Yazı Detayı
06 Mart 2018 - Salı 18:19 Bu yazı 1216 kez okundu
 
Sonunda korku kanseri oldum!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Sürekli başı yerde geziyor. Sürekli düşünceli. Rengi soluk, gözleri mahmur, sanki yataktan yeni kalkmış, henüz uyanmamış, üzüntülü, kırgın, küskün ya da belki de acı çekiyor, derinlerde bir yerde…
Belki de daha kahvaltı etmemiş, güzel bir kahveyle güne başlamamış ya da ne bileyim, belki de çay içmemiş, kazınan midesine bir parça ekmek, bir dilim peynir, birkaç zeytin gibi şeyler girmemiş. 
Güzel bir haber almamış, günaydın diyeni bulunmamış. Her gün bize bahşedilen iki mucizeden birisiyle bile karşılaşmamış gibi. (Hani bilirsiniz, her gün bize iki mucize verilir. Bunun birisi yeni bir güne uyanmamızdır, ikincisi ise o yeni güne sevdiğimizle birlikte uyanmamızdır.)
Uzun yıllar önce Ferdi’yle birlikte çalışıyorduk. İşe ilk başladığımda Ferdi’nin hastalık hastası olduğu söylediler ama ben “abartıyorlar” diye düşünmüştüm.
Bir gün geldi “hastaneye gideceğim” diyerek izin istedi. Ama izin isterken, “Bu son iznim müdürüm, ha öldüm ha öleceğim” der gibiydi. Yolun sonunu görmüş, bütün ümitlerini tüketmiş, demirlediği limandan gemisini almak üzereydi…
Birkaç gün sonra tahlil için sıra aldığını söyledi, bir gün sonra tahlil sonucunu alacağını söyledi. İlerleyen günlerde MR çektireceğini, doktorun tomografi istediğini, renkli film için sıra aldığını, ultrasona gireceğini, endoskopi olacağını, bugün kolonoskopi için gün aldığını, yarına birkaç kültür tahlili yaptıracağını, bir gün karşıya geçeceğini oradaki bir hastanenin çok iyi olduğunu duyduğunu söyledi.
Hepsinde de izin verdim ama muayene ve tahlil için o kadar çok izin alıyor o kadar çok hastane yolu arşınlıyordu ki, gerçekten de söyledikleri gibi hastalık hastası olma ihtimali vardı ama kınamaya gerek yok. Belki de gerçekten hastaydı. Sonuçta hem doktor değiliz hem de muayene edip, sağlığı hakkında bir fikre varan değiliz.
Bu tedavilerinin bazısını devlet hastanesinde bazısı ise özel hastanelerde yapıyor. Aldığı maaşın çoğunu muayeneye, tahlile veriyor. Çok şükür ki, her tahlilin neticesini aldığında “o konuda bir sıkıntı” olmadığı, “turp gibi” olduğu anlaşılıyor ama bir sonraki “evham”a kadar.
Dikkat ettim de muhabbeti hep sağlık üzerine. İşi dışında internette hep sağlık haberlerini takip ediyor. Birisi “şuramda bir sızı var” dese hemen arama motoruna yazıyor ve o hastalığın nasıl bir hastalık olduğunu buluyor. Doktorlar boşuna o kadar okul okuyor, boşuna o kadar dirsek çürütüyor, koca koca kitapları sular seller gibi okuyup bitiriyorlar. Bizim Ferdi, her hastalığı şıp diye teşhis etmekle kalmıyor, dünyada henüz duyulmamış hastalıkları da keşfediyor. Yani Ferdi’nin bir de keşif yönü var, icat bile yapıyordur da henüz görmedim!
Bir gün geldi, “sanırım ben nöbet geçiriyorum” dedi. “Neden” dedim, “bu gece üç defa uyandım”, diye başladı anlatmaya.
-Sen nöbetçi memurluğuyla nöbet geçirmeyi karıştırıyor olmayasın.
-Yok müdürüm, bu gece üç defa uyandım, saat birde, 3.5’ta ve 5’te. Hepsinde de terlemiştim. Kalktım, atletimi değiştirdim, oturdum, odada dolaştım, yattım ama uyuyamıyorum. Kesin ben nöbet geçiriyorum. İzin verirseniz bugün doktora gideceğim.
İzin verirdim vermesine de artık hastalık hastası olduğuna ben de inanmıştım. Her hastalığın başının stres olduğunu anlatmaya çalıştım. Stres yapmamasını, kafaya takmamasını, hele hele internetten şikâyetlerine derman aramamasını söyledim. Bir şikâyeti olduğunda doktora gitmesini ama doktorun dediğinin dışında da bir şey yapmamasını söyledim.
-Haklısın müdürüm, ben çok kafaya takıyorum ama dilimin altında iki tane sivilce çıkmış, şimdi ben bunu nasıl kafaya takmayayım, Salı günü doktora gideceğim, kesin ağız kanseri oldum, demez mi?
Salı gününe daha çok olduğunu, belki de o güne kadar geçeceğini söyledim. Kendimden örnek verdim.
-Kolum çok kaşınırdı..
