Yazı Detayı
04 Aralık 2018 - Salı 17:44 Bu yazı 386 kez okundu
 
Mutfakta garip şeyler oluyor
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Karnımın guruldamasından mı uyandım, uyandım diye mi karnım guruldamaya başladı, yoksa beni uyandıran gizli bir güç mü vardı.. doğrusu bilemiyorum ama uyandığımı iyi biliyorum, karnımın guruldadığını, hatta midemin ezilip, ta sırtıma yapıştığını da çok iyi biliyorum. Açım işte kardeşim açım. İlla boynumuza yafta takıp gezelim mi, yaftanın üzerine kocaman harflerle “Açım” diye yazalım mı?

Yorganı üzerimden atınca havanın soğuk olduğunu da anladım. Sırtıma sabahlığımı geçirip, ayağıma terlik almayı da ihmal etmeyerek yataktan çıktım. Ancak yataktan çıkarken olabildiğince sessiz olmaya gayret ettim, hani hanımı uyandırıp da gece gece fırça yemeyelim. Yataktan çıkıp, koridora kavuştuğumda tuvalete mi gitsem, mutfağa mı gitsem diye bir ikilemde kaldım ama bu ikilem çok kısa sürdü. Mutfaktan süzülen ışık, beni kendisine doğru çekti. Bu vakitte mutfakta kim ola ki, herkes horul horul uyuyordur. Ama demek ki benim gibi karnı guruldayan birisi var.

Mutfağa yaklaşınca dışarıya süzülenin sadece ışık olmadığını anladım. Bir takım garip sesler de geliyordu. Hayırdır, hırsız falan mı var diye bir tereddüt geçirdim. En iyisi temkinli olmaktı.  Kapının arkasındaki askılıkta baston gibi duran şemsiyeyi, el yordamıyla bulup, kendimi silahlandırdım. Artık silahlı kuvvetlerin bir neferi olarak mutfağa dalabilirdim, heyttttt diye bir nara atıp, hırsızı veya hırsızları birkaç kılıç darbesiyle diskalifiye edebilirdim.

Bu düşünceme şaşırdım. Sahi benim gibi naif birisi hangi ara şiddet yanlısı olmuştu ki…

Belki de henüz uyanmadım, kendimi çimdikledim, uyanmıştım. Yüzüme bir iki şaplak attım, acı vardı, demek ki uyanmıştım. O zaman şiddet yanlısı olmaya gerek yoktu. Eğer mutfaktaki hırsız ise onunla güzel güzel konuşurdum. Polisi de aramazdım, kendisini bu defalık affederdim.  Ne yani, hırsız da beni dinleyecek miydi, elinde ne varsa üzerime doğrultmayacak mıydı, belki de beni öldürürdü, şu an, son andı belki…

Yahu ben ne diyorum, açlık başıma vurmuş herhalde. Peki ya hırsız değilse.. Aman Allah’ım gece gece evimizde kim veya kimler ola ki…

Kapının koluna elimi atmamla, kapının açılması bir oldu. Fonetik bir sesle “Hoş geldiniz, hoş geldiniz” sesleri yükselmeye başladı, şaşırdım. Doğum günüm değildi, hem hoş geldiniz diyen bizden birisi değildi, hatta birisi bile değildi.

Fonetik bir ses bana bir biri ardına güzel cümleler kuruyordu ama ortada kimse yoktu. Sanırım oğlum babasına sürpriz yapmış. Bir yerlerde ses kayıt cihazı, müzik aleti falan vardır diye sağa sola baktım ama öyle bir şey görünmüyordu.

Birden mutfak aydınlandı, hah şimdi yandık hanım kalktı ve benim diyeti bozduğumu sanacak. Yoksa mutfakta ne işim ola ki, değil mi?

Ama ışık hanımın geldiğini işaret etmiyordu, buzdolabının kapağının açıldığını işaret ediyordu. Hayret buzdolabının kapağı hangi ara kendi kendine açılır oldu ki, tüh bozulduysa şimdi bir dünya para isterler.

Dolabın kapağı açıldı, mutfak aydınlandı ama sadece bununla kalmadı, çok güzel bir Amasya elması dolaptan süzülerek bana doğru geldi. Gelirken de kabuğu soyuldu, dilimlendi ve altına doğru uçuşan bir tabağa dizildi, tam gözümün önüne gelip durdu, gayri ihtiyari elimi uzattım ve o mis kokulu elmadan bir dilim aldım. Kendimi bir kez daha çimdikledim ama yok, uykuda değildim, capcanlı, kapkanlı uyanıktım. Dolaptan bir mandalina çıktı, yine aynı metotla havada soyularak bir kaba girdi. Ardından üzüm ve ardından da muz.

Neyse de ne diye çok önemsemedim, zaten karnım gurulduyordu, meyveyle de diyetimi bozmamış olurum. En iyisi yatmaktı, sabah erkenden işe gideceğim.. diye düşünüyordum ki, birden bir gürültü koptu, mutfak tezgahının alt kapağı kendiliğinden açıldı, tencere tezgahın üzerine uçtu, kapağı açıldı. Kapağı açık olan buzdolabından domates, biber, patlıcan havada uçarak geldi, musluğun tam altına. Musluk açıldı, sebzeler yıkandı, havadayken doğranıp tencerenin yanında aniden beliren süzgeçli kaba doluşuverdi. Derken dolabın dondurucu bölmesinden kuşbaşılık etler, havada çözülerek uçtu, tencereye kondu. Şişede duran yağ tencereye aktı, tencere uçtu, ocağın üstüne kondu ve ocak yandı, bir kepçe kendi kendine eti yağla karıştırdı, bu arada pul biber serpildi, soğan doğranıp içine konuldu, tuz serpiştirildi, biraz kekik kondu ve et hazır hale getirildi. Sonra sebzeler süzgeçli kaptan uçarak tencereye doğru yol aldı. Ben şok halinde bütün olanları izliyor ve bütün bu olanlara bir anlam veremiyorum. Ama beni şaşırtmak isteyen mutfak da boş durmuyor. Bir tava çıktı meydane, musluktan su aldı kendi kendine, sonra pirinç kabından süzüldü, yağ eklendi, şehriye tavaya serpildi, pirinçle birlikte yağın da yardımıyla kavruldu durdu. Böylece bir pirinç pilavı ocağın üstünde pişmeye başladı.

Ben kapının önünden bir adım bile atmadım, atacak halimin olduğunu da sanmıyorum. Gördüklerim karşısında şok oldum, sürekli kendimi çimdikliyor, yüzüme şaplak atıyor, sağımı solumu dövüp duruyorum ama bunun sonunda bir ziyafet olacağı da kesin, artık kaçınılmaz.

Kapısı açık dolaptan yoğurt çıktı, soğuk su çıktı, derin bir kabın içinde buluştular ve birlikte dans ederek ayran kıvamına geldiler. Sonra dolaptan salatalık çıktı, rende onu havada karşıladı, balkondan birkaç diş sarımsak soyula soyula geldi, çok acılı olmalı ki ezildi, büzüldü, tuz yardımına koştu ve sonra hep birlikte derin kapta buluşup ağlaştılar, kaynaştılar, karıştılar ve ortaya çok güzel bir cacık çıktı, kaseye doldu, masaya dizilmeye başlandı. Sonra ocaktaki yemekler havada süzülerek, dolaptan çıkan porselen tabaklarla buluştular, sonra da masadaki yerini aldılar. Pirinç pilavı da onlara bakıp, bir başka porselen tabakla anlaşarak masadaki yerini aldı. Kaşıklar, çatallar, peçeteler derken mükellef bir masa kuruldu ve bir anda masa dile geldi, yemek hazır, sizi şuraya alayım diye. İşte o anda sandalye hafifçe yerinden kıpırdadı, sağa doğru döndü, benim oturacağım şekle büründü. Kırmadım, gittim oturdum, sandalye kendiliğinden düzeldi ve kaşık elime geldi. Sonrası çok kolay, bir oturuşta bana ayrılan her şeyi bitirdim. Aman Allah’ım nasıl da lezzetli, olmuş, nasıl da lezzetli olmuş…

Birden sırtıma birisi dürttü, sağa sola baktım kimse yok, bir daha dürttü, yine baktım yok. Sonra bir ses geldi, “kalk bey, uykuda kalmışız, işe geç kalacaksın”

Kalktım, akşam yattığım gibi halen karnım gurulduyor, midem sırtıma yapışmış, ağzım kurumuş.. Azıcık göbeği eriteyim diye başladığım bu diyet beni bozacak, hem de fena halde bozacak, diyeyim!

 

 
Etiketler: Mutfakta, garip, şeyler, oluyor,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
669 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
469 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
474 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
260 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2240 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
581 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
773 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
512 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
414 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
480 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
308 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
341 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
249 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
663 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1109 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
721 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4610 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1856 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
726 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
551 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1728 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
672 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1594 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1329 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1726 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
831 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
812 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2694 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
940 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
862 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1599 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
703 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
945 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
715 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1125 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
763 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
716 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
743 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
857 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
729 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
886 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
713 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
647 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
883 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
877 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
696 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
738 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
818 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4417 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1031 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1028 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1277 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
992 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
970 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1127 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1080 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
954 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
897 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1247 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
914 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1054 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1165 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1140 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1595 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1017 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1067 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1085 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
839 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
982 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
970 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1308 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
940 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1105 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
961 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
993 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1028 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1035 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1059 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1109 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1064 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
934 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
970 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1222 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
962 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1002 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1154 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1058 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
975 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
854 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1001 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1168 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1042 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1022 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1004 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1297 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
954 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1124 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1361 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1256 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
997 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1177 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1085 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1033 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1134 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1086 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
940 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1047 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1140 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
970 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
776 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1110 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
986 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
990 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
926 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
960 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1087 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1011 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
892 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
963 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
895 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1091 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1116 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1053 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1161 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1094 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1253 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1034 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1022 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1151 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1126 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1331 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1038 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
899 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1053 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1158 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1028 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1102 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1244 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1102 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1252 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1127 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1018 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1030 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1027 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1037 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1204 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1132 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1087 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1228 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1110 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1175 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1331 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1071 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1148 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1106 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1355 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1232 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1099 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1240 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1087 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1236 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1288 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1134 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1306 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1172 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1184 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1170 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1156 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1168 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1106 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1238 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1246 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1364 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1139 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1276 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1260 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1302 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1016 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1090 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1321 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1170 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1196 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1289 Okunma.
Haber Yazılımı