Yazı Detayı
10 Ocak 2018 - Çarşamba 18:37 Bu yazı 630 kez okundu
 
Yani delirmiş diyorsun!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Kargalar henüz kahvaltıya başlamamıştı ama ben işyerine gitmek için önce bir tramvay yaptım, sonra metro…
Kolay olmadı tabi. Bu devirde alet edevat olmadan koca bir tramvayı yapmak ancak bana yakışır. 
Neyse tramvaydan sonra hadi bir de metro yapayım dedim. Birkaç dolmuş, birkaç otobüs de yapıp İstanbul Büyükşehir Belediyesinin araç filosunu genişletecektim ama şimdilik İstanbul Kart basarak da gelirlerini arttırabilirim diye düşündüm. Bu arada ben çok iyi düşünürüm!
Tıkış tıkış olduğumuz metroda üç hanım kızımız geniş geniş muhabbet ediyordu. Hani muhabbet deyince siz de dedikodu yaptıklarını, sevgililerini çekiştirdiklerini falan sanmayın. Bu hanım kızlarımız dersten bahsediyordu.
Gece saat bir de yatmıştı birisi, sabah beşte kalkmış, arkadaşıyla ders çalışmışlardı.
4 saatlik uyku sonrası çalışmayı anladım da, o vakitte çalışacak arkadaşı nereden buldu onu anlamadım.
Neyse ne canım, bize ne…
Bugün sınav varmış, “ben çalışamadım” dedi. Çantasından bir deste küçücük not kâğıtları çıkarttı, inci gibi yazılıydı. Bazısı kırmızı kalemle, bazısı mavi kalemle, bazısı da siyah kalemle yazılmıştı. Önce bunun bir renk şifresi olduğunu düşündüm ama sonra kalemin bitmiş olma ihtimali üzerinde derin bir analiz yaptım, kararım kalemin bitmiş olmasıydı ve bu karar, kesin kararımdı.
Hikâyemizin ikinci kahramanı notları birinci kahramanımıza yani sabahın beşinde uyanıp, arkadaşıyla ders çalışan hanım kızımıza uzattı. O da barkod okuyucu gibi nota bakar bakmaz o konuyla ilgili en az bir dakika yorum yaptı. Düşünün… düşündünüz mü, öyleyse o kadar not kağıdı için, ne kadar yorum dinlediğimi de anladınız.
Tabi hemen yanı başımda geçen bu konuşmayı dinlememek gibi bir şansım yoktu ama iyi oldu, bu arada birkaç tıp fakültesi bitirdim, artık ameliyata bile başlayabilirim.
Hanım kızlarımızın dersi duygu durumla ilgiliydi, daha başka da vardı ama siz de tıp fakültesinden mezun olup, hastaneleri doldurmayasınız diye doktorluğu kendime saklayayım.
Birinci hanım kızımız notlara bakarak ikinci hanım kızımıza tıp dersini verdi, hem de sular seller gibi.
Bak kızım dedi, kızı oluyormuş demek ki…
Şimdi korkuyorsun ya, korkmuyordu.
Yani temsil bir olay oluyor korkuyorsun, eee, sonra kalbin küt küt atıyor. Belki kızın kalbi tak tak atıyordur sana ne?
Neyse ne, bunun iki türlü duygu durumu varmış. Birincisinde bir saniyelik bir fark varmış, önce korkarmışsın, sonra kalbin küt küt atarmış, diğerinde hem kalbin hem de korkun aynı anda gelirmiş. Topu topu bir saniyelik fark için iki farklı duygu durumu birkaç dakika anlattı. Sadece bu değil, bunun için iki farklı konu varmış, toplam 8 çeşit durum oluyormuş ve bunlar da şöyle oluyormuş, böyle oluyormuş deyip geçiştirmek olmaz. Hepsinin üzerinde durmak gerekir.
Mesela diyelim bir soygun oldu, mesela dedik ya hemen niye korkuyorsunuz, temsil yani, örnek babından.
Soygun ani oldu, ne yaparsınız, irkilirsiniz, korkarsınız. Göz kapaklarınız açılır, sonra kapanır, açılır, sonra kapanır…
Başınız öne eğilir, omuzlarınız kasılır, vücudunuz öne eğilir, karın düzleşir, dizlerinizin bağı çözülür. Betiniz benziniz sararır, burnunuz bembeyaz olur. Sonra yüzünüz de kireç gibi beyazlaşır. Sonra ter bezleriniz çalışır ve soğuk soğuk ter dökersiniz, mübarek sanki İSKİ bedava su dağıtmaya başlamış da, siz de bir koşu gidip bütün suyu almaya çalışmışsınız gibi bir hale bürünürsünüz. 
Birinci hanım kızımız, elindeki notlarla nutuk atmayı sürdürüyor, ben de onun anlatımından kişinin bürüneceği ruh hali ve dışa yansıyan görünümünü tahayyül etmeye, bu tahayyülümü de sizlere aktarmaya çalışıyorum. Meğer sadece sizlere değil, üç hanım kızımıza da aktarmışım, “Yani delirmiş diyorsun..” sözünü sesli söylemişim. Üç hanım kızımız önce sözümü duydu, sonra bu sözü söyleyene doğru bir bakış attılar, şaşırdı, gerildi, sonra bir gevşeyip, bastılar kahkahayı.
Neden kahkaha attılar anlamadım; benim analizime mi, yoksa delirdiğimi düşündüklerinden mi, yoksa üçü birden delirdiğinden mi…
Neyse de ne, ben tıp tahsilimi insan davranışları üzerine tamamlamayı sürdürüyorum. Belki yakında psikolog olurum, belki de psikiyatrist, ya da psikopat, ne fark eder ki, hepsinde de pisi pisi bir şeyler var. Birinci hanım kızımız elindeki notlardan ikinci hanım kızımıza ders anlatmayı sürdürdü, hem de öyle böyle değil, sabah sabah birkaç yumurta içmiş, birkaç litre de zeytin yağıyı üstüne boca etmiş gibi gür bir sesle. Garibim üçüncü hanım kızımız da benim gibi sessiz sedasız durup, yine benim gibi garip garip onlara bakıyordu.
Şansa bak ki onların ineceği durak geldi ve indiler, yoksa ben şimdiye tıp fakültesi diplomasını cebe indirmiştim bile!
Acaba peşlerinden mi gitsem, bu diplomayı almam lazım, şunun şurasında ne kaldı ki…

