1 TRİPOT, 1 KAMERA. PEKER- SOYLU GÜNDEMİ
Haber
26 Mayıs 2021 - Çarşamba 16:48 Bu haber 1630 kez okundu
 
1 TRİPOT, 1 KAMERA. PEKER- SOYLU GÜNDEMİ
GÜNDEM Haberi
1 TRİPOT, 1 KAMERA. PEKER- SOYLU GÜNDEMİ

1 TRİPOT, 1 KAMERA. PEKER- SOYLU GÜNDEMİ

İçinde bulunduğumuz hayat pahalılığı, siyasi gerginlik, işsizlik ve pandemi belâsının ardından; bir de ‘Mafya hesaplaşması’ çıkmadı mı!..

Elbette kendiliğinden çıkmadı. ‘Peyda’ edildi. ‘Sorun’ son yağan yağmurla gelmedi. Gerisi var, paydaşları/aktörleri var. Anlaşılan o ki, görünen ve görünmeyen aktörlerin hepsinin kendine göre bir hesabı var.

Organize suç örgütü lideri/firari Sedat Peker, yeraltı dünyası ile ilgili hatıralarını naklettiği kasetler ile sadece Türkiye değil, dünya da ‘Fenomen’ oldu.

Çoğunlukla ‘İçişleri Bakanı’nı hedef aldığı açıklamalarıyla sadece ‘Kanunsuz’ işleri ima etmiyor; şayiaların artmasını sağlayıp, toplum katmanlarının  moralini bozuyor.

Aslında, dolaylı veya direkt olarak yapılanlardan biride; vatandaşın moralini bozmanın ötesinde, ülkeye gelecek yabancı yatırımcının önü kesiliyor.

Pandemi/salgın sürecinde çektiğimiz eziyeti biliyorsunuz. Maskeli dolaşmalar, eve kapanmalar, kapalı okullar ve ticarethaneler moral bozmanın ötesinde ekonomiyi zedeliyor.

Hükümetin, vaka sayıların aşağı çekmek için yaptığı çalışmaların en büyük sebebi, taze para girdisi manasındaki turizm sezonunu değerlendirmek.

Covid belasından ne kadar kurtulursak; hem  iç- dış turizmde hareketlenme hem de, ekonomide nefes alma sağlanır.

Sedat Peker’in açıklamalarıyla, ülkedeki yabancı yatırımcıların telaşa kapılmaları kadar doğal bir şey olamaz. Mafyanın cirit atığı görüntüsü verilen açıklamalar, yabancı yatırımcıyı engeller. Hangi yabancı yatırımcı ‘toz/duman’ görüntülü ortamlarda yatırım/ticaret yapar?  Her an başına bir musibet gelmesinden korkar.

Dolayısıyla, olayın bu tarafı dikkate alınıp, olayın aktörleri aklı selim çalışmalar içine girmelidir.

Yozlaşmanın hakim olduğu siyasi arenaya bakın. Herkes. kendi açısından değerlendirme kendine pay çıkartmaya çalışıyor.

‘Tasma takacağım. Tasma taktırmam. Marina. Komplocular. Duvardaki tuğla. Eroin gemisi. Kıbrıs ayağı vs…’

İlginç yanlardan biri, ‘1 tripot 1 kamera’ eşliğinde yapılan açıklamaların boyutları, her geçen gün muhataplarını arttırıyor. Her geçen gün izlenme oranı artıyor.

Olayın elbette sosyal ve ekonomik boyutları var. Ancak, kim, “Seçim/Sandık boyutu  yok” diyebilir. Yapılan açıklamalar, halka ‘İkna edici’ bir şekilde anlatılmazsa, bu açıklamalar seçim ve sandığa yüzde 5-10 oranında yansır.

Yapılacak olan, ‘Devlet /siyaset’ yönetimi çerçevesine, kanun dışı ilişki ve görüntülerin girmemesi.

