Yazı Detayı
27 Kasım 2019 - Çarşamba 16:50 Bu yazı 2161 kez okundu
 
“Tiyatro bir insan kokusudur”
Dilara YÜKSEL
inaniskemalsönmez
 
 

Size televizyonda birçok filmler de veya tiyatrolarda rol alan oyuncudan bahsedeceğim.

Bakalım o sevdiğiniz oyuncunun asıl hayat hikayesini biliyor musunuz?

Ya da seviyoruz diye bahsettiğiniz sevgi gerçek mi?

18 yaşında cezaevine girdi bu oyuncu.

Ailesinden tek bir kişinin bile haberi yoktu cezaevinde olduğundan.

Ailesi onu Almanya da biliyordu.

Konservatuar bölümünü bitirdi cezaevinde kaldığı dönemde.

Okulda ki arkadaşları da bilmiyordu cezaevinde yaşadığını.

Ama her kim sorarsa “Çocukları kurtarmam gerekiyordu. Onlar için bir şeyler yapmam gerekiyordu.” diyormuş.

Gardiyan eşliğinde okula götürülüp, getiriliyordu.

8 sene kaldı sonra suçsuz olduğu anlaşıldı ve beraat edildi.

Beraat ettikten sonra bir sürü cezaevlerini ziyaret etti.

Oradaki insanlarla birlikte orayı güzelleştirdi.

Eğlenceli kıldı ve bunu tiyatro ile yaptı.

Hayatlarından birer parçaları sergileyerek.

Ora da geçen zamanlarından anılar paylaştılar seyircilerine...

Seyircileri en sevdikleri en kıyımsız oldukları noktaları…

Tabi ki aileleri..

Hep bir umut vardı çünkü.

İnsan hayal etmeden bir şeyler ummadan yaşayamazdı.

“Çocuklar gelirdi babasını, annesini seyretmeye. Oyun biter, misafirler gider, o koca koca adamlar sahneden iner, ailesinin oturduğu koltukları koklardı.”

Böyle söylüyor ünlü oyuncu mahkumlarla yaptıkları oyunlar hakkında.

Ve ekliyor: “Tiyatro bir insan kokusudur.”

Sadece cezaevinde tiyatro yapmak ile kalmadı orada kalan insanların ailelerini çocuklarını benimsedi ve kendi ailesiymiş gibi davrandı.

27 yıllık evli olan ünlü oyuncu, cezaevindeyken gördüğü işkenceler yüzünden hiçbir zaman çocuk sahibi olamamış ama bu oyunlar ve galalar sayesinde mahkumların çocuklarıyla tanışmak iyi gelmiş ona her zaman.

Bir sürü manevi ailesi bir sürü manevi çocuğu oldu.

Bir sürü çocuğa manevi babalık yaptı.

İçlerinden bir tanesi vardı hem hikayesiyle hem de mesleğiyle dikkat çeken.

“Savcı Merve Sultan Elgün”

Merve’nin babası Buca Cezaevi’nde kalan mahkum oyunculardan. Bir oyun sırasında, küçücük bir kız olan Merve gelip tutmuş ünlü oyuncunun elinden ve “Turgay Baba dedikleri sen misin?”, “Biz okumak istiyoruz.” diye girmiş lafa. Böylece tanışmışlar. Cezaevine babasını ziyaret etmek için geldiklerinde, içeri girerlerken bir savcı saçlarını okşamış Merve’nin. İşte o gün karar vermiş 12 yaşındaki küçük kız “savcı” olmaya. Sonrası zaten malum. Ünlü oyuncunun desteğiyle çok çalışıp kazanmış sınavları ve sonunda hayallerindeki gibi bir “savcı” olabilmiş…

Merve savcı olmuş, babası ise cezaevinden çıkmış…

Ama babasının Merve’ye söylediği şu laf çok ağrına gidiyormuş ünlü oyuncunun: “Ben sadece seni doğurttum kızım ama Turgay Baban sahip çıktı.”

Ömrünü oradaki insanlara ve ailelerine adadı bilmiyorum şu anda yazım ona ulaşır mı ama.

O kadar çok isterim ki onunla oturup konuşmak.

Belki hayatımızda çok büyük yere fikirlerimizin değişmesine yol açar belli mi olur?

Engin bilgilerinden bir duble bizimle paylaşırsa…

Her insanın ortak acısı sevgisi çıkmaz mıydı paylaşırsa?

Ve bu güzel yürekli oyuncu şöyle bitiriyor sözlerini: “Tüm çocuklarım ailelerine gitsin istiyorum.”

Ve o güzel insan “Turgay TANÜLKÜ”

 
Etiketler: “Tiyatro, bir, insan, kokusudur”,
Yorumlar
Haber Yazılımı