Yazı Detayı
18 Ekim 2018 - Perşembe 17:49 Bu yazı 995 kez okundu
 
TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
Recep ALKAN
 
 

        Medeniyet; şehirde yaşayanlar toplu olarak bir arada yaşayanlar, bir arada yaşayan ve kendileri yaşayarak geliştirip uydukları, görgü, ahlak ve edep kurallarına uyan insan topluluğu anlamlarını çağrıştırır.

        İnsanı duygu dünyası ve ruh bütünlüğünü incitmeyen, insanın iç huzurunu rahatsız etmeyen, bedeni ve manevi dünyasını gözeten bir ortak akıl çevresinde zamanla sorgulana sorgulana gelişip olgunlaşan kültür, gelenek, insan havsalasını rahatsız etmeyen makul davranışlar bütününden tekamül etmekte olan vicdanın genel kabulleridir.

       Medeniyetin İnsan tarafını temsil eden yukarıdaki uzun cümle; şehir anlamına gelen “Medine” den isimlenmiş bir kavram olarak, toplu yaşam şartlarını kurallaştırmış bir şehri ve insanlarını anlatmaktadır.

        Medeniyet “Medine” (şehir) kelimesini kök alan bir kavram olmakla beraber, geniş kapsamıyla ele alındığında “uygarlık” olarak ifade edilebilmektedir. 

        Uygarlık ise; bir sınırları belirli toprak parçası içinde, bir biriyle iyi anlaşarak belli vicdani kabullere uyarak yaşamış olan Uygur Türklerinden kelime kökünden geldiği yazılıp çizilmiştir. 

        Uygarlık; ‘İnsanı duygu dünyası ve ruh bütünlüğünü incitmeyen, insanın iç huzurunu rahatsız etmeyen, bedeni ve manevi dünyasını gözeten bir ortak akıl çevresinde zamanla sorgulana sorgulana gelişip olgunlaşan kültür, gelenek, insan havsalasını rahatsız etmeyen makul davranışlar bütününden tekamül etmekte olan vicdanın genel kabulleridir.’

         Cümlesine ilave olarak; toplu yaşama ortamındaki topluluğun tüm insani ve sanatsal, beslenme, barınma, inanma, inandığını yayma, soyunun devamlılığını teminen evlenip yuva kurma, çalışarak maişetini kazanma, eğitim vs gibi zorunlu ihtiyaçlarını dayanışarak temin eden, herkesin kayıtsız uymak zorunda olduğu kurallar bütünüdür.

        Bu kurallara uymayan bireyler toplum tarafından dışlanarak cezalandırılır. Bu kurallar günümüz topluluklarında; toplumsal mutabakat zaptı anlamına gelen “Anayasa” metnine dönüşmüştür.

        Yani; medeniyeti tarif edeyim derken işi Devlet olma noktasına kadar getirdim.

        Bu noktaya kadar anlatılan sistemin tüzel kişiliğe dönüşerek toplu yaşama kültürünü kurumsallaştırarak sistemin adil işlemesi yasalarla güvence altına alınmış olmaktadır.

       Neden bu medeniyet tarif etme ihtiyacı hasıl oldu? Coğrafi olarak güzel ülkemizin batısında bulunan ülkeler “batı medeniyeti, çağdaş ve uygar medeniyet” diye nitelenip milletimizin önemli bir kesiminin hayranlığını cezp ediyor ya, ne kadar uygar ne kadar medeniler bakmak istedim kendimce.

         İslam öğretisinde ve Kuran’ı kerimde ‘fıtrat’ olarak belirtilen; insan içine doğduğu toplumun ananelerine uyumlaşmadan önceki etkilenmemiş hali, yani günümüz moda deyimiyle fabrika ayarları anlamına geliyor.

         Yeryüzünde yaşam sürdüren kendi geleneği, kültürü, dini, özgün kuralları olan milletlerin tümünün, tüm farklılıklarına rağmen, vicdanları ve gönülleri aynı olumsuz olaylardan rahatsız olurlar. Manevi anlamda aynı kırıcı, yıkıcı etkilerden ve aynı maruz kaldıkları adaletsizlik ve haksızlıklardan, hatta aynı edepsizliklerden onurları incinirler.

          Hepsinin sevdikleri kıymetlileri ve değer verdikleri vardır. Onlardan birini kaybettiklerinde hepsi üzülür ve ağlarlar. Yani ne kadar farklı kültür ve dine mensup olurlarsa olsunlar, hepsi aynı biyolojik ve ruhsal şeylerden duygulanırlar.

          Ancak; kurdukları medeniyet veya uygarlığın toplumsal amaç ve hedefleri zamanla dönüşerek, insan fıtratını yani insanın biyolojik ve ruhsal düzeneğine ters düşebilen beklentilere girebiliyorlar.

 

AHLAK EDEP

         Ahlak; insanlığın, ilk çağlardan beri, vicdanını ve onurunu acıtan davranış veya muamelatı men ede gelen refleksi ile süzülerek günümüz yaşam alışkanlığı düzeneği birikmiştir. Toplumun yadırgadığı davranış veya muamelat, normal insanlar tarafından, ya eliyle düzeltilmiş, yada diliyle ikaz edilmiş, veya kendisine darılıp küsülmüş yani dışlanmıştır. Bu uygulama, toplumun genelinde bir nevi otokontrol mekanizması kazandırarak, bireylerin içsel kaoslarının dış dünyaya zararlı davranış olarak yansıması önlenmiştir.

         Bu sistem bir araya gelerek birlik yaşamak zorunda olduklarını kavradıkları küçük topluluklardan itibaren birikerek günümüz insanlığının ahlak, kültür, etik, ekin kelimeleriyle ifade ettiği, davranış veya muamelattan, hoş olmayanları men, hoş olanları özendiren bir birikim kazanılmıştır. Farklı bir biriyle her hangi bir iletişi olmayan topluluklar kendi araların birbirine çok yakın, istisnai kabuller hariç yaklaşık onda dokuz benzerlikte bir bilgi birikimi üretmiştir.

        İnsan onuru ve vicdanı esas süzgeç olmak kaydı şartıyla bilim ile de bazı kazanımlar vardır.

        İnsanlığın ortak üretimi ve kazanımı olan bu genel kabuller; çatı ifade olan AHLAK ile ifade edilse de, esas doğru kelime ‘edep’tir. Doğu kültürlerinde; Arapça olan ‘edep’ kelimesi, terbiye ve görgü geleneğini temsil etmekle beraber, insanın yadırgadığı ile hoş karşıladığı davranış veya muamelat ayıklamasını sürdüren, bir ortak anlayış sistemidir.

         Edep kelimesi tüm yaşamı kuşatan bir yargı mekanizması hafızası olarak tekamül ede ede zenginleşince ‘edep’ Edebiyat (literatür) olmuştur. Batıda literatür dense de, edebiyat kelimesinden genel olarak yapılan çıkarım, insanın vicdanı ve onurunun kaldırabileceği ile kaldıramayacağı olguları belirleyen birikimdir.

         Çoğunlukla insan aklıyla ayıklanmış bir birikim gibi algılansa da, semavi dinlerin geliş sırasına göre, yapılan ayıklamanın doğrulaması dinlerin öğretileri ile gerçekleşmiştir.

         Nitekim İslam Peygamberi Hz. Muhammet SAV “ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” hadisini tebliğ etmiştir.

         BATININ SAPKIN DAVRANIŞLARI    

         1618 30 yıl savaşları olarak da anılan mezhep savaşları aslında yüz yıl sürmüş barış sağlanmamıştır. 1336 yılında başlayıp 1453’e kadar süren ve yüz yıl savaşları olarak anılan Avrupa kıtasının savaşları, günümüzde bıçak sırtı bir denge üstündeki Avrupa barışı, Dünyayı diken üstünde tutmaya devam etmektedir. İki büyük savaş ve Hıristiyanlığın incilindeki belirsizliğin yol açtığı İnanç kaosu, Avrupa insanını hep vahşi ve vahşet çizgisinde tutmuştur. 18.yy’a kadar temizlik, tuvalet ve banyo kültürü bile olmayacak kadar medeniyetten uzaktırlar.

          Bu gün 2018 yılı itibari ile; mezhep yerine tarikat savaşları ile karşı karşıyadır ve Dünya bu yüzden uçurumun kenarında duruyor.

          Amerika Evangalist tarikatın elinde. Ülkemiz FETÖ/PDY tehlikesinden kurtulmaya bir iç temizlik mücadelesi içinde, ABD ise bir tarikatın yönetimi altındadır. Avrupa’yı ve ABD’ye bu bakış açısından gözlemlediğinizde, ABD’nin son on yıl içinde özellikle 11 eylül den sonra gemi azıya almış, nereye bastığını bilmeyen tutumuyla ürkütücü bir ruh hali sergilemektedir.

          Medeniyet, uygarlık, Ahlak, edep yada uluslar arası hukuk askıya alırcasına canhıraş davranışları tam bir felaket belirtisidir.

          Soyunduğu Dünya jandarmalığı ve elindeki, sadece mürekkep ve kağıt masrafına bağlı dolar kozundan başka elinde bir şey kalmadı.

           Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendi geleneksel 2000 yıllık devlet aklı ve terbiyesini güncelleyerek bir hafıza tazelemesi evresine girmiştir. Dünya sahnesinde Ahlakı ve Edebi belirleyiciliğe yükseltmeye çalışarak, AB ve ABD’ye “Dünya beşten büyük” diyerek uluslar arası hukuku ve en azında BM üyesi ülkeler arasında her birinin bağımsızlık ve egemenlik hakkına saygılı olmaya çağırmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak da, başka ülkelerin bağımsızlık ve egemenlik hakkına saygılı davranarak batının ahlaksızlığını yüzüne vurmuştur.

          Özellikle Suriye ve Irak’ta insan hakkı evrensel insani kriterleri öne çekerek kendi ekonomisine gelecek yüke rağmen ahlaki davranışlar uygulamalarla batıyı sarsmıştır. Böylece dünya kamuoyunu yani ülkeleri değil insanların vicdanlarını etkilemeye başlamış bunda da başarılı olmuş olacak ki, ABD ve Avrupa’nın Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı tutumunda değişmeler yaşanmaktadır.

          Ayrıca; ABD ve Avrupa silah ve teknoloji hatta ekonomik üstünlüklerini ortaya sürerek Türkiye’yi dize getirememiştir. Askeri ve savaş teknolojisi bakımından yok sayılan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, siyasi ve stratejik atılımları ile uluslararası ilişkilerde zorbalığı köşeye sıkıştırdı.

          ANCAK İÇERDE EKİLERDE TAKILI KALMIŞLAR DİRENİYENİYOR.

          2011 yılında; “ya Devlet başa, yada kuzgun leşe” gibi bir fikir bilince yükselmişcesine, Türkiye Cumhuriyeti Devleti silkinerek kendine geldi. Önce FETÖ/PDY izlemey aldı. O zaman kadar iktidar olamayan Ak Parti iktidarının iktidarlığında toparlanmaya başladı.

          Ve Devlet gerçek manada; Ak parti hükümetinin iktidarı etrafında kendi iç hiyerarşisini sağlayarak, iç başı bozukluğu hizaya sokmuştur.

           Devlet tük kurum ve kuruluşları ile merkezi otorite etrafında birleşerek tam bir koordinasyon sağlanmıştı. Bu sayede; 2012 MİT operasyonu, 29 Mayıs 2013 gezi kalkışması, 17/25 Aralı 2013 yargı darbe girişimini, son olarak 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimin bertaraf edebilmiştir..

           Esasen 2011 yılında Devlet otoritesi sağlanmasaydı Ak Parti Hükümeti, FETÖ/PDY şer odağına karşı gelemezdi ve mücadeleye girişemezdi.

           Belki Devlet; Ak Parti iktidarının emrinde sanılıyor olabilir. Ama aslında, Ak Parti iktidarı Devletin dolayısı ile Milletin emrindedir. Devletin reflekslerini ve milli güvenlik ve sınır güvenliği hususunda yapılan icraatları eleştirirken iktidarı değil Devletin eleştirildiğini ve devletin küçük düşürüldüğünü hatırlatmak istedim.

 
Etiketler: TEK, DİŞİ, KALMIŞ, CANAVAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2019
1510 Okunma.
04 Temmuz 2019
SOSYAL MEDYA VE EDEP
1397 Okunma.
01 Temmuz 2019
CHP’NİN PRANGASI VE İSTANBUL SINAVI
1198 Okunma.
27 Haziran 2019
HANGİ AK PARTİ
752 Okunma.
24 Haziran 2019
VE İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI
1786 Okunma.
20 Haziran 2019
AKDENİZ’İ KIRMIZIYA BOYAYACAKLAR
1712 Okunma.
17 Haziran 2019
SOSYAL SORUMLULUK
3376 Okunma.
13 Haziran 2019
PARALEL PARTİ YAPILANMASI
1097 Okunma.
10 Haziran 2019
SİYASİ PARTİLER ENDİŞE VERİCİ
1080 Okunma.
07 Haziran 2019
AK PARTİ GENEL MERKEZİNE
1286 Okunma.
02 Haziran 2019
GALASARAY UEFA ŞAMPİYONASINDA HAKEMLERİDE YENEREK ŞAMPİYON OLDU
527 Okunma.
30 Mayıs 2019
KONUŞUYORMUSUNUZ YOKSA GÜRÜLTÜ MÜ ÇIKARIYORSUNUZ?
834 Okunma.
27 Mayıs 2019
SAĞDUYUDAN İKTİDARA VE MUHALEFETE UYARI
874 Okunma.
23 Mayıs 2019
İTİLAF VE İTTİFAK DEVLETLERİ ÇOK PARTİLİ KOALİSYON BEKLİYOR
800 Okunma.
20 Mayıs 2019
TÜRKİYENİN ÇİVİSİ
964 Okunma.
16 Mayıs 2019
SORU ŞU
519 Okunma.
13 Mayıs 2019
DÜNYANIN ÇİVİSİ
671 Okunma.
09 Mayıs 2019
ERGUVAN ŞEHRİ İSTANBUL’DA SEÇİM VE ORGANİZE İŞLER
641 Okunma.
06 Mayıs 2019
Venezuela ve Sudan
534 Okunma.
02 Mayıs 2019
BU BİR KOMPLO TEORİSİ DEĞİLDİR!
564 Okunma.
30 Nisan 2019
GLOBAL ANARŞİZM
468 Okunma.
25 Nisan 2019
“El öğüt verir ama ekmek vermez”
720 Okunma.
23 Nisan 2019
HEDEFTEKİ TÜRKİYE
439 Okunma.
18 Nisan 2019
Sigara İçmek Yada İçmemek
663 Okunma.
15 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-10
445 Okunma.
11 Nisan 2019
İstanbul’un Gizemli Erguvan Mevsimi
810 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-9
386 Okunma.
04 Nisan 2019
CHP’NİN YİRMİ YILI
478 Okunma.
01 Nisan 2019
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
568 Okunma.
28 Mart 2019
“UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN”
739 Okunma.
22 Mart 2019
ZONGULDAK’A BİR BABAYİĞİT LAZIM
621 Okunma.
21 Mart 2019
YENİ BİR DÜNYA KURULUR VE TÜRKİYE DE BU DÜNYADA YERİNİ BULUR
515 Okunma.
18 Mart 2019
ZONGULDAK’TA SEÇİM VAR
538 Okunma.
14 Mart 2019
DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKMÜ?
382 Okunma.
11 Mart 2019
SOSYAL DEMOKRATLIĞIN TEORİK TEMELİ
518 Okunma.
07 Mart 2019
MARJİNAL SİYASET
492 Okunma.
04 Mart 2019
MERKEZİYETÇİ HİYARARŞI KOLAYCILIĞI
522 Okunma.
28 Şubat 2019
ABD-AVRUPA ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ASKIYA ALDI
460 Okunma.
25 Şubat 2019
YENGEÇ SENDROMU
985 Okunma.
21 Şubat 2019
EVRENSEL TABİ HUKUK
628 Okunma.
18 Şubat 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-8
476 Okunma.
14 Şubat 2019
BU ÇÖPLÜKTEN GERİ DÖNÜŞEBİLİR ATIK ÇIKMAZ
645 Okunma.
10 Şubat 2019
BELEDİYECİLİĞİN ŞİFRELERİ
672 Okunma.
07 Şubat 2019
SÜRÜ PSİKOLOJİSİ
637 Okunma.
04 Şubat 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-2
658 Okunma.
31 Ocak 2019
METAMORFOZ
731 Okunma.
24 Ocak 2019
İNSANIN YAPISI VE İBADET-1
752 Okunma.
21 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-7
516 Okunma.
17 Ocak 2019
MANEVİ DENGESİ BOZUK PARTİLİ PROFİLİ
645 Okunma.
13 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-6 Dr. Hikmet Kıvılcımlı özel
637 Okunma.
10 Ocak 2019
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm-5
623 Okunma.
07 Ocak 2019
HALK DALKAVUK’LUĞU
680 Okunma.
03 Ocak 2019
AHLAK VE DİN
645 Okunma.
27 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda sosyalizm 4
718 Okunma.
23 Aralık 2018
ABD'nın Kısa Kanlı Soykırım Tarihi...
763 Okunma.
20 Aralık 2018
DOLAR SİLAHI
538 Okunma.
13 Aralık 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-3
744 Okunma.
10 Aralık 2018
“YANDAŞ”
668 Okunma.
06 Aralık 2018
AK PARTİ DR. ÖMER SELİM ALAN DEDİ
865 Okunma.
29 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-2
660 Okunma.
22 Kasım 2018
Zonguldak ve Türkiye Taşkömürü Kurumu
960 Okunma.
19 Kasım 2018
Anadolu ve Kafkaslarda Sosyalizm-1
697 Okunma.
15 Kasım 2018
KUVVETLER AYRILIĞI VE ADİL DEVLET
651 Okunma.
08 Kasım 2018
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kırmızıçizgileri
863 Okunma.
05 Kasım 2018
Sultan Galiyev ve Mustafa Suphi neden öldürüldü?
723 Okunma.
01 Kasım 2018
CUMHURİYET VE MİLLİ KURUMLAR
715 Okunma.
25 Ekim 2018
MİLLİ MEVZULAR VE POLİTİKA
853 Okunma.
14 Ekim 2018
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İDDİASI
719 Okunma.
11 Ekim 2018
GEÇMİŞ GERİDE DERS ÖNÜMÜZDE
922 Okunma.
04 Ekim 2018
ŞERAFETTİN NAS’IN BİTMEYEN MÜCADELESİ
830 Okunma.
01 Ekim 2018
FİNANSMAN MALİYETİ VE FİYAT ARTIŞI, İÇ PİYASALAR;
862 Okunma.
27 Eylül 2018
BM’NİN 73.GENEL KURULU VE ABD’NİN ÇÖKÜŞÜ
743 Okunma.
20 Eylül 2018
DEMİRPARK AVM (67BURDA) VE 3. HAVA ALANI
848 Okunma.
13 Eylül 2018
İNSAN OLMA SANATI VE DEVLET İŞLERİ
679 Okunma.
06 Eylül 2018
Modern yaşamın sebep sonuç çıkmazı
803 Okunma.
03 Eylül 2018
DARBELER VE EKONOMİK KRİZLER
665 Okunma.
30 Ağustos 2018
TRUMAN DOKTİRİNİ, MARŞHALL YARDIMI VE BAĞIMSIZLIK
805 Okunma.
16 Ağustos 2018
14 AĞUSTOS 2018 AK PARTİ’NİN 17. YAŞ GÜNÜ
1033 Okunma.
08 Ağustos 2018
AMERİKA BİRLEŞİK ŞİRKETLER DEVLETİ
1285 Okunma.
03 Ağustos 2018
BARDAĞI TAŞIRAN BRICS ZİRVESİ
714 Okunma.
26 Temmuz 2018
ENDİŞELENİN STRATEJİK ORTAKLAR
747 Okunma.
19 Temmuz 2018
SİYASET VE ALGI YÖNETİMİ
922 Okunma.
12 Temmuz 2018
TÜRK SOLU SORUNSALI
992 Okunma.
05 Temmuz 2018
DÜNYANIN SON 200 YILI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1194 Okunma.
28 Haziran 2018
SEÇİM ATMOSFERİ
1224 Okunma.
21 Haziran 2018
DERİN OLAN KUYU DEĞİL, KISA OLAN İPTİR
1245 Okunma.
07 Haziran 2018
PARAN KADAR KONUŞ
1130 Okunma.
31 Mayıs 2018
Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı
1047 Okunma.
25 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
909 Okunma.
24 Mayıs 2018
Sultan Galiyev ve Turan
737 Okunma.
10 Mayıs 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNDEN SONRA
1689 Okunma.
03 Mayıs 2018
Dünya sahnesinde Türkiye
882 Okunma.
26 Nisan 2018
Bağımsız ve Milli Egemenliğine sahip olmak üzerine
1249 Okunma.
19 Nisan 2018
Gündem seçim
2160 Okunma.
12 Nisan 2018
Beslenme ve Alışkanlıkları;
2540 Okunma.
05 Nisan 2018
Bir Ülke tasavvur ediniz ki;
2102 Okunma.
29 Mart 2018
Üçüncü Yol-üçüncü göz
1769 Okunma.
22 Mart 2018
Georges Politzer’den Sonra;
1777 Okunma.
15 Mart 2018
MESELE PETROL ENERJİ KORİDORU DEĞİL
1258 Okunma.
08 Mart 2018
GELENEKSEL DÜĞÜNLER VE EKMEĞİN TADI
1231 Okunma.
01 Mart 2018
İSTİLA – KATLİAM – YAĞMA GÖRÜN
1995 Okunma.
22 Şubat 2018
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE TERÖR
1684 Okunma.
15 Şubat 2018
Bütün Yollar Ortadoğu’ya çıkıyor
1972 Okunma.
08 Şubat 2018
Köprü meselesi ve kozlu kavşağı
1772 Okunma.
01 Şubat 2018
Birleşmiş Milletler ve Zonguldak
1354 Okunma.
25 Ocak 2018
Başarılı olmak yerine, başarılıyı dibe çekmek
1314 Okunma.
18 Ocak 2018
Yağmalanmış Ülkeler
1989 Okunma.
11 Ocak 2018
Hasta Partiler, Hastalıklı Partililer
1109 Okunma.
05 Ocak 2018
Hafıza Kaybı
1483 Okunma.
28 Aralık 2017
Üçüncü Dünya Halkları
1303 Okunma.
24 Aralık 2017
İnsan Ne Kurttur, Nede Kuzu
1050 Okunma.
14 Aralık 2017
İNSAN İÇİN DEVLET
1310 Okunma.
07 Aralık 2017
DEVLET VE İNSAN
1078 Okunma.
30 Kasım 2017
İŞLETME VE MALİYET
1278 Okunma.
23 Kasım 2017
İŞ KUR, KOSGEB, BAKKA
1377 Okunma.
16 Kasım 2017
AMERİKAN RÜYASININ KABUSLARI
1335 Okunma.
09 Kasım 2017
NE OLACAK BU TTK
1297 Okunma.
02 Kasım 2017
GÜNÜN KONUSU TTK
1579 Okunma.
26 Ekim 2017
TTK’YI KURTARMA PLANI
1691 Okunma.
19 Ekim 2017
DEVLET VE DEMOKRASİ
1527 Okunma.
12 Ekim 2017
DALDAN DALA
1739 Okunma.
06 Ekim 2017
KIŞLIKLAR HAZIRLAYIN
1234 Okunma.
28 Eylül 2017
ELEŞTİRİLMEK
1479 Okunma.
22 Eylül 2017
PARTİLER VE TEŞKİLATLARI
1903 Okunma.
15 Eylül 2017
SİYASETİN FİNANSMANI
1983 Okunma.
08 Eylül 2017
Bu yazıyı 2013 Mayıs’ta yazmıştım!..
1291 Okunma.
25 Ağustos 2017
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÇÜRÜME
1558 Okunma.
18 Ağustos 2017
HİZMETKAR VE MİLLİ (YERLİ) OLMAK
1327 Okunma.
10 Ağustos 2017
Benim seçilmediğim yer batsın!
1778 Okunma.
02 Ağustos 2017
SOSYAL MEDYANIN YAN ETKİLERİ
1391 Okunma.
25 Temmuz 2017
GENEL KURUL GELENEĞİ
1498 Okunma.
18 Temmuz 2017
DEMOKRASİNİN FİDANLIĞI DERNEKLER
1431 Okunma.
10 Temmuz 2017
EMEKLİ MAAŞLARI
1743 Okunma.
Haber Yazılımı