 

 
Etiketler: Yani, delirmiş, diyorsun!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
31 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
47 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
412 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
850 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
501 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4362 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
1620 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
500 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
318 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1513 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
479 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1357 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1068 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1513 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
561 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2456 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
714 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
678 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1418 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
469 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
745 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
523 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
910 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
522 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
520 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
531 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
657 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
488 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
658 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
517 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
438 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
643 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
648 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
519 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
500 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
596 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4208 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
808 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
766 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1009 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
750 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
756 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
886 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
880 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
747 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
679 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
973 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
722 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
818 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
942 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
912 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1228 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
797 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
808 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
827 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
685 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
781 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
760 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1062 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
735 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
847 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
744 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
761 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
831 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
800 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
852 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
903 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
868 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
734 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
799 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
992 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
727 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
806 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
933 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
867 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
762 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
628 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
803 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
919 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
849 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
800 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
826 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1078 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
738 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
917 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1119 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1012 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
758 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
953 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
859 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
848 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
944 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
894 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
744 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
816 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
929 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
720 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
636 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
852 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
789 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
810 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
722 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
739 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
836 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
815 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
726 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
777 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
733 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
894 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
950 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
831 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
971 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
891 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1022 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
848 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
831 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
919 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
927 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1052 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
877 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
701 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
835 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
954 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
838 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
903 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
983 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
894 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
998 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
933 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
792 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
854 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
860 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
846 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1021 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
923 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
886 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1040 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
901 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
989 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1107 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
889 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
959 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
920 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1110 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1017 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
927 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1030 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
893 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1001 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1093 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
955 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1063 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
978 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
991 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
959 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
968 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
986 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
918 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1043 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1054 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1170 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
923 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1101 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1029 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1089 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
847 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
888 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1118 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
995 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1010 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1105 Okunma.
Haber Yazılımı