Yazı Detayı
10 Ocak 2018 - Çarşamba 18:37 Bu yazı 408 kez okundu
 
Yani delirmiş diyorsun!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Kargalar henüz kahvaltıya başlamamıştı ama ben işyerine gitmek için önce bir tramvay yaptım, sonra metro…
Kolay olmadı tabi. Bu devirde alet edevat olmadan koca bir tramvayı yapmak ancak bana yakışır. 
Neyse tramvaydan sonra hadi bir de metro yapayım dedim. Birkaç dolmuş, birkaç otobüs de yapıp İstanbul Büyükşehir Belediyesinin araç filosunu genişletecektim ama şimdilik İstanbul Kart basarak da gelirlerini arttırabilirim diye düşündüm. Bu arada ben çok iyi düşünürüm!
Tıkış tıkış olduğumuz metroda üç hanım kızımız geniş geniş muhabbet ediyordu. Hani muhabbet deyince siz de dedikodu yaptıklarını, sevgililerini çekiştirdiklerini falan sanmayın. Bu hanım kızlarımız dersten bahsediyordu.
Gece saat bir de yatmıştı birisi, sabah beşte kalkmış, arkadaşıyla ders çalışmışlardı.
4 saatlik uyku sonrası çalışmayı anladım da, o vakitte çalışacak arkadaşı nereden buldu onu anlamadım.
Neyse ne canım, bize ne…
Bugün sınav varmış, “ben çalışamadım” dedi. Çantasından bir deste küçücük not kâğıtları çıkarttı, inci gibi yazılıydı. Bazısı kırmızı kalemle, bazısı mavi kalemle, bazısı da siyah kalemle yazılmıştı. Önce bunun bir renk şifresi olduğunu düşündüm ama sonra kalemin bitmiş olma ihtimali üzerinde derin bir analiz yaptım, kararım kalemin bitmiş olmasıydı ve bu karar, kesin kararımdı.
Hikâyemizin ikinci kahramanı notları birinci kahramanımıza yani sabahın beşinde uyanıp, arkadaşıyla ders çalışan hanım kızımıza uzattı. O da barkod okuyucu gibi nota bakar bakmaz o konuyla ilgili en az bir dakika yorum yaptı. Düşünün… düşündünüz mü, öyleyse o kadar not kağıdı için, ne kadar yorum dinlediğimi de anladınız.
Tabi hemen yanı başımda geçen bu konuşmayı dinlememek gibi bir şansım yoktu ama iyi oldu, bu arada birkaç tıp fakültesi bitirdim, artık ameliyata bile başlayabilirim.
Hanım kızlarımızın dersi duygu durumla ilgiliydi, daha başka da vardı ama siz de tıp fakültesinden mezun olup, hastaneleri doldurmayasınız diye doktorluğu kendime saklayayım.
Birinci hanım kızımız notlara bakarak ikinci hanım kızımıza tıp dersini verdi, hem de sular seller gibi.
Bak kızım dedi, kızı oluyormuş demek ki…
Şimdi korkuyorsun ya, korkmuyordu.
Yani temsil bir olay oluyor korkuyorsun, eee, sonra kalbin küt küt atıyor. Belki kızın kalbi tak tak atıyordur sana ne?
Neyse ne, bunun iki türlü duygu durumu varmış. Birincisinde bir saniyelik bir fark varmış, önce korkarmışsın, sonra kalbin küt küt atarmış, diğerinde hem kalbin hem de korkun aynı anda gelirmiş. Topu topu bir saniyelik fark için iki farklı duygu durumu birkaç dakika anlattı. Sadece bu değil, bunun için iki farklı konu varmış, toplam 8 çeşit durum oluyormuş ve bunlar da şöyle oluyormuş, böyle oluyormuş deyip geçiştirmek olmaz. Hepsinin üzerinde durmak gerekir.
Mesela diyelim bir soygun oldu, mesela dedik ya hemen niye korkuyorsunuz, temsil yani, örnek babından.
Soygun ani oldu, ne yaparsınız, irkilirsiniz, korkarsınız. Göz kapaklarınız açılır, sonra kapanır, açılır, sonra kapanır…
Başınız öne eğilir, omuzlarınız kasılır, vücudunuz öne eğilir, karın düzleşir, dizlerinizin bağı çözülür. Betiniz benziniz sararır, burnunuz bembeyaz olur. Sonra yüzünüz de kireç gibi beyazlaşır. Sonra ter bezleriniz çalışır ve soğuk soğuk ter dökersiniz, mübarek sanki İSKİ bedava su dağıtmaya başlamış da, siz de bir koşu gidip bütün suyu almaya çalışmışsınız gibi bir hale bürünürsünüz. 
Birinci hanım kızımız, elindeki notlarla nutuk atmayı sürdürüyor, ben de onun anlatımından kişinin bürüneceği ruh hali ve dışa yansıyan görünümünü tahayyül etmeye, bu tahayyülümü de sizlere aktarmaya çalışıyorum. Meğer sadece sizlere değil, üç hanım kızımıza da aktarmışım, “Yani delirmiş diyorsun..” sözünü sesli söylemişim. Üç hanım kızımız önce sözümü duydu, sonra bu sözü söyleyene doğru bir bakış attılar, şaşırdı, gerildi, sonra bir gevşeyip, bastılar kahkahayı.
Neden kahkaha attılar anlamadım; benim analizime mi, yoksa delirdiğimi düşündüklerinden mi, yoksa üçü birden delirdiğinden mi…
Neyse de ne, ben tıp tahsilimi insan davranışları üzerine tamamlamayı sürdürüyorum. Belki yakında psikolog olurum, belki de psikiyatrist, ya da psikopat, ne fark eder ki, hepsinde de pisi pisi bir şeyler var. Birinci hanım kızımız elindeki notlardan ikinci hanım kızımıza ders anlatmayı sürdürdü, hem de öyle böyle değil, sabah sabah birkaç yumurta içmiş, birkaç litre de zeytin yağıyı üstüne boca etmiş gibi gür bir sesle. Garibim üçüncü hanım kızımız da benim gibi sessiz sedasız durup, yine benim gibi garip garip onlara bakıyordu.
Şansa bak ki onların ineceği durak geldi ve indiler, yoksa ben şimdiye tıp fakültesi diplomasını cebe indirmiştim bile!
Acaba peşlerinden mi gitsem, bu diplomayı almam lazım, şunun şurasında ne kaldı ki…

 

 
Etiketler: Yani, delirmiş, diyorsun!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
295 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
305 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2222 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
559 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
503 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1291 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
337 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
532 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
318 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
703 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
335 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
374 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
371 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
463 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
310 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
475 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
340 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
262 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
428 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
485 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
355 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
345 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
432 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
3983 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
635 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
558 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
696 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
542 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
582 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
661 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
675 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
563 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
503 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
710 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
594 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
633 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
634 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
621 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
974 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
589 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
601 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
545 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
552 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
600 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
582 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
829 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
554 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
613 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
536 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
585 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
634 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
628 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
615 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
676 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
666 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
587 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
633 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
743 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
532 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
606 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
699 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
699 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
551 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
466 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
625 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
688 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
613 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
619 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
661 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
858 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
603 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
699 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
786 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
778 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
574 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
724 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
644 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
637 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
789 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
655 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
606 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
645 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
745 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
529 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
498 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
660 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
592 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
586 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
545 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
521 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
625 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
624 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
566 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
605 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
576 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
702 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
738 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
602 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
766 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
673 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
804 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
668 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
671 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
677 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
756 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
759 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
710 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
538 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
619 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
753 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
657 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
727 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
736 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
680 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
771 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
733 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
608 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
678 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
657 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
685 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
850 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
727 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
708 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
853 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
703 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
784 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
793 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
737 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
773 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
720 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
857 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
785 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
737 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
791 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
735 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
710 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
818 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
730 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
875 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
816 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
810 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
749 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
765 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
763 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
759 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
839 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
826 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
949 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
730 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
917 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
805 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
864 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
696 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
725 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
874 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
784 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
833 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
906 Okunma.
Haber Yazılımı