Yazı Detayı
12 Nisan 2018 - Perşembe 18:20 Bu yazı 2086 kez okundu
 
VALİ!..
Mustafa ALTINTAŞ
 
 

 

Vali, siyasi iradenin uygun gördüğü, bakanlar kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı onayı ile atanan şehrin en büyük mülki amiridir. İstisnai memuriyetlerden olup kaymakamlık gibi belli bir üniversiteden mezun olmak, belli bir sınavdan geçmek gerektirmiyor,657 sayılı memuriyet halini taşıyan ilköğretim mezunu vali olabilir. Ancak bugüne kadar ilkokul mezunu vali’nin görev aldığı görülmemiştir. Valilerin sistem içininde başarı şansı çok az olup, neredeyse yok gibidir. İstisnai memurluk olması nedeniyle güvenceli bir devlet memurluğu değildir. Dolayısıyla devlet valiyi her zaman istediği bir sebeple görevden alabilir! Sen hiçbir şey yapma, köprü vazifesi gör, eğer başarılı olursan siyasilerin hanesine, başarısız olursa da sonu olur valilerin. Böyle bir sistem içinde, valinin başarılı olması da mümkün değildir. Zaten istisnalar dışında olamıyor da… Olsa olsa, ancak ‘’Aykırı’’ Vali oluyor.’’ ‘’Ne olursa olsun ben buraya oturmaya, köprü vazifesi yapmaya gelmedim’’ deyip, şehir için bir şeyler yapmaya çalışanlar da çıkıyor, çıkmasına da… Daha işin başında ilk yumruk, iktidar partisinin o kentte ki temsilcilerinden geliyor. ‘’Sen otur oturduğun yerde, bu işler bizim işimiz, seni siyasi irade getirdi sözümüzü dinlemek zorundasın’’ gibi, siyasetin çirkin yüzü, giriyor devreye. Buna rağmen kararlılığını sürdüren ve direnenler, görev yaptığı şehre bir şeyler kazandırdığı da oluyor.Görev ve yetki bakımından, kamu düzenini sağlamak, yasa ve hukuksuz her türlü girişime engel olarak, hükümet kararlarını uygulamak, şehrin gelişmesi yönünde her türlü faaliyete hukuk kuralları çerçevesinde öncülük etmek gibi vazifesi de vardır. Devletçilik, milliyetçilik, hizmet aşkı ve cesaretin, yetenekle birleştiği yerde, süper vali, efsane vali, zıpkın vali, aykırı vali, sıra dışı vali, söylemler ve yakıştırmaların da, peş peşe sıralanması onur ve gurur kaynağıdır bir vali için. İstisnalar dışında, tüm vali’ler bu kategoride olmak ister de, kamu görevlileri üzerinde ki siyasi dayatma, dolayısıyla siyasi yozlaşma müsaade etse! Sistem içinde, siyasetin egemen olduğu bir ortamda iki arada bir derede gibidir kamu görevlisi valiler! Sistemi zorlamak, sistem dışına çıkmanın, bulunan ortam ve şartlarda riskleri de olacaktır! Sistemin dışına çıkarak, hantal bürokratik yapıya rağmen, Devletin 30 yılda yapamadığını altı ayda yapan, sıra dışı valiler de olmuştur.          İşte sıra dış, aykırı, bir vali’nin ağzından sistemle ilgili sözler; Bizler hiçbir şeyden şüphe duymuyoruz. Üretici olamıyoruz. Bizler sadece bekliyoruz. Vali tebdili kıyafet giysin şehri kurtarsın. Başbakan Türkiye’yi kurtarsın. Böyle bir şey yok. Kurtarıcı halktır. Halkın örgütlü gücüdür, halkın katılımıdır. Problemler bu şekilde çözülür. Ama biz hep kurtarıcı, kurtar bizi ana, kurtar bizi baba gibi yetişme tarzımızdan kaynaklanan beleşçi bir yaklaşım içindeyiz. Bu nedenle bizden dinamik bir yapı, dinamik, özgür, üretken beyinler çıkmıyor.

’’Herkes sisteme teslim, yeniden yapılanma için eylem yok. Halkın talebi yok. Halkımız duyarsız, ilgisiz. Çarkıfelek'e, Sibel Can'a gösterdiği ilgiyi değişime göstermiyor.Siyasi iktidar bindiği dalı neden kessin? Duyarsız yığınlar kendi varlığının farkına varmadı, çünkü örgütlenemedi.

 AYKIRI VALİ, SIRA DIŞI, VALİ!

Günaydın Gazetesinin bölge sorumlusu olduğum 12 Eylül sonrasıydı. Onu Akçakoca’da, kaymakamlık yaptığı dönemlerde tanıdım. Tam bir halk adamıydı, ölümünden sonra oldukça üzüldüğüm,’’keşke tanımamış olsaydım’’ dediğim, insani özelliği yüksek,nadir bürokratlardandı RecepYazıcıoğlu. 

 Süper vali...Efsane vali..Zıpkın vali..Aykırı vali..Sıra dışı vali… Türkiye’de vali dendiğinde akla ilk gelen isimdi merhum Recep Yazıcıoğlu olur. Türkiye onu, sisteme, bürokrasiye, klasik devlet anlayışına karşı sert çıkışlar yapan, sözünü esirgemeyen sıra dışı bir vali olarak tanıdı. Her ortamda halkın içinde, halkla birlikte oldu. Kâh dağ başında, kâh valilik makamında, kâh Fıratın azgın sularında rafting de, kâh tebdili kıyafetle gecenin bir vaktinde denetimlerde. Çoğu kişi yaşadığı şehrin valisinin ismini bilmezken, dağdaki çoban, Yazıcıoğlu ismini bilirdi. Sistemle mücadelesi 1968’de kaymakam vekilliği ile başlar. Halka karşı sert olmak, halka tepeden bakmak, işi yokuşa sürmek, vatandaşı engellemek, bugün git yarın gel anlayışı gibi, bürokrasi hastalığından nefret ederdi. Onun anlayışında bürokrat halka karşı değil, devlete karşı sorumluydu. Onun derdi sistemleydi ve mutlaka bu sistemin değişmesi gerektiğini, sistem değiştiğinde, Türkiye’nin değişeceğine de söylerdi. İnandığı doğruları, koltuk, makam gaygısı olmadan sonuna kadar savunan, siyasi iradeye direnen, çoğu kez, politikacıların kadrine de uğrayan sıra dışı bir bürokrattı. Kaymakamlık ve valilik hayatı sistemle mücadele içinde geçti, görevden alındı, başka görevlere verildi yine de doğru bildiklerinden vazgeçmedi. Aslında onu farklı kılan halkla iç içe olması, ezilenin yanında güçlüye karşı sistemle mücadele etmesinden geçer. Politikacıların hışmına uğrayıp, başka bir görev yerine sürgün edildiğinde,’’biz hiçbir zaman el etek öpmedik, başımız dik, alnımız açık görev yaptık’’diyerek, gittiği her yerde sıra dışılığından söz ettirdi. Tokat’a vali olarak atandığında, Türkiye’nin 36 yaşındaki en genç valisiydi. Başlattığı eğitim seferberliğinde devletten değil, devlet-millet işbirliği ile 3-4 bin derslik okul yaptırarak, okulsuz köy kalmadı. Beş yılda Cumhuriyet tarihinde yapılamayanları Tokat’ta hayata geçirdi. Halkı sigara ve içki alışkanlığından kurtarmak için yaptığı tebdili kıyafet denetimler nedeniyle adından 4.Murat diye söz ettirmesiyle de gündeme geldi. Karakola ‘’pempekol’’ demesi, kola yerine süt için kampanyası, kepenk ekmeğini önermesi onu dikkat çeken isim yaparak, uygulamaları akademik kariyer kazandı. Yaptıkları Devlet Planlama Teşkilatı’na model, Üniversitelere ise doktora tezi oldu. 41 Yaşında Aydın valisi olduğunda siyasilerle yaşanan polemik sonucu tayini Erzincan’a çıkarıldı. Gittiği her ilde, köşe bucak, il, ilçe dolaşarak saha taraması yaparak göreve başlardı, Erzincanda’da öyle yaptı. Ancak görevin ilk yıllarında 6.8 şiddetinde depremle yerle bir olur şehir. Devlet her zaman olduğu gibi’’sabırlı olun, yaralar sarılacaktır’’terennümlerinde bulunurken, Yazıcıoğlu, görev yaptığı diğer illerde olduğu gibi ‘’her şey devletten beklenmez’’anlayışıyla devlet millet işbirliği sekiz ayda yaralar sarılır ve yeni bir Erzincan inşa edilir. Vali sürgün gittiği ilde efsane vali olur.

DEVLET 30 YILDA YAPAMADI, KÖPRÜ SEKİZ AYDA BİTTİ

Keban barajı’nın yapımı nedeniyle Fırat nehrinin köprüyü yutması, ulaşımın 30 yıl boyunca feribotlarla ve sallarla yapılmasının zorlukları yaşanıyordu. Ulaşımın güçlükle sağlandığı göl kenarında doğum yaparak ölenler, hastaneye yetişemeyip hayatını kaybedenler! Vali Yazıcı göl kenarına çatır kurup şantiye şefi gibi çalıştığı ‘’hayatımın projesi’’ dediği köprü devlet vatandaş iş birliğiyle, bir trilyon yerine 300 milyara sekiz ayda bitirildi. Fırat’ın iki yakasını birbirine bağlayan Başpınar köprüsü, 22 köyün çeyrek asırlık hasretini bitirir. Siyasilerin gelip gidip nutuk attığı, ancak 30 yıldır yapılamayan köprüyle bölge yeniden hayat buldu. Erzincan için yapılacak birçok projeyi hayata geçirir. Devletin olmaz dediği işleri oldurur. O dönemler emniyet müdürlerinin vali yapılmasına tepki göstererek’’polisten vali olmaz’’ çıkışları Ankara’yı yine rahatsız eder. Terfi beklerken siyasetin kadrine uğrayarak merkez valisi olarak Ankara’ya kızak göreve çekilir. Erzincan’da yaptığı hizmetlerin karşılığı 3,5 yıl merkez valiliğinde kalan Yazıcıoğlu’nun son görev yeri Denizli valiliği olur. Tekrar aktif valilik heyecanı ile projeler üretmeye başlarsa da, ömrü vefa etmez. 2003 yılında, Ankara’ya 36 kilometre kala geçirdiği elim bir trafik kazasında yaşamını yitirir. Ölümünün ardında ki suikast ihtimali, ailesi ve kamuoyu gündeminden hiç düşmedi. Bu vesileyle merhum Yazıcıoğlu’nu söylediği, iddia ettiği, tez gibi sözleri hatırlatarak yad ediyoruz;                                 

Devletin kutsalı olmaz. Kutsal olan insandır, millettir, duygudur. Üç-beş kişinin biraraya gelip kurduğu yönetim organizasyonunun adı olan devletin nesi kutsal’’  "Bizde demokrasi talebi yok; bu yüzden de antidemokrat adamlar istedikleri gibi at koşturuyorlar."  "Ülkenin dirliği" hep, menfaatlere çalışıyor. Kim bu ülkenin dirliğini savunanlar, bir düşünmek gerekiyor. 

 

İZ BIRAKAN VALİ, TEVFİK BAŞAKAR

Sıradışı, aykırı valiler dışında, görev yaptığı şehirlerde iz bırakan valilerde vardır. Sistem içinde pekte kolay değildir sıradanlık! Vali Galip Demirel’den görevi devralan, Tevfik Başakar 1986 yılında resmen Zonguldak Valisidir. Görevinin ilk ayında tanışma ve hoş geldin sohbetler sonrası sıra dışı bir vali olmadığı anlaşıldı. Arı gibi bir valiydi, gecesi gündüzü olmayan çalışkan, milliyetçilik duyguları yüksek bir bürokrattı. Daire müdürlerinden hiç hoşnut olmazdı, koltukta oturup imza atmak dışında üretken olmalarını isterdi. Bu yüzden daire müdürlerinin de vali Başakar’ı çok fazla sevdiği söylenemezdi. Valiye imza için çıkan daire müdürlerinin akşam 8-9’lara kadar beklediği olurdu. Bu konuda kısa bir anekdot; akşam saat 18 valinin özel kaleme arıyor’’müsaitseniz vali sizinle dairesinde görüşmek istiyor’’diye. Valiliğe gittiğimde saat 18.30 daire müdürleri ellerinde dosyalarla ile bekliyor. İçeriye girdiğimde kahve söyleniyor’’sayın valim kahve içmesem dışarıda daire müdürleri bekliyor’’ dememe kalmadan’’beklesinler, akşama kadar yan gelip yatmaktan başka bir şey yapmıyorlar’’diye çıkışmıştı. Gazeteci olarak Başakar’la çalışmak memnuniyet vericiydi. Gecenin bir vaktinde, sabaha karşı telefon çaldığında mutlaka valinin özel kalemi olduğu anlaşılır, yine bir kuruma denetlemeye gidileceği için gazeteci olarak hazır tetikte beklerdik. O dönemler Karabük ve Bartın Zonguldak’ın ilçeleri olmasından sabahın köründe yetiştirme yurtlarına, hastaneler gibi insan odaklı kurumlara, ilgili daire müdürleri ve basın mensuplarıyla baskın gibi denetimler yapardı. Halktan gelen şikâyetleri mutlaka değerlendirir, teptili kıyafet dolaşarak yerinde incelerdi. Daire müdürlerinin korkulu rüyasıydı, her an, her saat vali gelecek korkusuyla 7-24 saat tetikte beklenirdi. Başakar daire müdürleri konusunda hata kabul etmez, hemen soruşturma başlatır, görevden alırdı. Halk tarafından sevilen bir valiydi, çalışkan ve üretkendi, gazetelere yazılanları ihbar telaki eder, araştırır ve mutlaka gereğini yapardı. Sayın Tevfik Başakar ile Zonguldak valiliğinden ayrıldıktan sonra irtibatımızı koparmadık, kendisiyle zamanla Ankara’da buluşur eskileri yad ederiz. 

VALİ MUSA IŞIN

Vali Musa Işın’da görev yaptığı illerde iz bırakan valilerdendi.2001-2006 Yıllarında Çaycuma kaymakamlığı yaptığı dönemlerde bölgeye önemli hizmetleri olmuştur. Çaycuma’da tarımsal kalkınma, alt yapı hizmetleri, eğitim, sosyal hizmetler ile diğer alanlarda yapmış olduğu başarılı çalışmalarından dolayı, yılın Başarılı Mülki İdare Amiri  seçilerek  2003 Yılı Meslek Başarı Ödülünü içişleri bakanından almıştır.2005 yılında ise Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından, bu alanda yapmış olduğu hizmetlerinden dolayı, Altın Madalya Beratı ile ödüllendirilmiştir. Görev yaptığı yerlerde başarılı çalışmalarıyla halkın sevgisini kazanan,Bingöl doğumlu Musa Işın terfi beklerken merkez valiliğine kızağa çekilmesi şaşırtıcı olmuştur.Yazının başında belirttiğim gibi valilik gibi istisnai bir makamda olanların ne zaman nerede olacağı belli olmaz diye.Dairede oturmaktan hoşnut olmaz,vatandaşla birlikte olmaktan haz duyardı.Çaycuma kaymakamlığına başladığı sıralarda,hoş geldin ziyaretleri çerçevesinde, dernek başkanı ve yerel bir gazete sahibi olarak, gitmem gerekli olan hoş geldin ziyaretlerine pek gitmezdim.Yazılarımda belli ederek hoş geldin dileklerimi iletirdim.Henüz görevinin birinci ayını dolduran Kaymakam Işın bir gün çat kapı ofisin kapısını çalarak ziyaretime geldi.Mahcup olmuştum,utandırmıştı beni.Bu vesileyle yad etmiş olalım sayın Işın’ı.Kürt kökenli bir vali olarak’’PKK ile Kürtlerin imtihanı’’adlı kitabı da dikkat çekmişti.

 

 
Etiketler: VALİ!..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Temmuz 2018
DEVLET KAÇAK KÖMÜRCÜLÜKLE YÜZLEŞMELİDİR!...
116 Okunma.
12 Temmuz 2018
KENTTE İNSANLIK DRAMI!!!..
352 Okunma.
05 Temmuz 2018
400 VEKİL HESABI TUTMADI!...
509 Okunma.
28 Haziran 2018
OYUN İÇİNDE,OYUN!..
633 Okunma.
21 Haziran 2018
KARAR MİLLETİN…
399 Okunma.
07 Haziran 2018
“BU SİSTEM DEĞİŞMELİDİR!...’’
382 Okunma.
31 Mayıs 2018
ÇELİŞKİLER ŞEHRİ ZONGULDAK!..
387 Okunma.
25 Mayıs 2018
OMURGASIZ SİYASET!!!
366 Okunma.
17 Mayıs 2018
ADALETSİZ DÜNYA DÜZENİ!!!
647 Okunma.
10 Mayıs 2018
“AHLAKSIZ SİYASET!...”
347 Okunma.
03 Mayıs 2018
TÜNELDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ !!!
465 Okunma.
26 Nisan 2018
KOKUŞMUŞLUK!!!
554 Okunma.
19 Nisan 2018
İLKELLİK VE  CEHALETTE  RÖNESANSS!!!
1524 Okunma.
05 Nisan 2018
21.YÜZYILDA ZONGULDAK!!!
1470 Okunma.
29 Mart 2018
SARI ÖKÜZDE GİTTİ, KAFALAR DEĞİŞMEDİ!
1289 Okunma.
22 Mart 2018
SEÇMEN SİZİ NEDEN TERCİH ETSİN?...
1091 Okunma.
15 Mart 2018
SORUNLU NÜFUS KAYDINDAN, SAĞLIKLI SOY AĞACI ÇIKMAZ(!)
749 Okunma.
08 Mart 2018
KENTTE İNSANLIK AYIBI!
606 Okunma.
01 Mart 2018
ZONGULDAK VE ASAYİŞ!
1227 Okunma.
22 Şubat 2018
ŞİRAZESİ KAYMIŞ ANLAYIŞLAR!
1046 Okunma.
15 Şubat 2018
DEVLET HER ZAMAN 18 YAŞINDADIR…
1516 Okunma.
08 Şubat 2018
HUKUK AYIBI VE ZONGULDAK(!)
945 Okunma.
01 Şubat 2018
VİCDANLA CÜZDAN ARASI ANLAYIŞLAR!
993 Okunma.
25 Ocak 2018
GÖZLER VALİ ÇINAR’DA!
872 Okunma.
18 Ocak 2018
KAÇAK KÖMÜR ŞEHRİN KİMYASINI BOZDU
1783 Okunma.
11 Ocak 2018
SİYASETİN ADALETİ DE YOK,PARTİSİ DE!!!
703 Okunma.
05 Ocak 2018
FİLYOS PROJESİ KURTULUŞ,TERMİK SANTRALLER ÖLÜMDÜR!!!
663 Okunma.
28 Aralık 2017
İNSANLIĞINI KAYBEDENİN ADAMLIĞI DA OLMAZ!!!
675 Okunma.
22 Aralık 2017
KAÇAK KÖMÜRCÜLÜK ŞEHRİN KİMYASINI BOZDU!!!
539 Okunma.
14 Aralık 2017
SGK’NIN KARA DELİĞİ ZONGULDAK!!!
549 Okunma.
07 Aralık 2017
VALİ ÇINAR NEŞTERİ VURDU!
537 Okunma.
30 Kasım 2017
SAĞLIKSIZ BEYİNLERLE SAĞLIKLI GELİŞME OLMAZ!!!
704 Okunma.
23 Kasım 2017
MÜTEVAZİ OLUN BEYLER!!!
621 Okunma.
16 Kasım 2017
SENDİKAMI YALAN SÖYLÜYOR? TTK’MI YANLIŞ YAPIYOR!
761 Okunma.
09 Kasım 2017
BU ŞEHRİ SENDİKA İLE SİYASİLER BİTİRDİ!!!
614 Okunma.
02 Kasım 2017
KAMUDA ETİK! İNSANDA AHLAK!
641 Okunma.
26 Ekim 2017
SİYASETTE DEFOLU, BÜROKRASİ DE(!)
1039 Okunma.
19 Ekim 2017
ŞEHİRDE TERÖR VAR!..
833 Okunma.
12 Ekim 2017
SİYASET BİTMİŞTİR(!)
886 Okunma.
06 Ekim 2017
KOLTUĞA OTURMAYLA KÖT DEĞİŞMEZ (!)
913 Okunma.
28 Eylül 2017
SGK DOLANDIRANLARLA GÖREVİ SAVSAKLAYANLAR EŞ DEĞERDEDİR(!)
939 Okunma.
22 Eylül 2017
BU KENTİN İÇİNE TOPYEKÜN ETTİLER!..
1092 Okunma.
15 Eylül 2017
İMAR KİRLİLİĞİNDE AYIPLI ŞEHİR ZONGULDAK!..
1094 Okunma.
08 Eylül 2017
KENT KONSEYİ NE İŞE YARAR?...
972 Okunma.
25 Ağustos 2017
GÖNÜL OYUNLARI
992 Okunma.
18 Ağustos 2017
KİRLETİLMEYEN NESİ KALDI ZONGULDAK’IN!..
865 Okunma.
10 Ağustos 2017
KİŞİLİKSİZ KİŞİLİKLER!...
949 Okunma.
Haber Yazılımı