Yazı Detayı
07 Haziran 2018 - Perşembe 19:26 Bu yazı 1127 kez okundu
 
PARAN KADAR KONUŞ
Recep ALKAN
 
 

 Askere almak, vergi almak, ceza vermek için geldiği gibi; elden ayaktan düşüldüğünde, kendine bakamaz hale gelindiğinde ve başkaları tarafından zulüm gördüğünde de Devlet vatandaşa gelmeli. 
 Bunu yapabilmesi için Devletin; Uluslararası alanda, Egemenliği ve Bağımsızlığı, her koşulda ve şartta tanınmış olarak, masada eşit şartlarda bulunması gerekir. Bu bir itibar meselesi olmakla beraber, aynı zamanda ikili ve çok taraflı anlaşmalarda, elini zayıflatacak tavizler olmaması gerekir.
 “Türkiye Cumhuriyeti bağımsız, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” Bu tanım anayasanın amir hükümlerinden olup değiştirilmesi bile teklif edilemez. 
 Bağımsız ise; dış politikada kendi özgün ve sadece ulusal çıkarlarını öne alan, taktik ve strateji içeren çok yönlü bir dış politika vizyonu olmalı. Bu Ülkenin Başbakanına bir Ülkenin büyük elçisi “Bu bir rica değildir” diyebildiğini yakın tarih sayfaları yazıyor. Bu Ülkenin Milli şefine ABD dış işleri bakanı vasıtasıyla“meşhur Johnson mektubu” verdiğini hatırlayalım;
(ABD Başkanı Johnson mektubunda şu noktaları belirtiyordu:
1) Türkiye, Garanti Antlaşmasını tam işletmeden adaya müdahale kararı almıştır. Türkiye henüz müdahale hakkını kullanamaz.
2) Türkiye tarafından Kıbrıs’a yapılacak askeri bir müdahale, kendisini Sovyetler Birliği ile bir çatışma durumuna sokabilir. Türkiye, NATO’lu müttefiklerine danışmadan, onların “rıza ve onayını” almadan böyle bir harekete giriştiğine göre, acaba NATO’nun Türkiye’yi savunma yükümlülüğü var mıdır? Türkiye bu noktayı herhalde düşünmedi.
3) Türkiye ile Amerika arasında mevcut 12 Temmuz 1947 tarihli yardım antlaşmasının 4. Maddesine göre, Türkiye Amerika’nın vermiş olduğu silahları Kıbrıs’a müdahalede kullanamaz. Çünkü bu silahlar Türkiye’ye savunma amacı ile verilmiştir(1).
4) Ayrıntılı görüşmeler için Türkiye Başbakanı Washington’a giderse, Başkan Johnson bundan memnun olacaktır. Nasıl 12 Mart 1947 Truman Doktrini Türk-Amerikan ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuş ise, 5 Haziran 1964 tarihli Johnson Mektubu da, Truman Doktrini’nin açmış olduğu sağlam bir dönemi tersine çeviren bir dönüm noktası olmuştur. Türk milletinin en hassas ve haklı davasında ortaya konan bu olağanüstü sakat tutum, Türkiye’de Amerika’ya olan güveni büyük ölçüde sarsmış ve etkilerini daha sonraki yıllara kadar yaymıştır.)(2)
Bu konuyu önemsememin temel nedeni; Bağımsız bir Ülke olmamıza rağmen, tarih içinde maruz kaldığımız darbelerin arkasında hep ABD çıkmasının nereye dayandığı olmuştur. 
Truman Doktrini 1947 yılında neden nasıl Ülkemiz tarafında onaylandı. Bu anlaşmanın en önemli ayağı;
MARSHALL PLANI
  (II. Dünya savaşından sonra ağır asker kaybı ve ekonomik kayıplar  veren Avrupa ülkeleri bozulan ekonomilerinden dolayı ve önlerinde gördükleri güçlü Sovyetler Birliği profilinden dolayı komünizme doğru bir eğilim sergiliyorlardı. Avrupa’daki ekonomik çöküntüyü gören Sovyeter Birliği de komünizm propagandalarını artırmıştı. Bunun üzerine ABD 1945 Haziranı ile 1946 sonu arasında Batı Avrupa ve beraberindeki 16 ülkeye 15 milyar dolarlık bir yardım yaptı. Fakat bu yardım ülkelerin ithalat ihtiyaçlarına ve bütçe açıklarının kapanmasına gitti, kalkınma adına kullanılamamıştı. Bunun üzerine Avrupa’da büyüyen komünizm ideolojisini durdurma ihtiyacı hisseden ABD, yeni planlar arayışına girmişti. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı George Marshall, 5 Haziran 1947’de Harvard Üniversitesinde verdiği bir nutukta “Marshall Planı”nı sundu Bu nutuğa göre; Avrupa ülkeleri her şeyden önce kendi aralarında bir ekonomik işbirliğine girişmelilerdi ve birbirlerinin eksikliklerini kendileri tamamlamalılardı. Bu genel işbirliği sonunda bir açık ortaya çıktığında Amerika, bu açığın kapatılması için yardım etmeliydi. Bunun için de Avrupa ülkeleri öncelikle bir işbirliği programı yapmalılardı.) (3)
 1947 Truman Doktrini ve Marshall yardım anlaşmasından anlıyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti o tarihten beri Milli ve Bağımsız Egemen bir Devlet yetkinliğinde değilmişiz. O nedenle Milli kalkınmamızı, Milli savunma sanayimizi, Milli teknolojimizi geliştirememişiz. 
      Acaba; o dönemlerde iktidarın amacı ve hedefi, Milli bağımsız ve egemen bir devlet tasavvuru değimliydi? Değildi diyemeyiz. Çünkü Devleti yönetmeye talip olup bu göreve layık görülmüş kişilerden kurulu zamanın hükümeti, elbette Milli bağımsız ve egemen bir devlet tasavvuru ile hükümet ediyorlardı. 
Peki, bu anlaşma bir stratejik hata, hatta diplomatik bir cehalet miydi? O kadar ki; yıl 1994 Türkiye Cumhuriyeti PKK terörü ile öylesine bıçak kemiğe dayanmıştı ki, Zamanın Başbakanı Tansu Çiller “bu terör ya bitecek ya bitecek” diyerek Ordumuzu güney doğu sınırına yığdı. Ancak; batılı müttefikler ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya 1947 Truman Doktrini’ni öne sürerek “bizim verdiğimiz silahları PKK’ya karşı kullanmazsın” dediler ve Ordumuz operasyonu iptal etti.
 Bu Milli, Bağımsız ve Egemen bir devlet vasfını sorgulattırır bir durumdur. 
 Bu gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti; Suriye’nin kuzeyi, Irak’ın kuzeyinde, hatta İran sınırı içine kadar sarkan Kandil dağlarında yuvalanmış terör örgütlerine temizlik başlatmış durumda. Ne değişti de; Türkiye Cumhuriyeti Egemen bir devlet olarak, Milli güvenliğine yönelik, yakın veya uzak tehditlere karşı strateji geliştirip milli silah ve mühimmatlarla komşu ülkelerin sınırları içinde, sözde müttefiklerimiz ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya’nın beslediği terör örgütlerini topyekun temizlik harekatı başlattı. 
 Bu bana kalırsa; “paran kadar konuş”  geleneksel özdeyişin bir betimlemesidir. Hükümetle farklı siyasal veya ideolojik çizgide olunsa bile bir gerçeği kabul etmek gerekir. Demek ki; 1974 yılında iktidarda buluna koalisyon, Johnson mektubundaki şantaja ve 1947 Truman Doktrinine rağmen Kıbrıs’a barış harekatı başlatma kararı aldı.  Daha da ileri giderek, “Biz Bağımsız ve Egemen bir ülke olarak kendi topraklarımızda afyon ekmek için başka devlete danışacak değiliz” dedikleri için ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya tarafından kapsamlı bir ambargoya uygulamasına maruz kalmıştır. 
Bu ambargodan anlaşıldı ki; NATO ve BM’de stratejik ortağımız ve müttefikimiz olan Devletler samimi değiller, o halde “başımızın çaresine bakmalıyız” yeni Devlet anlayışı oldu. Türkiye Cumhuriyeti Bundan böyle kendi başını çaresine bakacak ve kendi göbeğini kendisi kesecekti.
Maalesef 1984 yılına kadar zayıf ve güçsüz iktidarlar bu yeni angajmanı uygulayamadılar. 1984 1990 arası kısmen bazı gelişmeler olsa da ilerleme olmadı. 1990-2002 yılları yine güçsüz ve iktidarını sürdürebilmek için halk desteğinden yoksun bölük pörçük partilerden oluşan koalisyonlarda bu anlamıyla radikal ekonomi ve askeri stratejilerde kararlar ve projeler geliştiremediler. 
        3Kasım2002 seçimlerden sonra tek başına bir parti iktidar olunca, idari ve bürokratik dirence rağmen bazı radikal kararlar alındı. Devlet Biraz toparlanmaya başlayınca ve İMF gibi para ticareti ile meşgul kuruluşlardan alına borçları sıfırlama çabası ile yerli özgün kalkınma stratejisi benimsendi. Aynı zamanda terörle mücadele sürecine yönelik TSK’nın ihtiyaçlarını karşılama amacıyla yerli yatırımcılara girişim imkanları sağlanarak savunma sanayi alanında özel sektörün önü açıldı.
        Kısacası tam olmasa da; artık Türkiye Cumhuriyeti dış borçlarına çevirebilen, İMF ile kredi anlaşması yapmadan yabancı doğrudan yatırımcı teşvikleri ile yabancı kredi yolundan kurtulma çabasına girdi. Yani artık Devletin kendi göbeğini kesecek ve başının çaresine bakacak kadar parası var ki, parası kadar konuşuyor.
         Ortadoğu sahnesinde bundan böyle masada egemen bir devlet olarak diğer müttefiklerle eşit şartlarda masada olacak.  ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya’nın 1947 Truman Doktrini ve Marshall yardım anlaşmasının canı cehenneme diyebiliyor.
Bu antlaşmanın metni: Ayın Tarihi, No. 164, Temmuz 1948, ss. 18-21.  
http://www.yenidenergenekon.com/20-johnson-mektubu-nedir/
Armaoğlu, Prof. Dr. Fahir-; 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi, Cilt 1-2: 1914-1995, Genişletilmiş 12. Baskı, Alkım Yayınevi, Ankara, s. 788-791.
http://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/marshall-plani-372

 

 
Etiketler: PARAN, KADAR, KONUŞ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1501 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
1391 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1192 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
744 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1783 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1706 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3371 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1092 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1078 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1284 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
520 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
831 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
871 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
796 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
958 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
511 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
666 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
639 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
531 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
558 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
465 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
716 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
438 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
652 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
440 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
800 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
378 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
473 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
567 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
734 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
615 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
511 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
531 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
380 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
512 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
485 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
517 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
457 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
985 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
625 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
473 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
639 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
666 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
631 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
653 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
728 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
748 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
510 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
644 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
632 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
623 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
676 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
643 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
714 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
755 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
538 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
743 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
666 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
863 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
660 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
957 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
692 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
645 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
859 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
721 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
712 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
852 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
991 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
714 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
914 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
827 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
861 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
743 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
846 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
675 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
791 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
663 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
797 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1027 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1279 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
712 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
743 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
917 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
990 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1194 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1224 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1244 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1046 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
907 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
735 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1680 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
880 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1246 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2156 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2536 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2099 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1764 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1773 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1256 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1230 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1988 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1683 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1969 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1767 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1351 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1312 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1983 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1106 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1480 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1301 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1049 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1308 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1078 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1277 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1371 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1332 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1297 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1575 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1689 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1523 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1736 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1232 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1473 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1898 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1980 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1291 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1557 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1324 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1775 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1386 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1495 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1431 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1741 Okunma.
Haber Yazılımı