Yazı Detayı
28 Haziran 2018 - Perşembe 19:41 Bu yazı 1324 kez okundu
 
SEÇİM ATMOSFERİ
Recep ALKAN
 
 

 Seçim atmosferi; insanların kendi düşünce dünyasında, anlaşılabilir olanlarla birlikte, tamamen akıl ve mantık dışına kayılabiliyor. Psikoz belirtileri veren davranış farklılaşmasına girilebiliyor. Genellikle; aklının yattığı kişiler veya o kişilerin dahil olduğu siyasi düşünüş şekline gömülmüşlük şeklinde seyreden ram olma halidir.
 “Benim doğrum en doğrudur” koşullanmasına eğilimlidir insanoğlu. Ancak; seçim atmosferinde girilirken, insanın kendisini bir tarafa ikna ederken, akıl, mantık ve sağduyu gibi melikelerini aktive ederek, kişisel olarak ne istediğini, Türk Milleti olarak ne istediğini önüne koyarak tercihine inanmalıdır.
 Hislerine, duygularına ve emin olmadığı bilgilerinin yanılsamasına kapılmadan, hatta kararında etkili olacağı belli bilgileri olabildiğince kaynağından teyit etme çabasında olmalıdır. Çünkü seçim atmosferinde; seçilme kaygısı içine dalmış olanların hezeyan seviyesinde politika psikozu yaşayacakları kaçınılmaz olacaktır.
(Psikoz: Huzursuzluk, sinirlilik, aşırı duyarlılık Yükselen duygululuk, aşırı hassasiyet, rahatsız edilebilirlik endişesi. Uyku bozuklukları (aşırı uyku veya uykudan kaçınma) İştahsızlık Kendini bırakma, tuhaf giyinme. Ani ilgi, inisiyatif ve enerji kaybı. Depresyon, sığlaşmış duygular veya ruh hali dalgalanmaları Korkular – özellikle zarar görme/tehdit edilme korkusu)
 Bu bilgiler ışığında, Ülkemizin iki büyük partisinin seçim öncesi ve sonrası genel görünümleri üzerine zihin egzersizleri yapalım bakalım.
AK PARTİ
 Ak Partiye yukarıdaki bilgilerin penceresinden baktığımızda; ilk göze çarpan Lider Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın bütün misyonu ve partinin yükünü sırtında taşıdığı inkar edilemez. Ak Parti Lideri; gerek Başbakan olarak gerekse Cumhurbaşkanı olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bin yıllık devlet deneyimi ve bu deneyimin Milletimizde oluşturduğu onurlu, ağırbaşlı, kararlı, insanlığın değerlerine saygılı duruşuna uygun iktidar anlayışında olduğunu görüyoruz. 
 Osmanlı Devletinin altı yüz yıllık saygın ve hakkaniyetten yana, adil devlet duruşu; yedi düvelin düşmanlığına maruz kalmasının temel nedeni olduğu gayet açık. Fethettiği Ülkeleri yağmalamak, sömürmek, halklarını kendi yaşam biçimlerinden koparmak, inançları ve yaşam alışkanlıklarını değiştirmek şöyle dursun, bu Ülkelere medeniyet getirmiş, adalet ve huzur getirmiştir. Bu cümleden olarak; bu gün aradan yüz yıl geçmesine rağmen Osmanlı Devletinden koparılan Ülkelerin halkları hala Osmanlıyı beklediğini somut olarak görüyoruz. 
 Bu muazzam mirasın farkında olan Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Lideri Recep Tayip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Türk Milletinin bu özelliğini özellikle dış politikada stratejik avantaja çevirdi. Çünkü Dünya Milletleri arasında saygınlık ve itibar, sadece fiziki güç ve zorbalıkla elde edilip elde tutulamayacak kadar kaygandır. 