Aslında yapılacak olan tarafsız bir  mahkeme ile ortaya dökülenlerin araştırılıp, kamuoyunun rahatlatılmasıdır.

Çünkü, siyasi kamplaşmanın hakim olduğu toplum katmanları arasında; açıklamalar her geçen gün boyutunu ve etkinlik alanını genişletiyor.

Bozulan huzur, siyasete olan güveni azalttığı gibi, iç turizmden ülkeye gelecek yatırımcıya kadar olumsuz  yansır.

Farkında mısınız, TV’lerde  izlenecek program sayısı yok denecek kadar az.

Futbol maçları bitti. Acun Ilıcalı’nın  Survivor yarışmaları ile Kuruluş Osman dizisine kalmıştık.  Sedat Peker açıklamaları, izlenme oranlarını alt-üst eti.

Ne İçişleri Bakanı’nın TV programı, nede program  sonrası  İçişleri Bakanı’na sahip çıkan açıklamalar, kamuoyunu yönlendiremedi.

Velhasıl-ı kelam, olayın aktörleri ve ülke yöneticileri,  olaya ülke geleceği açısından bakmalı.

BIRAK BİZİ FATİH TERİM…

İnsanın karizmatik yapısını oluşturan maddi ve manevi değerler bütünü içinde yer alır tuttuğu takım, yaptığı spor…

Beni tanıyanların bildiği özelliklerimden biri de Galatasaraylı oluşumdur.

Arma ile forma ile tartışmalardaki üslup ile cimbomlu olduğumu belli ederim.

Ancak, eşim BJK, büyük kızım FB’li olduğunu da  aktarayım. Yani, tartışma adabı dışına çıkmamam için adeta ‘Her türlü fren’ görevi yaparlar bana.

sadede gelelim. İki yıldır, ‘Şampiyonluk’ edebiyatı yapıp, nal topluyoruz. Diğer takımlar iki maç kaybetti mi, teknik direktörlerini aforoz edip kaybediyorlar.

Bizim sosyal medya trolleri ile meşhur Fatih Terim hoca, 6 mazta 13 puan kaybediyor, yine yerinde… Yerinde olması bir yana, herkese gerdan kıvırıp laf atıyor. Ceza alıyor, maç kaybediyor suçlu başkası. Topçu başkan laf ediyor, savunucusu oluyor.

Sezon başında yetersiz kadroya rağmen ‘Şampiyon olacağız’ diyen BJK başkanı Çebi’yi görmezden geliyor.

İkti yıldır şampiyonluk averajla gidiyor. Elli türylü bahane uydurup, kendini sıyırıyor. Kime ‘Averaj’ yapılıyor başkana, takıma…

Ölüm döşeğindeki başkan Mustafa Cengiz’e gönderme yapıyor. ‘Yumruk sıkıyor’

Başkan Cengiz’in canına ‘Tak’ diyor. Sözleşmesi uzatılmayacak’ diyor.

Kendisine destek, üçü bir araya gelse seçim kazanamayacak adaylardan geliyor.

Yettin artık Terim.

Puan kayıpları, alınan cezalar, transferler ve giden şampiyonluklar… Herkes  suçlu, sadece Terim haklı!..

Ya sevenlerinle çık aday ol seçim kazan. Yada bırak bizi artık Terim. Ağız tadıyla bir şampiyon olalım.

Seninle olmuyor.

 

VAKA HARİTASI YALAN SÖYLEMEZ

 

Bu ‘Nalet’ salgın hava sıcaklıklarının artmasına rağmen, tebelleş olduğu ortamı terk etmiyor.

Aslında, kendi benzerini üreterek çoğalan covid’in, arızalı benzerleri olan ‘mutasyonlu covidler’ şimdilerde moda. İngiliz varyasyonu, Alman varyantı gibi  isimler ile reklam erilip, piyasa aktörleri arasına sokuluyor.

Şu anda piyasada aranan/buluna aşıların hangi varyasyona dahil olduğu konulu açıklama yok.