-Mantar mı olmuş
-Yok, güneş alerjisi var diye doktora gittim.
-Kesin egzamadır.
-Muayene sıramı beklerken sürekli kaşınıyorum. Sıra bana geldi, içeriye girdim…
-Vah vah vah, cilt kanseri mi olmuşsun..
-Yok ya, hiçbir şeyim yokmuş, stres kaynaklıymış.
-Stresten niye kolun kaşınsın, sen kesin kanser oldun.
-Değilim, bak turp gibiyim.
-Ne zaman oldu bu?
-10 yılı geçti.
-O zaman benim hastalığım da stres.
-Evet, onu anlatmaya çalışıyorum. Mutlaka şikâyetinde haklısın ama kalıcı olması, sürekli takıntı haline getirmen çok da iyi değil. Böylelikle var olan bir hastalığı azdırıyorsun, kangren hale getiriyorsun, tedavin olumlu sonuçlanmıyor.
-Müdürüm stres kanser yapar mı, sanki ben stresten kanser oldum. Hatta geçen gün gözlerim seğiriyordu, kesin göz kanseri oldum. Bugünlerde bir halsizliğim var, iştahım yok, hiçbir şey yapasım gelmiyor. Patron görse beni kovacak biliyorum ama iş yapasım bile yok. Her tarafım hasta, hiçbir organım çalışmıyor. Ben komple kanser olmuşum da hiç kimse bana inanmıyor.
Böyle olmayacaktı, biraz sohbet etmek, evhamlarını, streslerini, kaygılarını, korkularını anlatmak ve bunu yenmesini sağlamak gerekiyordu. Aslında bir psikologla görüşmesi gerekiyordu ama şimdi “Psikoloji kanseri oldum” diye feryat figan ederdi.
Ferdi’yi hastalık hastası deyip yabana atmayın. Bütün sağlık programlarını izler, Canan Karatay’ın konuştuğu her kelimeyi bilir. Programa katılan veya soru soran her izleyicinin teşhisini anında koyar da, stüdyodaki doktorun “Ferdi bey bu konuda ne düşünüyorsunuz?” demediğine şaşar durur. Doktorlar dizisini kaç defa döndürüp döndürüp izlediğini kendisi bile unutmuş.
Az da olsa konuşayım dedim. Herkesin sorunları olduğunu, herkesin maddi sıkıntısı olabileceğini, eşiyle, çocuğuyla farklı farklı sorunlar yaşandığını, herkesin işyerinde sorunu olabileceğini, kendisinin tek olmadığını, bütün yükün onun omuzuna yüklenmediğini, herkesin farklı farklı derdi, sıkıntısı olduğunu, önemli olanın bunu kendimize ve başkalarına zarar vermeden aşmak olduğunu falan filan anlattım.
Sabahları ve akşamları yürümesini öğütledim. Koşmasını, spor yapmasını ya da bir el sanatıyla uğraşmasının çok iyi olacağını söyledim. Hafta sonu sahile gitmesini, uzun süre oturup denizi seyretmesini, dolaşmasını öğütledim.
-Evet ya deniz kenarına gidince bana çok iyi geliyor, üç ay önce gitmiştim, çok iyi gelmişti.
-Ee üç aydır niye gitmiyorsun ya, deniz dediğin şuracıkta.
-Hastaneye gitmekten fırsatım kalmıyor. Hele ne kanseri olduğumu bir bulayım gideceğim.
-Bence senin hiçbir şeyin yok, takıntın var.
-Ben biliyorum aslında kanserim ama nereden kanserim o belli değil.
-Yahu ne kanseri..
-İşte ben de ne kanseri olduğumu bulmaya çalışıyorum, ben kesin öleceğim.
-Hepimiz öleceğiz.
Dikkat ettim de, Ferdi’nin eli ayağı titriyor, elleriyle değişik değişik hareketler yapıyor. Gözlerini açıp açıp kapatıyor, kapatıp kapatıp açıyor. Ağzı kuruyor, diliyle dudaklarını ıslatıyor. Dönüp kapıya bakıyor, sonra bir daha aynı hareketleri yapıyor ama bir gözü hep dış kapıda…
-Ama ben çok çabuk öleceğim. Şimdi bir de korkmaya başladım. Olur olmaz her şeyde korkuyorum. Gece uyanıyorum korkuyorum, işe gelirken korkuyorum, eve giderken korkuyorum. Patron çağırıyor korkuyorum, iş geliyor korkuyorum, işi teslim ederken bir şey derler diye korkuyorum. Yok yok ben kesin korku kanserine yakalandım.
-Korku kanseri yok ama hastalık korkusu var ve o senin bütün benliğini sarmış, hastalık seni öldürmez ama bu kesin seni öldürür, der demez ağlamaya başladı. 
-Bak sen de artık bana inandın. Ben çok hastayım, kanser olmuşum ama doktorlar her seferinde bir şeyin yok diyorlar. Ben de her seferinde başka bir şeyden gidiyorum. Sonunda bulacağım ne kanseri olduğumu ama bence korku kanseri olmuşum ama en kötüsü internete bakıyorum, hiç kimse korku kanseri hakkında bir şey yazmamış, belki de gizli korku kanseri olmuşum da kimsenin haberi yok!

 
Etiketler: Sonunda, korku, kanseri, oldum!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Ocak 2020
YAŞAYAN ÖLÜLER VE YAŞAYANLAR
196 Okunma.
21 Ocak 2020
BAŞKAN KOLTUĞU
832 Okunma.
14 Ocak 2020
YAĞCILIK ÖYLE YAPILMAZ, BÖYLE YAPILIR!
414 Okunma.
07 Ocak 2020
EN İYİ ÖRNEK, EN KÖTÜSÜDÜR!
972 Okunma.
01 Ocak 2020
NEREYE AİTSİNİZ, NEREYE AİT OLMALISINIZ?
1076 Okunma.
31 Aralık 2019
Tik Tak.. Tik Tak..
1105 Okunma.
24 Aralık 2019
Resmi görüş mü, şahsi görüş mü?
1316 Okunma.
16 Aralık 2019
‘Şahsiyet’e dair birkaç kelam
1934 Okunma.
05 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-4
1253 Okunma.
04 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-3
1175 Okunma.
03 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-2
1156 Okunma.
02 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-1
1255 Okunma.
01 Aralık 2019
HANGİ KUTUPTA YAŞIYORSUNUZ?
1311 Okunma.
25 Kasım 2019
BÖYLE BİR YALAN AZ BULUNUR
2221 Okunma.
21 Kasım 2019
ANADOLU'NUN BAĞRINDAN KOPUP GELEN...
1478 Okunma.
14 Kasım 2019
Tecrübe Konuşuyor!
1266 Okunma.
07 Kasım 2019
Bir çöp konteynerinden yayılan sevgi
1297 Okunma.
05 Kasım 2019
Gelelim ıspanağın faydalarına
1312 Okunma.
24 Ekim 2019
Robinson Crusoe olamamak
1082 Okunma.
03 Ekim 2019
Onlar hep yanlış yapar, biz doğru
1505 Okunma.
30 Eylül 2019
Dişimdeki sancı, düşümdeki yabancı
1379 Okunma.
23 Eylül 2019
Bir tıklanma uğruna ya Rab…
1579 Okunma.
20 Eylül 2019
Sizin yapmadığınızı onlar yapıyor, kızmayın!
1459 Okunma.
19 Eylül 2019
Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin
1379 Okunma.
17 Eylül 2019
İki kızgın ihtiyar
1835 Okunma.
28 Ağustos 2019
Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı
1877 Okunma.
26 Ağustos 2019
Şiddetli bir toplum
1467 Okunma.
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
2374 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
1455 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
2190 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
2070 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
2199 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
2721 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
2043 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
2002 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
1451 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
1538 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
1522 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
1464 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
1564 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
1552 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
1472 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
1523 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
1587 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
1537 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
1302 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
1512 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
489 Okunma.
12 Haziran 2019
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
540 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
514 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
2387 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
829 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
930 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
887 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
1273 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
1429 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
1228 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
1057 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
876 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
943 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
1377 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
1587 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
1304 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
1306 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
907 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
3178 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
1294 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
1463 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
1197 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
981 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
1160 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
994 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
1119 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
893 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
1414 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1795 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
1540 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
5430 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2623 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
1385 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
2416 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
1314 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
2356 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1947 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
2438 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
1508 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
1475 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
3414 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1657 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
1536 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
2346 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
1497 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1562 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
1410 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1735 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
1505 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
1423 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
1412 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
1498 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
1400 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1524 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
1384 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
1288 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1569 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1494 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
1271 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
1393 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
1466 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4951 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1848 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1832 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
2245 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1840 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1878 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1961 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
2198 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1765 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1743 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
2050 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1675 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1865 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
2008 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
2050 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
2967 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1882 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
2521 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1926 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
1647 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1821 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1836 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
3165 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1851 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1978 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1748 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1881 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1827 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1840 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1837 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1938 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1968 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1750 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1762 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
2135 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1812 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1809 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1969 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1850 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1789 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
1630 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1912 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1982 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1740 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1994 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1864 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
2116 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1798 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1945 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
2351 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1991 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1857 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1978 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
2005 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1863 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
2021 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1915 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1875 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1899 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
2223 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1774 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
1501 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1989 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1777 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1840 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1776 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1864 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1845 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1839 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1790 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1836 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1670 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1858 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1966 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1990 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1945 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1909 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
2156 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1861 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1861 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
2085 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1959 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
2505 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1871 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1748 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1821 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1979 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1778 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1877 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
2137 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1969 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
2096 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1972 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1902 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1830 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1870 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1740 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
2053 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1991 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1825 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
2119 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1988 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1974 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
2279 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1864 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1993 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1953 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
2164 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
2024 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1953 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
2032 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1923 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
2029 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
2089 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1982 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
2402 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1984 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
2011 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1957 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1989 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1991 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1921 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
2094 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
2049 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
2247 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1914 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
2077 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
2087 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
2149 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1864 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1879 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
2093 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
2012 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
2059 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
2143 Okunma.
Haber Yazılımı