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1671 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1755 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1758 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1729 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1688 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1717 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1574 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1760 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1867 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1881 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1846 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1810 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
2047 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1752 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1756 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1945 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1857 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
2345 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1760 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1664 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1711 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1871 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1692 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1780 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
2036 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1865 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1991 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1879 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1761 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1725 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1776 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1648 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1940 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1885 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1749 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
2000 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1881 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1873 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
2144 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1771 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1891 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1820 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
2050 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1935 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1857 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1930 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1824 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1921 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1988 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1873 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
2251 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1900 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1901 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1859 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1885 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1891 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1809 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1994 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1926 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
2124 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1805 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1969 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1976 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
2069 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1780 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1779 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
2003 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1924 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1957 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
2034 Okunma.
Haber Yazılımı