Bir taraftan ‘Aşı’ edebiyatı yapılıyor. Diğer taraftan ‘Rakı efsanesi’ gibi, Aşı olmayan öldü de aşı olanlar ölmüyor mu?’ edebiyatı yapılıyor.

Efendim, dün aktarmıştık. Vaka sayıları Türkiye de düşüyor. Zonguldak sıralamada ‘Kötü iller’ arasında yok. Ancak, Test sayıları ne alemde bilmiyoruz.

Vaka sayıları dün itibarıyla 90-10. Elbette 560’lara göre çok iyi. Yetkili ve yetkisizlerin ortak görüşü ‘Rehavete kapılmayın’ şeklinde.

Dün belirtmiştim. 100 milyon Sinovac, 120 milyon Biontec, 50 milyon Sputnic aşı geliyor. İlginçtir, Zonguldak’ta bile ‘yerli aşı bekliyorum’ diyenlere rastlıyorum. bunlar da, ‘Bulup, bunayanlar’.

Şimdi, Zonguldak’ta vaka sayıları zik/zak çiziyor.63-89-55 gibi. Son vaka haritasında kötü iller arasında Zonguldak yok demiştim ya? Ancak, Karadeniz sahilinde en yüksek il Zonguldak. İstanbul-Ankara’ya göre de yüz bin nüfusa göre tespit edilen haritaya göre de Zonguldak yüksek. Dün verdiğim yüz bin nüfusa göre yüzde 47. 66 oranı gece değişti, 129. 90 oldu. Yani, haritadaki değerlendirmede yüzde 18 düşüş var.

Yani, Zonguldak’ta durum önceki güne göre iyi. Gelecek açısından kötü.

Vaka sayıları ülke genelinde azalmazsa, 1 Haziran sonrasında da hafta sonları ‘Eve kapanma’ önlemleri devam edecek.

Yani, ‘Rehavet’ yok.

 

HAVAALANI NEDEN İÇ HATLARDA YOK!

 

 

Aslında, bazı konular var ki, Tarifi mümkün değil.

1939-1945 yıllarında küçük uçaklara yönelik ‘Slot’ havaalanı olarak inşa edilmiş Zonguldak Havaalanı(Saltukova) maalesef aradan geçen 64 yıla rağmen, sağlıklı bir hava trafiğine açılamadı.

Cihaz eksik, kuyruk rüzgarı alıyor, pist kıza/dar, dağ engeli var gibi sorunların ardı arkası kesilmedi. Nihayetinde sorunlar ekarte edildi. Ancak, yine de yolcu potansiyeli olmasına rağmen iç hat uçuşları yapılamıyor.

Yurt dışı uçuşları başladı ve ilgi görüyor.

Komşumuz Kastamonu’da yolcu potansiyeli Zonguldak Kadar olmamasına rağmen iç hatlarda uçuş yapılıyor.

Hem Türk Hava Yolları hem de özel sektör firmaları Zonguldak’ı maalesef cazip görmüyorlar.

Olay her geçen gün Zonguldak’ta artan boyutta tartışılıyor. Siyasetçilerin dikkatini çekip, yaptığımız yönlendirmelerde işe yaramıyor.

Salı günü Kulis’te “Hain arayan politipler, iç hatları uçuşa açın” dedik

Politipler, alışkanlıkları olan sağıra yatma pozisyonu aldılar yine.

Dün, refikimiz İmza gazetesi ‘Ne işe yararsınız?’ başlığıyla manşetine taşıdı olayı. Zonguldak’ milletvekillerinin tamamının resimlerini koyup,  Kastamonu örneği ile havaalanının iç hatlara açılması için vekillerin dikkatini çekti.

Bekleyelim görelim.

Kaynak: Editör:
Etiketler: 1, TRİPOT,, 1, KAMERA., PEKER-, SOYLU, GÜNDEMİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı