Yazı Detayı
07 Aralık 2017 - Perşembe 17:22 Bu yazı 207 kez okundu
 
VALİ ÇINAR NEŞTERİ VURDU!
Mustafa ALTINTAŞ
 
 

Bu şehrin 1986-1988‘de Zonguldak valiliği yapan Tevfik Başakar gibi bürokratlara ihtiyacı var. Görev yaptığı dönemler gündüzü gecesi olmayan, sabahın köründe kurumları denetleyen, tebdili kıyafet halkın arasına karışan, görevi ihmal eden bürokratlara kök söktüren bir vali idi. Elbette bir zamanlama farkı olacaktır, askeri ihtilalden çıkılmış, siyasetin kamu görevlilerine üzerinde çok fazla dayatması olmayan bir dönem olarak, rahat bir görev ortamı vardı da, üstlenin görevi severek yapmak başarınında ilk adımıdır.
 Zonguldak’ta sayısız valiler görev yaptı da imara aykırı yapılaşma konusunda radikal kararlar alındığı görülmedi. Göreve kısa bir süre önce başlayan Vali Ahmet Çınar bir müddet gözlemci kaldığı şehrin fotoğrafını adeta çekti! Nihayet yılların sorunu imar kirliliği konusunda düğmeye bastı. Bu şehir siyasi iradeye rağmen radikal kararlar alabilen çok az vali gördü, bağıran çağıran olacaktır da, alışacaklar! Kafasına göre bir gecede yüz tuğla ile baraka yapılamayacağını da öğrenecekler! Şehir merkezinden, kapuz ve Kozlu’ya kadar olan sahil kesimindeki işgaliyeler masaya yatırıldı. Vali Çınar, sahil bandındaki kaçak yapılaşma ve çirkin görüntüler içeren çekek, büfe gibi barakaların yıkımı için verdiği talimat uygulanmaya başlandı. Barakalar da her gece içki âlemi yapanlar, keyifleri kaçanlar, siyasilerin kapısını aşındıranlarmaya başladılar bile! Zaten hep böyle olduğu için sorunlar büyüyerek içinden çıkılmaz hal almadı mı? Vatandaşlık şuuruyla değil, çıkarlar doğrultusunda hareket edenlerin siyasilerden talep ve istekleri her zaman olduğu gibi şimdilerde de olacaktır! Ondandır yıllar boyu şehrin gelişme yönünde bir arpa boyu yol alamadığı!
               Harman olan çarpık yapılaşma sorunu Zonguldak’ı adeta ahtapot gibi kuşattı! Sahil bandından dağlarına kadar kaçak yapılaşma ve işgaliyeler insanların yaşam alanlarını tehdit ederek yaşanılmaz bir şehir imajı yarattı. Vahim olan yasalara aykırı, çirkin ve hukuk dışı yapılaşmaların görevlilerin gözü önünde yapılarak bu güne gelinmiş olmasıdır!  Aslında imar kirliliği konusunda sabıkalı bir şehir Zonguldak!  Üç metrekarelik büfenin üç yüz metre kare açık ve kapalı olan bir tesise nasıl dönüştüğü, rekorlar kitabına bile aday gösterilebilir! Geçmişte gazeteciler cemiyetinin tek katlı Fransız yapımı köhne bina tadilat ruhsatıyla kocaman bir tesis olmasında‘ ‘sorumluk alıyorum‘‘ diyerek imara aykırı yapılaşmaya yol veren belediye başkanlarını da gördü bu şehir! Mahkemeye bile taşınan olay daha sonra bir şekilde kılıfına uydurulduğu hafızalarda tazeliğini koruyor! Yasal boyutu bir yana hiçte etik olmayan münferit bir olay gibi gözükse de, kaçak yapılaşmayı cesaretlendiren vaka olmuştur!
 Söz imara aykırılıktan açılmışken, Kapuz efes pilsen’in ilerisindeki virajda yapılan çok katlı bina! İnşaatı bitmiş, içinde oturanlar bile var! ‘‘seninki de pişmiş aşa su katmaktan başka bir şey değil‘‘ diyebilirsiniz. İmara aykırılığı ve kara yolları yönetmeliğine uygun olmadığı tespit edildiğinden, karkas halindeyken mühürlenerek yapımı durdurulmuş sonradan ne olduysa olmuş!  Konu mahkemeye intikal ederek yargılama safahatından sonra tekrar yapımına müsaade edilmiş! Nasıl olduda yapımına tekrar müsaade edildi? Belediyenin almış olduğu karar yargıdan mı döndü, yoksa imara aykırılık mı giderildi? Nasıl bir yöntem bulunduğunu merak ettik doğrusu!
Merhum Demirel’in ‚‘‘Demokrasilerde çare tükenmez‘‘ sözü boşuna söylenmemiş! Yerel yönetimler için çare ve çaresizlik bir çıkmaz değil! Belediyeler imara aykırılık konusunda envai çeşit yol ve yordam, bulunup, kıvrak zekâlar sayesinde, kılıfına da uyduruluyor! Her alanda küme düşen bu kentin imar kirliliğinden, geri kalmışlığı kadar, her konuda siyasi iradenin vebali büyüktür! Bu şehirde yaşayan insanların, geleceğini değil, bir daha ki seçimlerin hesabını yapan, kokuşmuş siyasi anlayışlar vatandaşlık bilincini de buharlaştırdı! Bozuk düzenin menfaat çarklarına takılanlarda vatandaşlık şuuru gelişip, yeşerir mi?
       Bu kentin yetkili kurumlarının gözü önünde yapılan sahil ve kıyı kesimindeki çekek ve baraka türünde çirkin yapılaşmalara seyirci kalanlar, görevi savsaklayanlar! Yerel yönetimlerin olduğu kadar, yaşanabilir bir kent vizyonu için proje üretmek görevi olan kent konseyinin de bir ayıbıdır. Sormak lazım kent vizyonuyla ilgili yetkili ve etkin kuruluşların başında olanlara; şehri ahtapot gibi kuşatan bu tür çirkin ve tamamen hukuk dışı yapılaşmalar olurken, gözleriniz kör, kulaklarınız sağır mıydı? Şehrin siluetini bozan insanların yaşam alanları işgal edilirken vicdanlarınız hiç mi sızlamadı? O yere göğe sığdıramadığınız görev anlayışınız ne oldu? İmar kirliliği, çarpık yapılaşmanın tavan yaptığı bir şehirde, trafik sorununa çözüm üretemeyen, kaldırımları işgaliyeden kurtulamayan! Sahil ve kıyı şeritleri göçebeler gibi  barakalarla doldurulan! Her yağmur yağışta logarları tıkanarak şehri bok getiren,  Sportif, kültürel ve sanat anlamda şehrin tanıtımına katkı veremeyen, yetişmiş üretken değerlere imkan tanımayan, sahip çıkmayanlar!
 Sahi ne iş yaparsınız siz???

 

 
Etiketler: VALİ, ÇINAR, NEŞTERİ, VURDU!,
Yorumlar
Haber Yazılımı