HAİN TARTIŞMASI ve SENARYOLAR ŞEHRİ ZONGULDAK
Haber
20 Haziran 2021 - Pazar 14:55 Bu haber 1388 kez okundu
 
HAİN TARTIŞMASI ve SENARYOLAR ŞEHRİ ZONGULDAK
GÜNDEM Haberi
HAİN TARTIŞMASI ve  SENARYOLAR ŞEHRİ ZONGULDAK

HAİN TARTIŞMASI ve  SENARYOLAR ŞEHRİ ZONGULDAK

Ak Parti içindeki ‘Hain arayışı’ tabanda ya da taraftar gurupları arasında sert bir şekilde sürüyor. Belediye Başkanı Sayın Selim Alan’ın sosyal medya üzerinden yaptığı ‘Çoktan çok, azdan az gider’  hezeyanı ‘Duvara kazınmış slogan’ gibi hafızalara da kazındı.

Rivayet odur ki, ‘Hain arayışı’ yukarıyıda rahatsız etmiş ve ‘İşi çözün’ denmiş.

Geçen hafta İl Başkanı Zeki Tosun’un, Ankara’ya gitmeden önce ‘Parti içindeki sorunları çözüyoruz’ açıklamasının ‘Sebep-i hikmeti’ bu.

Dolayısıyla İl Başkanı Tosun’un Belediye Başkanı’nı ziyareti sonrası ‘Taraftar’ temsilcilerinden Mustafa Çağlayan ve Ömer Gülay’ın sosyal medya üzerinden yayınladıkları ‘Barış çubuğu’ sohbetli görüntü ilginç bulundu. Ancak, görüntüler, tabanda ‘Baltalar toprağa gömüldü’ şeklinde yorumlanmıyor.

‘Taze karar’ birkaç hafta böyle, tarafların birbirlerine obstriksiyon(Yasal faul) yapma şeklinde yoklamalarla sürer. Kaleyi gören yine şut çeker ya da ceza sahasında kasti fauller başlar.

Bu elbette bir ‘Niyet okuma’ değil. Çünkü taraflarda, ‘Kuyruk acısı’ niteliğinde ‘Kanayan yaralar’ varlığı malum.

Bu ‘Kuyruk acıları’ elbette yukarının işine gelmiyor. Seçmen bazında sıkıntılar artıyor, oy oranı sürekli aşağı düşüyor…

‘MHP’yi kurtarmak için baraj yüzde 5-6 yapılacak’ söylentisi bile sıkıntı.

Yaşam kalitesine etki eden icraatlar yol, tünel, kavşak gibi hizmetler ivme arttırken; şehir içinde WC, otopark sıkıntısı, otopark için okul yıkma, ‘İnönü Parkı’na operasyon, mahallelerde lağımların açıkta artması gibi negatif gelişmelerle yaşam kalitesi düşürülüyor.

Dolayısıyla, parti için iktidar koltuğunda oturanlar, ‘Oksikefal’ yaptıkları muhaliflerin ayağa kalkmasını, ‘Barış çubuğu’ görüntüleriyle aşamayacaklarını iyi biliyorlar.

İşin başka boyutu da, Belediye Başkanı Sayın Selim Alan’ın, ‘Kasımpaşa ağzı’ konuşması. Yani, ‘Ben ne dersem o’ mantığını şahsında yaşatmaya çalışıp, parti aleyhinde ‘Tezahürat’ arttırması.

Sayın Alan, halkın beklentilerini dile getiren basındaki olumlu eleştirileri bile kabul etmeyip, ‘Niyet okuma’ cüretiyle ‘Senaryo’ suçlaması yapıp ‘Yandaş tayfa’ oluşturma gayreti gösteriyor.

Halkın/seçmenin beklediği bilgilerin saklanması için ‘Üstün gayret’ gösteriyor.

Zonguldak’ta bir ‘Trafik keşmekeşi’ ve ‘Otopark rezaleti’ var. Bunu gizlemenin ne AK Parti seçmenine ne şehrin insanına faydası var.

Yeni Hastane’nin yetersiz otoparkı için Kız Meslek Lisesi’ni yıkmaya uğraşılıyor ya! Peki; Acılık’ta ki Yeni İş Merkezi’nin yetersiz otoparkı için yarın nereyi yıkacaksınız?

Uzunmehmet Camii’nin yetersiz otoparkı için ne önlem alacaksınız? Kendi aracınızı Cami içine sokunca iş bitiyor mu?

Liman içi düzenleme bittiğinde ziyaretçilerin araçlarını nereye çektireceksiniz? Lavuar Alanı projesinde otopark var mı, neden açıklamıyorsunuz? Aylardır “Lavuar Alanı Projesi’nde ‘Tadilat’ yapılıp, bin araçlık otopark eklenmeli” diyoruz. Neden sağıra yatıyorsunuz?

“Lavuar Alanı ne zaman bitecek’, sorularının gelmesini beklerdim” diyor Başkan Alan. Yeni Hastane ne zaman bitecek?’ diye yazdıkda ne oldu? Hastane ‘yetersiz’ otoparklı yapıldı. Şimdi ‘Okul yıkacağım’ diye uğraşılıyor.

Liman içi düzenleme ne zaman bitecek?’ demedik. Kaç otopark var liman içinde. Yoksa, otopark için eski ‘Adliye Binası’ mı yıkılacak!

Karambol de İnönü Heykeli’ne operasyon çekildi.

Nizam Caddesi ve ara sokaklardaki çalışmalar aylardır sürüyor. Yazık harcanan paralara... İşçilik sıfır. Şimdiden yağan yağmurlar gölet oluşturuyor. Görüntü gayri ciddi. Bartın Belediyesi bile ‘Tablo/resim gibi parke’ döşemiş sokaklarına. Burada usta değil, tamirci kafası var.

Devlet destekli yatırımlar dahil, şehre kim bir çivi çakarsa ‘Hasta şifa bulsunda…’ kabulu içinde bakıyoruz.

‘Yiğitlerin değil, Sorunların Başkenti Zonguldak’ta; ödediğimiz vergi kadar yatırım alabilmek için; her türlü olumsuzluğa ‘İktidar veya muhalefet kafası’ ile değil, ‘Şehrin sahibi’ edası ile bakıyoruz.

Ve seçilmiş atanmışların ‘Koltuk aşkına’ yaptıkları/yazdıkları/okudukları ‘İnleyen nağmeler’ türü senaryolara da pek rağbet etmiyoruz.

Velhasıl-ı kelam; parti içi çekişmeler ‘Aile içi’ köşe kapmaca oyunlarından… Nihayetinde boy ölçüsünü  ‘Üye’ yada üye olmayan ‘Seçmen’ alacak.

Basın, ‘Doğru-Ciddi-Sahih’ açıdan haber, yorum ve anektod aktaracak.

Yani; herkes işini yapacak.

 

28 EKİM DE AKTARMASIZ UÇUŞ MU VAR

Tam 64 yıl önce.1934-1945 yıllarında küçük uçaklara yönelik ‘Slot’ havaalanı olarak inşa edilmiş. Ancak, o gün bu goündür, iç ve dış hatlarda ‘Nizami’ ve ‘Sürekli’ uçuş sağlanamamış.

Kuyruk Rüzgarı, pist uzunluğu, yandaki dağ, pist genişliği veya bazı cihazların eksikliği, uçuşa engel ‘Bahane’ olarak ileri çıkmış.

Nihayet… Büyük uçakların bile iniş- kalkışlarına engel olmayacak şekilde pist genişlik ve boyu yapılınca; yöre hep birlikte ‘Hele şükür’ çekti.

Hele Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan’ın 2019’da Zonguldak’a yaptığı gezi sırasındaki ‘Zonguldak’a iç hat seferleri başlayacak’ talimatına rağmen seferlerin başlamaması moralleri yıktı.

Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Zonguldak gezisi öncesi yetkililerin ‘17 Haziran 2021’de uçuşlar başlayacak’ açıklaması değişik yorumlandı.

Rivayşet o ki, Cumhurbaşkanı’nın 2019’daki talimatının kendrisine hpatırlatılacağından korkuldu.

Ancak, ‘17 Haziranda uçuşlar başlayacak’ anonsuna bir başka ilginç not eklenmişti. ‘Uçuşların bitiş tarihi: 28 Ekim 2021’

Dolayısıyla, iç hat seferlerinin başlatılması, Zonguldaklı seçmenlerin gazını almak olarak yorumlandı.

17 Haziran da iç hat seferleri İstanbul-Zonguldak arasında başladı. Yolcu biletlerinin yüksekliği öne çıktı. Ancak, Trabzon-Rize- Antalya yolcuları için transferli/aktarmalı olsa da yani; hizmet ‘Yetersiz’ olsa bile yinede havaalını işe yaradı.

Neden aktarmalı? Yolcu kapasitesi Kastamonu’dan yüksek olmasına rağmen neden Zonguldak aktarmalı uçacak?

Seçmen ve gözlemciler bu konuda, ‘Zonguldaklı seçilmiş ve atanmışlar, Ankara’ya yeterli olarak sorunu anlatamadılar’ diye düşünüyor.

Peki, iç hat seferlerinin biteceği söyşlenen 28 Ekim’den sonra ne olacak?

Yine rivayet o ki, o tarihten sonra Zonguldak’a özel sektkör uçakları sefere başlayacak.

Efendim, transferl/aktarmalı değil, direkt olarak İstanbul-Rize-Zonguldak seferlerinin yapılmasının sağlanması.

Zonguldaklı’nın isteği bu. Hasta şifa bulsun da; ister THY olsun ister özel sektör.

Bu ay itüibarıyla uçuşların gün ve saatleri şöyle.

Perşembe günleri;
İstanbul Kalkış》17.20 TK2732
Zonguldak Kalkış》19.20 TK2733Pazar günleri;
İstanbul Kalkış》10.00 TK2732
Zonguldak Kalkış》12.00 TK2733

 

MHP’YE ORGANİZE GEÇİŞ…

Geçen haftanın ilginç olayı Alaplı AK Partiden istifa eden 105 kişinin MHP’ye geçmesiydi. Adı geçenlerin önderi, Alaplı TSO eski başkanlarından ve Ak Parti İlçe Başkanlığı’na aday yapılmayanİsmail Öztürk’tü.

2020’de Alaplı İlçe başkanlığına aday oldu ancak, listesi kongre salonunda divan tarafından reddedildi.

Öztürk, Alaplıyı savunduğu için istenmediğini iddia etti. Karşıtları ise fısıltı gazetesiyle ‘İltisaklı’ eleştiriler getirdiler ona.

Sonrasında AKP’de barınamayan ekip, yeni siyasi yapı aradı. İYİ Parti ilk akla gelendi ancak, yine fısıltı gazetesi eleştirileri başlayacağından çekinildi. Düşünüldü, taşınıldı.

Peki, AK Parti’den sürklase edilenlerin iktidarın küçük ortağı veya ittifak ortağı MHP’yi seçmesi kimin aklı?

AK Parti’den istifa edenlerin, AK Parti’nin ittifak ortağı MHP’yi seçmesi, siyasi arenada ‘İktidarın altını oymak’ olarak yorumlandı önce?

İktidar küçük ortağının bu 105 kişiyi kabul etmesinin nedeni, İYİ Parti’nin güçlendiği görüntüsünü engellemek mi? Neden olmasın?

Ancak, MHP’ye geçen bu ekip, bir zaman sonra; fısıltı gazetesiyle kendilerine yöneltilen eleştirilerden kurtulup, İYİ Parti’ye geçerse!..

Kimin, söyleyecek bir şeyi olabilir?

Buradan bakılınca, organize bir iş görülüyor.

 

FAKİR KİM; İŞSİZ Mİ, FUKARA MI?

Geçen hafta ekonomi haberlerini gezerken gözüme çarptı.

Toplumun en zengin yüzde 20’sinin gelirinin, en yoksul yüzde 20’sinin gelirine oranı 7.4’ten 8’e yükseldi. Yani, sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre bir puan artarak yüzde 13.7 oldu.

Fakir, dahada fakirleşti demek bu.

Siyasi iktidar yandaşları, pandemi sürecini bu işin tetikleyicisi olarak yorumlayabilir.

Ancak, gerçektende ortada bir ‘Çarpık’ görüntü var.

Zonguldak’ta 137 bin çalışan 160 bin emekli, 50 bin kayıtlı işsiz var.

Siyasi iktidar konuşmacılarının savunması ilginç… 900 bin nüfuslu Zonguldak’ta çalışan ve emekli sayısını topladığınızda, nüfus yarısından fazlasının evine para girdiğini söylüyorlar.

İŞKUR’a kayıtlı 50 bin işsizi bir kenara koyun. Onların çocuk ve eşlerini halet-i ruhiyelerini de…

Yoksulluk sınırının 11 bin 680 lira olduğunu...

2021 yılı asgari ücretinin 2 bin 825 lira olduğunu da unutmadan.

STK’ların yaptığı, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 2 bin 767 lira, psikolojik açlık sınırının 3 bin 144 liraya ulaştığı varsayılırsa…

Dört kişilik biir ailenin bu paralardan hangisi ile psikolojik bunalıma girmeden geçinebileceğini bir düşünün hele?

Yani, yol, köprü, kavşak, liman içi düzenlemesi elbette yaşam kalitesine olumlu etki eder. Ancak, yaşam kalitesine olumsuz en büyük etki ‘Açlık-tokluk’ olmaktadır.

 

İNÖNÜ HEYKELİ’NE YAPILAN AYIP

İsmet İnönü’nün siyasi icraatlarını beğenmem.

Ülkücülerin kutladığı ‘3 Mayıs bayramı’ onun eseridir. Ülkede milliyetçilik hareketleri artış gösterdiğinde, Rusların tedirginliğide artmıştı.

1944’te ‘Ruslar ilerliyor. Aman onları kızdırmayalım’ sözleriyle başlatılan ‘Irkçılık-Turancılık davası’nın sebebidir İnönü.

Bizdeki Ergenekon(2008) ve Balyoz(2010) davalarının benzeri. İskender Öksüz Hoca’nın dediği gibi ‘Uydurma vehukuki değildir. Hukuk çiğnenerek açılmıştır.’

Bu konunun detayına başka bir zaman gireriz inşallah.

İşte Bu İnönü’nün Zonguldak’ta yıllar önce yapılan bir heykeli var Hükümet Binası yanında. Park içinde, şehre gelen misafirler gider önünde resim çektirirler.

Ben de başka şehirlere gittiğimde, ne heykeli olursa olsun resim çektiririm.

Hükümetin Liman içinde yaptığı düzenleme çerçevesinde, İnönü Heykeli’ operasyona uğratılmış. Önüne çocuklar için kaydırak çıkıntısı yapılmış. Yani, heykel önünde resim çektirme olayı bitirilmiş.

Uydu mu, yakıştı mı?

Yanlış yanlıştır. Kim yaparsa yapsın.

‘Kaykay’ çok hoşunuza gittiyse, gidin evinizde veya evinizin önünde yaptırın.

Bu devlete cumhurbaşkanlığı yapmış birine böyle bir operasyon yanlıştır.

Yapılan yanlış sonrası özür dilemek erdemdir. Özür, kaykay çıkıntısını yoketmektir.

Ayıpta yanlış, yanlışın babasıdır bence.

Ya sizce?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: HAİN, TARTIŞMASI, ve, , SENARYOLAR, ŞEHRİ, ZONGULDAK,
Yorumlar
Haber Yazılımı