Yazı Detayı
11 Ocak 2018 - Perşembe 19:20 Bu yazı 384 kez okundu
 
SİYASETİN ADALETİ DE YOK,PARTİSİ DE!!!
Mustafa ALTINTAŞ
 
 

CHP,MHP,AKP hiç fark etmiyor aynı çanaktan beslendikçe anlayışlar değişmeyecektir! Herkes cebine gireni, midesine ineni tanıyor. Dar gelirli, işçiye,memura,emekliye yüzde 3 kendilerine gel dimi hamutuyla! Kimse biz ondan iyiyiz diyecek durumda değil! TBMM üyelerini dünyanın en yüksek kıyak maaş teklifi 216 AKP ve 1 CHP milletvekilinin oyu ile yasalaştı da, kimsenin kıkı çıkmadı! Millet, Sarkozy’nin attığı Ermeni kazığı yüzünden sinir krizleri geçirdiği bir ortamda, Meclis Televizyonu’nun yayında olmadığı bir saat bu iş için seçilerek; İlgisiz bir tasarıya “kıyak tokadı” yerleştirilerek Meclis tarihimizin en ayıplı operasyonu yapıldı! Sadece astronomik milletvekili maaşları değil, sosyal haklar konusunda da dünyada eşi,benzeri olmayan ayıplı bir uygulama getirildi. Kişi başı milli gelir hâsılası on bin dolarla en düşük ülkeler arasında olmamıza rağmen en yüksek milletvekili aylığı ile sınırsız sosyal haklara sahip ayıplı bir yasaya imza atıldı!  Kişi başı milli geliri 98.000 bin dolar olan Norveç, 65.000 bin dolar olan İsveç, 64.000 bin dolar olan, Danimarka başta olmak üzere bir benzeri daha olmayan maaş artışı ve sosyal hakları en iyi olan birinci sıraya oturduk! Dünya ülkelerinde milletvekili emeklilik yaşı 65 iken, Ülkemizde bir dönem iki yıl milletvekili yapana emeklilik hakkı tanınan adaletsiz bir uygulama! Ulusça ermeni tasarısıyla hakarete uğradığımız karanlık bir gecede, hileli bir yöntemle adeta yangından mal kaçıran dört parti, bu yasayı hemen şimdi, ikinci bir Büyük Koalisyon yaparak geri almanın, iptal etmenin çaresini bile aramadılar!
Adil düzen, adaletli bir siyasi anlayış yok! Ayrı parti saflarında yer alanların bile menfaat üçgeninde birleştiği siyasi bir atmosferde, önce kafalar, sonrada seçim sistemi değişmedikçe, değişen bir şeyde olmayacaktır! Belki menfaat çarkı değişmezde,9 yaşındaki kız çocuğuna evlenebilir fetvası veren karanlık kafa ve anlayışların değişmesi tesellimiz olur!


ZONGULDAK’TA CHP’Yİ BELEDİYE BİTİRDİ!
Birçoğu yerel yönetimlerin marifeti, şehrin gündemini meşgul eden harman olmuş sorunlar!                                                                  Özellikle imar kirliliği, yetmedi çevre kirliliği, yetmedi termik santrallerin, insan sağlığı, bitki örtüsü ve doğa üzerindeki ölümcül tahribatı! Say say bitmez! Elini nereye atsan b… değnek! Üstelik yıllarca yönetimde olduklarından, enkaz devraldık bahaneleri de yok! Şehrin hizmetten nasiplenmemesi başta olmak üzere, çarpık yapılaşma da, CHP’li belediyenin imzası var! Demek ki sosyal demokrat olmak yetmiyormuş! Vicdanla cüzdan arasında adil görev anlayışlarıymış sorunun temel kaynağı! Belediye başlı başına kocaman bir kurum, çalışanıyla imkânlarıyla, üstelik yasa ve kanunlarla donatılmasına rağmen imar kirliliği içinden çıkılmaz kocaman bir sorun! Bir bakıma menfaat ve çıkarcı anlayışlar! Kentin hizmetten yoksun çarpık yapılaşma, yaşam alanlarının işgali belediyelerin tek başına suçu değil! Tepki göstermeyen vatandaşlık şuuru buharlaşan, tabela derneği görünümündeki onlarca sivil toplum kuruluşunun vebali de günahı da büyüktür!

 


KENT KONSEYİ NE İŞ YAPAR?
Hadi diyelim bir zafiyeti var, yanlış yapıldığının da, sivil toplum kuruluşları ne güne duruyor? En önemlisi de şehir vizyonun gelişmesi için kurulmuş kent konseyleri! Seçilmiş olmak yetmiyor, önemli olan icraattır! Seçilmek için kırk takla atanlarda tık yok! Proje yok, öneri yok! Yapılan yanlışlara eleştirel bir çalışma yok! Sormak lazım ne iş yaparsınız siz diye? Şehrin mimari ve imar konusunda bunca sorunu dururken, hizmet için çırpınan idealist, projeleri olanların önünü kesmek, bu kente yapılan en büyük ihanettir. Böylesine kuruluşlar birilerinin ego’larına kurban edilemeyecek, reklam aracı gibi kullanılmayacak kadar değerlidir! Çünkü şehir sorununa proje üreten, projelerini ilgili kuruma ileten gönüllülük esasına dayalı hizmet makamlarıdır. Kabul edilir edilmez, yararlı olduğuna inanıyor isen direnme hakkını kullanırsın. Yapılan projenin yararını kent insanlarıyla, basın kuruluşlarıyla paylaşır gündem oluşturursun da, nerede öyle anlayışlar!  Bakıyorsun sosyal medya üzerinden kent konseyi başkanın paylaşımlarına melankolik gönderiler! Ya bir mekânda otururken sohbet ortamının canlı yayınları, ya da buna benzer olanlar! Şehirdeki imar kirliliği başta olmak üzere, sağlığı tehdit eden bunca sorun karşısında kent konseyi olarak bir girişiminiz, bir çalışmanız olsun, Allah aşkına!

 


VALİ AHMET ÇINAR ‘’KANUNLARI UYGULARIM’’
Dört koldan kuşatılmış, güzelim bir şehir kurtarıcı bekliyor adeta!
Sayın vali Ahmet Çınar’ın imar kirliliği konusunda gayretleri var. Sadece imar kirliliği değil her konuda hizmet edebilme hevesi var da, siyasetin bürokrasi üzerinde ki çirkinliği aşabilirse! Sahil şeridinde insanların yaşam alanlarına tecavüz eden işgalcilerin tamamen yasa ve hukuk dışı imar kirliliğinin devamından yana siyasi baskı arayışları var!
Vali’yi kararından caydırma düşüncesi içinde olanlar; Keyfiyet içerikli yapılarla insanların yaşam alanlarını işgal etmek gibi şuursuzluk içinde olanlar! Yasa ve hukuk her şeyin üzerindedir, bu saatten sonra beyhude çabalar bir şey kazandırmaz, onurlu davranmak, ezilmeden bükülmeden adam gibi çekilmektir bu alanlardan.
Şehrin en büyük mülkü amiri ’’ Kanun ve devlet herkesin üstündedir. Kanunları da o siyasiler çıkartır ve öyle düşündüklerini sanıyorum’ ’diyerek yumuşak bir üslupla uyarıyor, mecbur da değil!
Menfaat ve çıkardan beslenen anlayışlar her alanda boy gösterdiğin
,dendir, bu şehirde ilerleme yönünde bir arpa boyu yol alamadığı! Menfaat söz konusu olunca yığınla konu var da, bu kez gariban işçilerin yerine dayısı olanların getirilmesi gündem oldu!
Vatandaşlık şuurunun buharlaştığı, siyasetin çirkinleştiği, menfaate dayalı çıkarcı anlayışların hâkim olduğu şehirde adalet anlayışı olur mu? İşte size on numara bir adaletsizlik, daha ötesi vicdansızlık! Dolayısıyla şehrin en büyük mülkü amiri olarak Zonguldak Vali’si devrede
’’Varsa bir haksızlık, adaletsizlik’’ gereği yapılır diyerek, mağdur olanların içini ferahlatan bir açıklaması!
Şayet iddialar doğruysa, bir daire müdürünün inisiyatif kullanarak, tek başına alacağı bir karar değil, siyasi telkin olduğu aşikâr!  Siyasetin çirkin yüzü böyle bir şey olsa gerek!

 

 
Etiketler: SİYASETİN, ADALETİ, , DE, YOK,PARTİSİ, DE!!!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı