Şennur GÜNEŞ ŞEHİT KÜTÜPHANELERİ
Yazı Detayı
18 Nisan 2020 - Cumartesi 00:00 Bu yazı 2011 kez okundu
 
ŞEHİT KÜTÜPHANELERİ
Şennur GÜNEŞ
inanisgazetesi@gmail.com
 
 

Yeni gün hepimize yeni umutlarla, yeni başlangıçlarla, zorlu günlerimizi aydınlatan yepyeni müjdelerle gelsin dileklerimle can-ı gönülden merhaba diyerek kütüphanelerimizden bahsetmek istiyorum sizlere…

Evet kütüphanelerden bahsedeceğim bugün. Hani okullarımızda sınıf kolları açılırdı ve herkes kendine uygun etkinliğe katılırdı ya, o kollardan biri de benim en favorim olan Kütüphane ve Kütüphanecilik Kolu idi. Daha o zamanlardan okuma tutkum gelişmişti ve sınıftakileri okuyarak tükettiğim gibi, o çocuk heyecanımla şehir kütüphanesine, ufkumu açan daha fazla çocuk kitaplarına koşardım.

Elbette zaman içinde satın aldığım kitaplarla evdeki kitaplığımı genişletmiş ve zenginleştirmiştim ama bu yetmiyordu, daha fazla kitap denizinde boğulmak istiyordum ve bu tutkumu da ancak kütüphanelerde giderebiliyordum. Gençlik yıllarımda Şiirlere ilgim de fazlaydı ve en beğendiğim şairlerimizin en çok dillerdeki unutulmaz şiirlerini şiir defterime yazardım.

 İşte o eski gençlik yıllarımda bir gün tesadüfen Orhan Seyfi Orhon’un “Annemle Hasbihâl” şiirinden bir kupleyi  bir takvim sayfasında okumuştum ve tamamını bulup okumak için nasıl da yanıp tutuştuğumu hatırlıyorum. O zamanlarda kütüphane, çocukluğumun eski kütüphanesi gibi değildi ve raflardakiler de en çok gazetelerin verdiği promosyon kitaplar, ansiklopedilerden oluşuyordu. Şehir kütüphanesinde bulamadığım şiiri de en sonunda kadim dostum, değerli arkadaşım Nazmiye  sayesinde  Endüstri Meslek Lisesi’nin okul kütüphanesinde bulmuştum ve yaşadığım o sevinci nasıl yansıttıysam arkadaşımın önce şaşkınlıkla bana bakışını sonra da o heyecanımı, o sevincimi benimle paylaşmasını hala unutamıyorum.

Ve maalesef ki, çocukluğumun o zengin kütüphanesi şimdi Atatürk Kültür Merkezi’nin bir köşesine sığdırılmış bir odadan ibaret durumda ve çağın da getirdiği değişimlere ek olarak kent yaşamının hazırcılığına alışmış olan gençlerimiz ve çocuklarımız bilgisayarlar, cep telefonları sayesinde zahmet edip de, internet ortamından sıyrılıp kütüphaneye gitmeyi gerekli bulmuyorlar ne yazık ki.

 Umarım şehir kütüphanemizi eski günlerdeki gibi canlandırmak, çocuklarımızın en önemli uğrak yeri yapmak için el birliğiyle gençlerimizi, çocuklarımızı kitap okumaya, kitap kokusuna, kitapların sayfalarını hissetmeye ve içindeki bilgilerden doyumsuzca yararlanmaya teşvik etmeliyiz hep beraber.

İşte, beni umutlandıran ve sevindiren hem duygusal hem de amacı güzel, faydalı bir çalışmadan bahsetmek istiyorum şimdi sizlere. İstanbul’da yaşayan ve bu gönüllü çalışmalarıyla ödüller alan kitap dostu arkadaşım Nuray Özgeç Acar, gönüllü olarak katıldığı,  şehitlerimizin adını ve anısını yaşatmak için, Anadolu’da kütüphaneler ve okuma salonları açan Şehit Kütüphanelerinden bahsetti bana.

Araştırıp baktım, Şehit Kütüphaneleri nedir, nasıl açıyorlar, nasıl yardım ediyorlar diye. O kadar duygulandım ki bu ne güzel yürekten çalışmaydı, ne güzel bir amaca hizmet ediyordu!

Profesyonel olmayan bir kadroyla tamamen gönüllülük esasına dayanarak, özveriyle kitaptan başka bir bağış kabul etmeden toplanan kitaplar, şehitlerimiz adına kütüphane kurmak için gönüllü olan il koordinatörlerine yollanıyor ve kütüphane kurulması için çalışmalara başlanıyordu.

Bağışçılarla, kütüphanede kitap okuyacak çocuklar ve gençler arasında, gönül köprüleri kurularak farkındalık sağlanıyor böylece milli birlik ve beraberliği artırmanın öncülüğünü de yapmış oluyorlardı.

 Bugüne kadar kurulan ve kurulacak olan şehit kütüphaneleri, okuma salonları şehitlerimizin memleketlerinde, mahallelerinde, şehit olduğu esnada çalıştığı ilde, ilçede ya da şehitliğe ulaştığı sırada çalıştığı birliğinde yapılıyordu.

 Böylesine manidar ve gönüllü çalışmalara duyarlılık gösteren ve yardımlaşmayı daima görev bilen halkımızın canı gönülden desteklerini esirgemeyeceğine inandığım bu çalışmaya hep beraber biz de yüreğimizi koyalım sevgili dostlar. Zaten her konuda yardımlaşmayı vazife bilen bir ulus  olduğumuz için bu konuda da hassas olacağımızı biliyorum.

En azından şehit kütüphanelerinden bahsederek, arkadaşlarımızla paylaşarak daha çok kitlelere duyuralım ve Anadolu’muzun dört bir yanında bilgiye, öğrenmeye muhtaç nice çocuklarımıza  onlara ulaştırılan her kitap ile kütüphanenin ne demek olduğunu öğretelim ve daha çok kitapların toplanmasına, daha umutlu bir gelecek için çocuklarımızın ve gençlerimizin gelişmesine el birliğiyle katkıda bulunalım, onları yarınların ışığında aydınlatalım.

Söz konusu kitaplar ve kütüphaneler olunca heyecanımı ve hızımı yine yenemedim. Bana bu heyecanı tekrar yaşatan arkadaşım Nuray Özgeç Acar’a buradan çok çok teşekkürlerimi ve kucak dolusu sevgilerimi yolluyorum.

Siz sevgili dostlarıma da sağlıkla, huzurla, okuma aşkı ile dolu  mutlu bir dünya diliyorum. Esen kalın ve sağlığınız için lütfen evde kalın güzel dostlarım, tekrar görüşmek üzere hoşça kalın…

 
Etiketler: ŞEHİT, KÜTÜPHANELERİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı