S. Sertaç KÖKSAL …VE ZONGULDAK!
Yazı Detayı
21 Nisan 2020 - Salı 00:00 Bu yazı 2393 kez okundu
 
…VE ZONGULDAK!
S. Sertaç KÖKSAL
 
 

Sanırım son dönemde gündemi takip eden herkesin en çok duyduğu tamlama bu oldu.

30 Büyükşehir ve ZONGULDAK. “

Birçok kişinin hoşuna gitmiş olsa da yaşadığı şehrin isminin vurgulanması aslında bir dışlanmışlık sonucudur bu ayrımın sebebi. Çünkü büyükşehir statüsün de değildir ve habercilik anlamında kavram kargaşası olmaması için ayrıca belirtilmek zorunda kalınır. Ama ne bu haberleri yazanlar nede okuyanlar bilmezler bu büyükşehir kavramının sadece nüfusla ilgili bir ayrım olduğunu yoksa bilseler sanayi kuruluşlarının az olmasına rağmen tüm ağır sanayi kuruluşlarının Zonguldak’ a bağımlı olduklarını.

Taş kömürüyle, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ülkenin demir çelik politikalarının belirlemesiyle yani madeniyle, üretimiyle.

 Bu da yetmez eğitim seviyesiyle de farklıdır ‘ve Zonguldak’. Çünkü evlatlarına düşkündür iyi eğitim almasını ister. Yetişip ülkesine ve kendisini faydalı olmasını ister. Bu yüzdendir her sene nüfusuna oranla en çok üniversiteye öğrenci gönderen şehirlerdendir “ve Zonguldak”

Daha birçok şeydir de “ve Zonguldak” aslında bu yüzdendir biraz korkulan şehirdir “ve Zonguldak” çünkü Ankara’ya yürümesini de bilir “ve Zonguldak”

Biz biliriz de bizi bilmeyenlerin sayısı çok artınca yöneticilerimiz ellerinden ve dillerinden geleni yapmaya başlar(!).

Mesela nüfus yoğunluğuna göre vaka sayısında ülke lideri olan şehrin vekilleri görürüz tüm televizyon kanallarında veya şehirlerinde onlara oy veren vatandaşın yanında…. Demek isterdim ki sanırım aynı durumdan rahatsız olan Sayın valimiz de konuya bir dil attı ve şöyle bir açıklamada bulundu.

"Her türlü tedbirin alınmasına rağmen maalesef sağlıkçılarımız kendilerini koruyamadılar. Tüm arkadaşlarımızı uyardık. Bu bizim faturamızı ağırlaştıran olay oldu. Normalde sağlıkçılarımızın bize getirdiği yük olmasaydı bugün belki de geri dönüşü konuşuyor olacaktık."

"Misafirhanede onları misafir ettik. Onlardan ücret almadık. Yemek ücreti de almadık. Ama orada kendi aralarındaki ilişkilerinde yeteri kadar dikkatli olmadıkları için hem kendilerini sıkıntıya soktular hem bizi sıkıntıya soktular. Bunun da artık azalacağını varsayıyoruz. Onlar bizim kahramanlarımız. Kendi hayatlarını ortaya koyan insanlar ama yeteri kadar dikkatli olmayınca sıkıntı yaşıyoruz.

 

Tabi bu açıklamanın ardından hemen bir özür mesajı da yayınladı lakin ilk açıklamayı yaparken sayın Bektaş’ın meclisimizde 48 saat önce kabul eden sağlıkta şiddet yasasını test etmek istemiş olma olasılığını göz ardı ediyoruz!

Aksi halde sayın Bektaş’ın açıklaması yanında bir hekim varken şu şekilde olurdu.

“Her türlü tedbiri almamıza rağmen maalesef sağlıkçılarımızı koruyamadık. Tüm çabalarımıza rağmen başarılı olmadık. Bu bizim faturamızı ağırlaştıran olay oldu. Normalde sağlıkçılarımıza bu kadar yüklenmemiş olsaydık   bugün belki geri dönüşü konuşuyor olacaktık.

Ama elimizden sadece kendi misafirhanelerinde misafir ettik. Emekleriyle ödedikleri için ücreti düşünmedik. Yemekte zaten kendi hastanelerinden getirdik. Lakin onlar için yeteri kadar konfor alanı yaratamadığımız için (yurtdışından ve umreden gelenlere pilates topuna kadar düşünülmüşken) sizleri sıkıntıya soktuk. Bu hatalarımızı tekrarlamayacağız. Sizler bizim kahramanımızsınız. Kendi hayatınızı ortaya koyarken biz yeteri kadar dikkatli olamadık.”

 İşte açıklama ya böyle olur ya da özür böyle dilenir. Yoksa hala haklı çıkmaya çalışılarak dilenen özür samimiyetten uzak kalır.

Unutmayın bizler “BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİN” desturuyla büyütüldük ve büyüteceğiz.

Ve en kısa zamanda “VE ZONGULDAK” yerine “İŞTE ZONGULDAK” diye anılırız.

 

 
Etiketler: …VE, ZONGULDAK!,
Yorumlar
Haber Yazılımı