Yazı Detayı
10 Kasım 2019 - Pazar 16:02 Bu yazı 1783 kez okundu
 
ON KASIM
Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
inaniskemalsönmez
 
 

Türkiye Cumhuriyetinin, Türklüğün, Eşsiz Ve Emsalsiz Lideri ATATÜRK,

“ Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir” sözlerinle biz eğitimcilere ve öğretmenlere yüksek görev yükledin. Tarihin serüveninde bu görevi hakkıyla yerine getirmeye çalıştık. Türk Gençliğinin ilmi ve bilimsel yönünü geliştirmeye,  çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmayı kendimize şiar edindik. İnanmalısın ki! Bütün gayretimiz yeni nesilleri, medeniyetlerin örnek aldığı nesiller olarak tarihe geçirmektir. Medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit olarak tanımladığın bilim, düşünce, felsefe ile Dünya tarihine silinmeyecek izler bırakarak bu görevi başaracağız.

Hürriyetin Sembol İsmi ve Değeri ATATÜRK,

“ Hürriyet ve İstiklal benim karakterimdir” sözlerinle yeni Cumhuriyetin nesillerine temel ilke verdin. Yüce Şahsiyetinin verdiği bu temel ilke doğrultusunda “ “ Bağımsızlığı ve Hürriyeti” gençliğin ruhuna bir nakkaş gibi işlemeye çalıştık. Bağımsızlığı ve Hürriyeti için ölümü öldüren bireyler yetiştirdik. Komplocu ve dış güçlerin içerideki hain yapılanmalarıyla, vatanın bütün kaleleri sistematik olarak zapt edilmeye çalışılarak ele geçirilmek istenilen Hürriyet ve İstiklalimize, öğretmenler olarak sahip çıkmadığımız asla düşünülmemesi gerekir. Öğretmenler olarak bizler, bağımsızlık ve hürriyetimize sahip çıkma ilkesini yeni nesil Türk Gençliğine bir ruh olarak kazandırdığımız inancındayız. Vatanımızın bütün kalelerinin zaptu rabt altına alınmaya çalışılacağı düşüncesi her sınıfa girdiğimizde asla aklımızdan ve bağımsızlık şuurumuzdan çıkmadı. Türk Gençliğine bu ruhu ve şuuru kazandırdığımız inancındayız. Bizler,  yetiştirdiğimiz bu gençliğe hiçbir gücün zincir vuramayacağını yakinen bilmekteydik. İşte On beş Temmuzda bütün dünya bu gerçeği yakinen müşahede etti. Vatanımızı, Hürriyetimizi, Bağımsızlığımızı ele geçirmeye çalışan iç ve dış hainler başta olmak üzere bütün insanlık, görünüşler âleminden şehadet âlemine, müşahede boyutuna gerçekler âlemine yükseldi. Biz eğitimciler ve Öğretmenler olarak bize yüklediğin görevi huzurla yapmış olmanın vicdani rahatlığındayız. Bir kez daha bütün dünya gördü ki, Türk milletine zincir vurulamaz ve “ Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir”

Özgürlüğün Timsali Sevgili Atatürk,

“ Bağımsızlık şuurunun kazanılmasında Yüce Türk Kadınının katkısı unutulmaz bir değerdir.  Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır” sözlerin ile kadınlarımızın sosyal hayattaki ve bir toplumun yükselişindeki önemini vurguladın. “ Kadınlarımız erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgili olmak zorundadırlar” sözlerinle bizlere hedef gösterdin. Bilmelisin ki! Kadınlarımız bu hedefe, bilgiye, bilgili olmaya, toplumu yükseltme ülküsünü kendisine vazgeçilmez bir şiar edinmişlerdir. Bu şiar doğrultusunda Türk toplumuna en üst düzeyde katkı yapmaya devam etmektedirler. Kadınlarımız, gösterdiğin hedef doğrultusunda bugün daha özgür, daha bilgili, daha verimli ve yüksek idealler uğruna mücadele etmektedirler. Bu ideallerinden, hedeflerinden medeniyet yolunda yükselişinden kadınlarımızı vazgeçirecek, alıkoyacak hiçbir güç bulunmamaktadır ve asla bulunamayacaktır.

Ey Adaletin Sembol İsmi Atatürk,

“ Zamanın değişmesi ile hükümlerin değişmesi inkâr olunamaz” kaidesi, adalet sistemimizin temel taşıdır” Beyanın, çağa uygun yasalar yapmaya, hukukta yeniliğe ve içtihatların önemine vurgu yapmaktadır. Bu beyanın, adaletin kaliteli hale getirilmesini açıklamaktadır. Kalite, sürekli yenilik anlamına gelmektedir.  Bir devletin ayakta durabilmesi, varlığını devam ettirebilmesi başta adalet sisteminde olmak üzere, sürekli yenilik halinde olması ile mümkündür. Kendilerini yenilemeyen sistemlerin ebedi olması asla düşünülemez.   Kendilerini yenileyemeyen sistemler, çökmeye mahkûmdurlar.  Adaletin yenilenmesini, çağa uygun hukuk anlayışını işaret eden bu veciz sözün temel ilkemiz olmaktadır. Bilinmesini isteriz ki! Biz öğretmenler, statükocu, kendini geliştirmeyen, yenilemeyen ve çağa uygun donanımlara sahip olamayan bireyler yetiştirmemekteyiz. Hedefimiz, kaliteyi kendisine şiar edinmiş, bilginin bağımsızlık ve hürriyet için bir güç olduğunun farkındalığını gerçekleştiren, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda öğrenciler yetiştirmektir. Ve bu görevimizi hakkıyla yaptığımızı düşünmekteyiz. Bugün öğretmenlerin üstün gayretleri neticesinde varlığımızı emanet edeceğimiz dünyanın saygın doktorları, geleceğimiz olan çocuklarımızı ve gençlerimizi emanet edeceğimiz öğretmenlerimiz, Haklı ile haksızı keskin bir çizgi ile birbirinden ayıracak yargı mensuplarımız, Vatanı ve dünyayı  “Yurtta Sulh, Dünyada Sulh” temel ilkesi çerçevesinde emanet edeceğimiz kahraman ordumuz mevcuttur. Ve Ordumuz bugün zulme engel olmak için, kan akıtmak için değil kan akıtmamak için, ağlatmak için değil güldürmek için, yok etmek için değil yaşatmak için, işgal etmek için değil bağımsızlık için, sömürü için değil yüceltmek için, adaletsizlik için değil adalet için sınırlarının dışında gösterdiğin hedefe ve yüksek şuur ve ruhla görevini icra etmektedir.

Ey Sevgili ATATÜRK,

“ Ne Mutlu Türküm Diyene” veciz sözünü biz eğitimciler hiçbir zaman bir ırkçılık, ayrımcılık, aşağılayıcılık ve ayrıştırıcılık olarak algılamadık. Hiçbir zaman bize emanet edilen çocuklarımıza ayrımcı, taraflı ve adaletsiz olarak yaklaşmadık. Biz bu veciz sözünü, tam aksine, toplumun bütün katmanlarını birleştirici, ayrımcılığa karşı çıkıcı, yüceltici ve bütünleştirici olarak algıladık ve öğrettik. Bilinmesini isteriz ki! Senin yüce şahsın ve karakterin ayrımcılığı asla bünyesinde barındırmaz. Bu veciz sözün, toplumsal bütünleşmeye, kardeşlik ülküsüne, sınıfsal statülerin ve eşitsizliğin yok edilmesine bir çağrıdır. Yüksek şahsiyetinin bu çağrısı doğrultusunda nesiller yetiştirdik. Ve yetiştirmeye devam edeceğiz. Yüce Türk toplumunu parçalamaya çalışanlar asla hain emellerine ulaşamayacaktır. “ Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” beyanın doğrultusunda “ Teklik Ülküsü” çerçevesinde, var olmaya devam edeceğiz ve varlığımızı korumayı devam ettireceğiz. Bu kutsi devleti yok etmeye, Yüce Milletimizi parçalamaya çalışanlar dün olduğu gibi gelecekte de asla başaramayacaklardır. Bu gerçeğin bütün muhataplarca yakinen bilinmesi gerekmektedir. Biz Öğretmenler, Türkiye Cumhuriyetini muhafaza ve müdafaa edecek yeni nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz. Bu bayrağı ve yüksek ülkü şuurunu yeni nesil genç öğretmenlere devredeceğiz. Hiçbir güç, hiçbir kuvvet, bizlere görev olarak yüklediğin yüksek ideallerimizin ve hedeflerimizin gerçekleşmesini engelleyemeyecektir. Bilinmesini isteriz ki! Bizler, dün olduğu gibi bugün de her şeyin farkındayız.

Yüksek Şahsiyetini, değerli silah ve çalışma arkadaşlarını, Çanakkale’de, Kurtuluş savaşında, bu vatan ve varlık için şehit olan bütün aziz şehitlerimizi rahmet ve minnet ile anıyor, en içten, kalbi sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.

Ruhlarınız Şad Olsun.

Varlığımız Türk Varlığına Armağan Olsun.

Ne Mutlu Türküm Diyene. 

 
Etiketler: ON, KASIM, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı