Yazı Detayı
12 Haziran 2019 - Çarşamba 17:08 Bu yazı 251 kez okundu
 
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Aysun Kayacı’nın “Benim oyumla çobanın oyu bir olur mu?” çıkışıyla birlikte “Halka tepeden bakan zihniyeti” de bir şekilde öğrenmiş oluyorduk ama bir eksikle. Yazının başlığına aldığım (eme)’leri çıkardığınızda, 100 yıl önce kadınlara verilen “seçme ve seçilme hakkı” aklımıza gelir. Oysa kadın-erkek fark etmez, herkesin seçme ve seçilme hakkının olması gerekir, doğal olanı budur. Doğal olmayanı ise yazıma konu edeceğim ve “eme” ile biraz da olumsuzluğa düşürdüğüm seçememe ve seçilememe hakkıdır ki, bu yazıda da ona değinmeye çalışacağım.

Aysun Kayacı ve onun gibi tarihin her döneminde düşünenlerle paralel düşündüğümüz zaman ve zeminlerin olduğuna kuşku duymuyorum.  Belki bazılarımız bunu “zaman zaman” düşünür ama bazılarımız her zaman düşünür. Her zaman düşünenlerin temel yaklaşımı “halkı cahil” görmeleridir. Ancak zaman zaman düşünenlerin yaklaşımının cehaletin çok ötesinde olduğunu ve makul gerekçeleri bulunduğunu söyleyebilirim. Bunlardan birisi de benim…

Türkiye’de veya dünyanın birçok yerinde “seçilme hakkı” olduğuna inanmayan birisiyim. “Seçtirme hakkı” olduğuna ise yürekten inanırım. Hanginiz/hangimiz, “seçilmek istiyoruz kardeşim” diye düşünerek ortaya çıkıp, bir göreve talip olabiliyoruz. Hangimiz, hangi seçimde hiçbir engelle karşılaşmadan gidip belediye meclisine, il genel meclisine, belediye başkanlığına veya milletvekilliğine aday olabiliyoruz. Olamayız…

Aday adayı olmak serbest.

Herkes aday adayı olabilir ama aday olmak, yani seçilme hakkı elde etmek, her siyasi partide bir lider veya bir kesimin elindedir. O nedenle seçme hakkının olduğuna hiç inanmadım, inanacağım günlerin de geleceğini sanmıyorum.

***

Seçme hakkı konusunda da zaman zaman “makul sebeplerleAysun Kayacı veya tarihteki benzer düşünceye sahip filozoflarla aynı düşüncede buluştuğum olmuştur. Benim gibi aynı düşünceye sahip çok insanın olduğunu da biliyorum ama bizimki “seçmeni aşağılama” adına değil, “iradesini ipotek altına alanlarla” direkt ilgilidir. Buna Aysun Kayacı da dâhildir.

Şuna inanıyorum ki, insanlar hiçbir etki altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle seçme hakkını kullandığı zaman ortaya çok güzel tablo çıkabiliyor. Ortaya çıkan tablonun güzel olması, çok iyi olduğu anlamına gelmez. Sadece halkın iradesinin sandığa yansıdığı anlamına gelir. Elbette halk olarak bizler de zaman zaman yanlış tercihlerde bulunuruz, bir sonraki seçimde yanlışımızı görürsek düzeltir, aksinde ise sürdürürüz. Memnun kaldığımız siyasetçi veya partiye yıllar yılı sahiplenir, desteğimizi hiç esirgemeyiz. İşte asıl güzelliği burada…

Aysun Kayacı veya benzer düşünceye sahip buyurgan, halka tepeden bakan, halkı küçümseyen, hor gören, aşağılayan anlayışın yaklaşımı ise “Halk cahildir, benim gibi okumuş, kültürlü, bilgili, birikimli birisi gibi seçmez/seçemez” anlayışıdır.

Oysa bunu iddia eden kesimlerin mahalle baskısıyla oy kullandığı gerçeği var. Özellikle sanat camiasında “sanatçıysan eğer şu partiyi ya da şu görüşü destekleyeceksin” baskısı, sanatçıların iradelerini özgürce açıklamalarına bile engel oluyor. Hasbelkader açıklayanlar da linç ediliyor.

Sanatçı, işadamı, zengin, fakir fark etmez, toplumun tamamı özgür iradesiyle oy kullandığı zaman, “seçmenin iradesi sandığa yansımış” sayılır. Aksinde ise “iradeleri elinde bulunduranların” isteğidir sandığa yansıyan.

Daha açık anlatmak gerekirse, özgür düşünmenin yolunun nereden başladığına bakmak gerekir. Eğer bir partiye, bir derneğe, bir vakfa, bir örgüte veya bir güce mensupsanız, onlar gibi düşünmek zorundasınız demektir. Eğer öyleyse özgür düşündüğünüz söylenemez. Ne olduğunu sorma, sorgulama, araştırma ve soruşturma gereği duymayan, kendilerine sunulanla yetinen kesimlerin özgür düşünme şansı bulunamaz.

Bir örgüt, bir parti, bir dernek, bir cemaat veya bir ülke, birini veya bir siyasi partiyi işaret ederek taraftarının seçmesini istiyor, daha açık ifadeyle emrediyorsa orada “seçme hakkı” olduğunu hiç kimse söyleyemez.

Bugün ülkemizde olan aslında tam da bu.

Seçilme hakkımız, sadece bizde değil, bütün dünyada bir sorundur. Demokrasinin “seçilme hakkı” kısmı sürekli birilerinin inisiyatifine devredilmiştir.

Seçme hakkı ise “mensup olduğun” yere göre elinden alınmaktadır.

Bir cemaate mensupsan, cemaat liderinin dediğinden başkasına oy verme şansın yok demektir.

Bir aşirete mensupsan, “hayır kardeşim ben bu adayı veya bu partiyi seviyorum” deyip, onların işaret ettiğinin dışında bir yere oy vermen mümkün değildir.

Bir partiye mensupsanız da, partinizin aldığı karara uymak zorundasınız. Hem de sorgulamadan uymanız gerekir.

Terör örgütlerini saymıyorum. Çünkü “terör” destekli yapılanmalarda “özgür düşünme” veya “seçme” hakkı asla ve katta bulunmaz. “Ver” derler onlar da verir. Onların iradesi ipotek altına alınmakla kalmaz, “köle” durumuna düşerler. (Nihayetinde 15 Temmuz darbe girişiminde de nasıl sorgulamadan, vicdanlarına danışmadan halkın üzerine ateş açanlarda da bu köleliği gördük. Diğer terör örgütlerinin de onlardan bir farkı yok, olamaz da.)

İşte Aysın Kayacı ve tarihteki birçok filozofun yaklaşımına deminden beri saydıklarım nedeniyle katılıyorum. Ancak Kayacı ve onun gibi düşünenlerin böyle bir kaygısı olmadığından kendi kendileriyle çeliştiklerinin de farkında değiller. Zira “özgür iradesiyle oy kullanan” her kim olursa olsun, onun oyuyla benim oyum eşittir. Ama “kendi iradesiyle bile oy kullanmaktan aciz” olan her kimse, benim oyum, onun oyunu binlerce kez katlar…

Unutulmamalı ki, hepimizin seçme ve seçilme hakkı var; kullanabildiğimiz sürece…

 
Etiketler: Seç(eme)me, ve, Seçil(eme)me, Hakkı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Eylül 2019
Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin
29 Okunma.
17 Eylül 2019
İki kızgın ihtiyar
991 Okunma.
28 Ağustos 2019
Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı
1505 Okunma.
26 Ağustos 2019
Şiddetli bir toplum
1136 Okunma.
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
2022 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
1073 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
1870 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
1704 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
1850 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
2435 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
1682 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
1735 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
1166 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
1192 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
1252 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
1154 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
1270 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
1215 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
1188 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
1253 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
1229 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
1229 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
1045 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
1202 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
199 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
231 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
2098 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
563 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
560 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
534 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
950 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
1172 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
907 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
778 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
613 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
697 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
1101 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
1221 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
958 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
950 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
641 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2793 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
1029 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
1205 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
918 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
754 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
885 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
727 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
845 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
614 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
1112 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1535 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
1177 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
5074 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2331 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
1122 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
967 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
2145 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
1044 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
2054 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1697 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
2154 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
1246 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
1204 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
3114 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1355 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
1258 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
2054 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
1159 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1303 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
1146 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1469 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
1219 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
1161 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
1153 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
1231 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
1148 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1266 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
1144 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
1023 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1309 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1229 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
1032 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
1140 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
1204 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4699 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1499 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1495 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1827 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1492 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1490 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1630 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1680 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1432 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1393 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1713 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1329 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1516 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1679 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1694 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
2367 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1513 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1944 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1582 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
1310 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1469 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1483 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
2392 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1496 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1651 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1403 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1537 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1486 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1492 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1500 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1589 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1610 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1409 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1415 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1775 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1465 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1471 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1641 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1509 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1434 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
1296 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1531 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1640 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1505 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1566 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1522 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1764 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1465 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1604 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1917 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1659 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1510 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1640 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1638 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1527 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1666 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1577 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1517 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1554 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1748 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1425 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
1178 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1641 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1436 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1485 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1425 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1495 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1518 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1481 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1416 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1476 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1341 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1524 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1630 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1639 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1610 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1553 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1806 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1517 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1512 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1648 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1623 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1988 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1522 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1410 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1460 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1618 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1444 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1538 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1773 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1617 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1747 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1628 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1488 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1489 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1526 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1411 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1701 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1629 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1606 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1756 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1627 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1630 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1859 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1512 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1649 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1530 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1800 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1671 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1613 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1695 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1571 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1677 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1746 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1633 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1946 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1656 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1656 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1610 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1638 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1651 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1554 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1732 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1656 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1874 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1562 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1712 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1733 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1840 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1529 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1541 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1754 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1675 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1712 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1791 Okunma.
Haber Yazılımı