 ABD ile varılan mutabakata göre, Menbic PKK, PYD ve diğer teröristlerden temizlenecek, ve Menbic yerel halkın yönetim ve egemenliğine teslim edilecekti. 28 Haziran 2018 tarihi itibarı ile Menbic halkından ve aşiretlerden Türkiye Cumhuriyeti Devletine destek ve talep beyan eden yazılı açıklamalar geldi.
Devletin; patates, soğan, incir, üzüm, süt üreticiliğinden, diğer kalkınmış ülkelerde olduğu gibi, Milli Eğitim, Sosyal Güvenlik ve sağlık, Milli Savunma, Milli Güvenlik, Adalet, denetim ve kontrol, Adalet, Sosyal devlet gibi kamu hizmetlerine yöneldiğini görüyoruz. Kalkınma bakımından; Özel sektörün savunma sanayine girecek yetkinliğe gelmiş ise, üçüncü köprü ve üçüncü havaalanı inşaatını gözüne kestirebiliyorsa sanayi üretiminin toplam katma değer üretimi içindeki payı son on yılda 4 kat artmışsa kalkınmanın dinamikleri doğru işliyor demektir. Kayıt dışı ekonomi 2002 yılında yüzde 46 iken 2017 yılı itibari ile yüzde 27,6 ya gerilemişse bunun kamu finansmanına yansıması, kamu hizmetlerindeki başarının anahtarı durumundadır.
 Cumhurbaşkanı ve Hükümet yani Ak Parti iktidarı Kamu idaresi, Devlet stratejisi angajmanlarında, Dış politikada, kamu hizmetlerinde yakalanan başarı iktidarın başarı hanesinde. Özellikle Sosyal Güvenlik, Sağlık, Sosyal devlet uygulamaları gelişmiş batı ülkelerini kıskandıracak seviyede amenna. 
 Bu durum sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ve hükümettin performansını ve olması gerekenlerin durumu. Peki Ak Parti genel merkezi ve hükümetin bu mesuliyet ve sorumluluk konusundaki titizliğinin Ak parti Teşkilat mensuplarında bir karşılığı var mı? 
Ak Parti teşkilatları ve Ak Partililer Cumhurbaşkanı ve Hükümetin bu gayret ve başarılarının bilincinde mi? 
 24 Haziran 2018 seçimlerinin sonuçları gösteriyor ki; Ak Parti teşkilat mensupları ve Ak Partililer, Sayın Cumhurbaşkanı ve Hükümetin görev mesuliyeti ve sorumluluk duygusu bilinçlerini yansıtmıyor taşıyamıyor. 
16 yıllık Ak Parti Hükümetleri ve Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın canla başla çalışarak yakalanan başarıları Ak Parti teşkilatları ve Ak Partililer topluma yansıtacak siyasi gelişkinliğe sahip değiller. 
CHP
Seçim bitti. Türk Milleti artık birilerinin, bir yerlerin belirlediği iktidarları değil kendi istediğini seçiyor. Ve seçti görevlendirdi. İstikamet ve prensipler belli. Çok işimiz var. İş yapılacak çalışılacak ve kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. 
Artık sırtını ABD’ye, FETÖ’ye, AB’ye, PKK, PYD’ye yaslayarak değil, Türk Milletiyle ve Türk Milletinin değerleri ile barışıp, Türk Milletinin gönlünü fethederek siyasi partiler iktidara gelinebileceğini öğrenmişlerdir umarız. 
Dünya beşten büyük ama, adamların ultra modern makam arabalarında nükleer füzelerin düğmesi var, Dünya felaketin eşiğinde, Dünya savaşı ABD, Kuzey Kore, Çin ve Rusya liderlerin iki dudağının arasında. 
O zaman FETÖ ile, PKK ile veya içerideki sorumsuzlarla heba edilecek enerjimiz yok. Muhalefet anlamında CHP aklını başına alıp Türkiye’nin en yaşlı kurumsallaşmış siyasi partisi olarak Atatürk zamanındaki sorumluluk anlayışını geri çağırmalıdır. 
Tabi önce fabrika ayarlarına geri dönmek bakımından 1998 ANA-SOL-D hükümetini; nasıl Devletin ali menfaatleri için, 1999 seçimlerinde meclis dışında kalmak pahasına düşürmüştü. 
O tarihten itibaren her fırsatta mecliste veya kamuoyu önünde; Sayın Deniz Baykal’ın “FETÖ ordunun içine sızıyor Subay yetiştiriyor, Yargıyı ele geçiriyor, Polisin içine sızıyor” uyarılarından sonra CHP’ye operasyon başlamıştı.
1999 seçimlerinden sonra FETÖ “eğer şefaat hakkım olsa Sayın Bülent Ecevit’e şefaat ederim” sözüyle vefasını gösterirken, FETÖ tehlikesine o yıllardan başlayarak direnen Sayın Deniz Baykal, sonunda Sayın K.Kılıçtaroğlu’nun iş birliği ile 2010 yılında kaset komplosuyla tasfiye edildi. Ve o günden bu güne CHP tanınmaz halde ve temel ilkelerini terk etmiş, PKK terör örgütü ile aynı safa gelmiş, tutuklu FETÖ’cüler için adalet yürüyüşü yapar hale gelmişti. 
         CHP’ye ve onun siyasi veya ideolojik ilkelerine inanmış samimi partililerin bu gerçeği görmezden gelmeleri bu partinin Millet nezdinde sürekli eridiğini kulak arkası yapmaları anlaşılır gibi değil. 
Reel siyaset odur ki; sağlam, ilkeli ve altı oktan biri olan devletçilik ilkesini hatırlayıp özüne dönerek, CHP’yi FETÖ işgalinden ve Alman vakıflarının kontrolünden kurtulmalıdır. 
CHP; İlkeli, omurgalı, yabancılaştığı işçi sınıfı ve köylü zeminine dönerek, fikir ve düşünce üreterek, hatta diğer partilere örneklik ederek siyaset sahnesindeki yerini alsa, Türkiye Cumhuriyeti daha bir güçlü, daha bir yetenekli olacaktır diye düşünüyorum. Tüm CHP’lilere Türkiye Cumhuriyeti için, sırf Recep Tayip Erdoğan karşıtlığı uykusundan uyanmalarını ümidinde bu millet.
1950 Adnan Menderes Hükümeti, 1963 Süleyman Demirel Hükümeti, 1983 Turgut Özal Hükümeti NATO’nun görünmeyen gizli niyeti çerçevesinde engellenmiş ve iktidar gücü kısıtlanmıştır. Bu iktidarlar yoğun halk desteği ve yeterli çoğunluğu alarak meclise girdikleri halde hükümet olmuşlarsa da iktidar olamamışlardır. NATO stratejik savunma işbirliği örgütü ve stratejik barışı koruma örgütünden çok Üye Ülkelerden Türkiye’yi kontrol altında tutma aygıtı olarak işliyordu.
Anılan bu üç çoğunluk ve tek başına iktidar hükümetleri içerde önemli kurumlarda NATO etkisi hatta CIA tarafında uyutulmuş bürokratlar tarafından engelleniyordu. 
 Bu arada devletin iç kurumsal mekanizmaları içinde yüksek seviyede bürokratlar CIA tarafından eğitilmiş hainler olarak yetiştirildiğini bu günden geri baktığımızda anlayabiliyoruz. Bir CIA başkanı “biz Türkiye gibi Ülkelerde zayıf elemanları ve hainleri buluruz kullanırız işimiz bitince yok ederiz” diyebilmiştir.
  Eğer söz konusu devlet, Türkiye Cumhuriyeti ise iç ve dış güçler liderler istemese de rahat bırakmazlar. Bir şekilde yolunu bulup köşeye sıkıştırarak, bağımsızlığınızı veya egemen bir devlet olma hakkınızdan gelen hürriyetinizi tanımazlar.
  HDP Genel başkanı için; “madem aday olabiliyor o halde serbest bırakın” hatta daha da ileri giderek “Eğer seçilirsem, HDP genel başkanını ben serbest bırakıp Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı onun yerine hapsetmezsem namerdim” diyen başkan adayı bir başka yerde, sadece bir saat sonra, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığından söz edebiliyor. 
Bu durum tam bir akıl tutulması.
 Yargı bağımsızsa; o zaman yargının tutuklu olarak yargıladığı Selahattin Demirtaş ve diğer Milletvekillerini Cumhurbaşkanı veya iktidar değil ancak yargı serbest bırakır. Kaldı ki; mecliste dokunulmazlığı kaldırılıp yargılanması için müzekkeresi oylanarak kabul edildikten sonra, yargı erkinin girişimi ile tutuklu yargılanmasına hükmedilmiş şahısları kimse hadi çıkın serbestsiniz diyemez. 
Ayrıca hatırlatmak lazım, artık Cumhurbaşkanı da yargılanabilecek, seçilmiş bile olsanız yargı sizi makamınızdan alıp tutuklu veya tutuksuz yargılayabilecek.
 O zaman adam aday olmakla mahkemenin kararı olmadan serbest kalamaz. 
   Üstelik mahkeme terör örgütüne üye olmak, destek olmak, terör örgütü propagandası yapmak gibi Milli Güvenliği ilgilendiren konularla suçlamaktadır. Bu suçlar tutuklu yargılanmayı ve memnu haklarından men cezası alma durumunu içerdiğinden hapisteyken seçilse bile göreve başlayamayacaktır. 
  Sonra; şuan görevi başında bulunan Cumhurbaşkanı veya hükümet bahse konu kişileri serbest bırakma gibi bir yetkiyi nerden kimden alıyor olacaklar da Cumhurbaşkanına yada Hükümete ilgili kişileri “serbest bırakın” çağrısı yapabiliyorsunuz? Bu milleti bu kadar bir şeyden anlamaz diye kim söyledi size?

       1998 ANASOL-D Hükümetini o günkü CHP ve Sn Deniz Baykal (Allah acil şifalar ve uzun ömürler versin) neden düşürdü? 

“CHP’nin hükümet aleyhine gensoruyu vermesini takiben, Sn. Baykal’a karşı çok büyük bir suçlama ve itibardan düşürme, yani bir anlamda aforoz kampanyası başlatılmıştı. Olaylar ve tarihler saptırılarak deniliyordu ki; “Her şey yoluna girerken ve hazır APO’da yakalanmışken, siz hükümeti (ANASOL-D) nasıl düşürürsünüz?”
 *(2) Enis Tütüncü Eski CHP MYK üyesi          
Bu hükümetten desteğini çeken CHP Genel Başkanı Sn Deniz Baykal meclis konuşmasında; “batan dört banka ve Türkbank ihalesine zamanın Başbakanının fesat karıştırdığını ve Fethullah Gülen Cemaatinin Devleti ele geçirmeye başladığını, Devletin her kademesine sızdığını” söylemiştir. 
  Ayrıca “DGM Başsavcısı Sn Nuh Mete Yüksel’in Fethullah Gülen hakkında dava açma çalışmalarının Hükümet tarafından engellendiğini” söylemiştir. Bu gerekçelerle ANASOL-D hükümetine dışardan desteğini çekerek hükümeti düşürmüştür. 
 Hemen ardından 18 Nisan 1999 yılında yapılan genel seçimlerde CHP barajı aşamayarak meclis dışında kalmıştır. 
O zamanki CHP ve Sn Deniz Baykal’ın suçu iktidarda olan güçlerin Devleti soyduklarını ve bu günkü FETÖ’nün devleti ele geçirmesini söylemesidir. Nitekim bu gün anlıyoruz ki 24 tane banka soyulacak, Terörist Apo verilip FETÖ ABD’ye kaçırılması planı uygulanmış. 
Ve Sn Deniz Baykal bu tavrının bedelini 10 Mayıs 2010 yılında kaset komplosu sonucu CHP Genel Başkanlığından istifa ederek ödedi.
10 Mayıs 2010 Sn Deniz Baykal’a yapılan kaset komplosu; 1997 ile başlayıp 1998, 1999, 2000, 2001 ekonomik krizine kadar devam eden soygun yağma ve Devleti ele geçirme süreci, 10 Mayıs 2010 yılında CHP’nin rehin alınması ile farklı boyut kazandı.
  *(3) Fatih Değirmenci Yüksek lisans tezi,
CHP’nin rehin alınması; 17-25 aralık 2013 yargı darbesi ile başlayıp 15 Temmuz 2016 FETO darbe girişimi ile devam eden süreçten anlaşıldı ki, Türkiye Cumhuriyetine diz çöktürme ve fiili işgal palanıydı.  
 Böylesi bir iç ve dış tehdit karşısında Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma angajmanlarını gözden geçirmeye başladı. 2014 ocak ayında yapılan Milli Güvenlik Kurulu Toplantısında Fetö Cemaati terör örgütü sayılarak yeni önlemler alındı nisan 2014 tarihinde kanunlaştırıldı. Bu tarih itibari ile Devlet kendi içini temizlemeye başladı. 
Dünyanın geldiği gergin bir zaman diliminde; çevremiz ateş çemberiyken, Devletin bekası söz konusuyken, üstelik Dünya kamuoyunda, geleneksel Türk Milleti şahsiyetli Devlet duruşu yakalanmışken, Millet olarak tek yumruk halinde, emperyalist sözde müttefiklerin kirli tezgahı milletimiz tarafından fark edilmişken, Devletimizin başta güvenlik güçlerimiz olmak üzere tüm kurum ve kuruluşları yek vücut olarak milli bir mücadele sergilerken, lütfen her kes aklını başına alsın.
*1-Psikoz: Huzursuzluk, sinirlilik, aşırı duyarlılık Yükselen duygululuk, aşırı hassasiyet, rahatsız edilebilirlik endişesi. Uyku bozuklukları (aşırı uyku veya uykudan kaçınma) İştahsızlık Kendini bırakma, tuhaf giyinme. Ani ilgi, inisiyatif ve enerji kaybı. Depresyon, sığlaşmış duygular veya ruh hali dalgalanmaları Korkular – özellikle zarar görme/tehdit edilme korkusu
*(2) Enis Tütüncü Eski CHP MYK üyesi       
*(3) Fatih Değirmenci Yüksek lisans tezi,  

 
Etiketler: SEÇİM, ATMOSFERİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1757 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
1630 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1384 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
960 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1864 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1871 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3463 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1185 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1189 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1390 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
621 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
1024 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
991 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
973 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
1147 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
623 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
777 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
724 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
617 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
660 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
547 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
909 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
517 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
864 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
525 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
895 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
453 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
544 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
656 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
928 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
702 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
590 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
681 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
454 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
600 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
581 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
611 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
535 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
1139 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
725 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
544 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
715 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
743 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
713 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
742 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
815 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
804 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
609 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
709 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
765 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
711 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
762 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
723 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
802 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
933 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
606 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
820 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
756 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
1039 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
738 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
1025 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
785 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
730 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
933 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
803 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
799 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
922 Okunma.
18 Ekim 2018
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
1079 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
809 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
1031 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
926 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
934 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
813 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
918 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
749 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
891 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
796 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
1036 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1128 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1409 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
785 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
811 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
1065 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
1066 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1271 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1360 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1222 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1133 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
986 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
824 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1764 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
950 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1311 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2226 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2625 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2183 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1916 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1884 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1326 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1330 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
2181 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1757 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
2037 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1965 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1435 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1387 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
2162 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1189 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1569 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1377 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1128 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1391 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1154 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1362 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1481 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1405 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1371 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1716 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1811 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1607 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1853 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1319 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1573 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
2048 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
2091 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1363 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1654 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1403 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1895 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1466 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1589 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1496 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1809 Okunma.
Haber Yazılımı