HAYATI ZORLAŞTIRANLARA ‘DRON’ İLE TEPEDEN BAKIŞ…
Haber
25 Ocak 2022 - Salı 18:17 Bu haber 1677 kez okundu
 
HAYATI ZORLAŞTIRANLARA ‘DRON’ İLE TEPEDEN BAKIŞ…
GÜNDEM Haberi
HAYATI ZORLAŞTIRANLARA  ‘DRON’ İLE TEPEDEN BAKIŞ…

HAYATI ZORLAŞTIRANLARA

‘DRON’ İLE TEPEDEN BAKIŞ…

Hayat mı zor, yoksa biz mi zorlaştırıyoruz?

Aslında, hayat bugün ki haliyle zor.

Pandemi, hayat pahalılığı, işsizlik, kötü hava şartları, siyasi yozlaşma/gerginlik vs…

Pandemi ve karakış, insanoğlunun elinde olmayan, hayatı zorlaştıran şartlardan…

Ancak, insanoğluna hayatı zindan eden ‘iş/oluş/hareketler’ başında yine insan kaynaklı zorluklar var.

İnsan… Acayip bir varlık…

Katagorize edildiğinde, sahne figürü olarak değişik tipler çıkıyor ortaya. İşin ilginci, bu değişik tiplerin, toplum yaşamında önemli yerlerde rolleri var. Dolayısıyla, yaşam kalitesine menfi/müspet etkileri oluyor.

Öyle tipler var ki; çözüm yerine sorun sevip, bu durumdan garip bir şekilde zevk/haz alıyorlar.

İnisiyatif kullanma yeti/becerisinden, ruh/cüsse açısından uzak olduklarından toplum mana ve muhtevasını olumsuz etkiliyorlar.

Şapka takmak suretiyle kafasının içini değiştirdiğini zannedenler.

İnsanları siyasi yapılarına/fikirlerine göre değerlendirip; ödüllendirme/cezalandırma kompleksine kapılanlar.

Bir şekilde gerçekleşen icraatlardan, anlamsız beklentiler içine girenler.

İlgi ile bilgiyi; beceri ile saygıyı,  aynı kategori de ‘tombala’ dürtüsüyle karıştıranlar.

Çevrenin enerjisini ‘emme’ becerisine sahiplerin, kalitelerini her fırsatta gösterenler…

***

Aslında, siyasetin çarklarını, seçilmek ve halka hizmet etmek için kullanma vadiyle maroken koltuklara kurulanlar, hayatı zorlaştırmak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar.

Ve biliyorlar ki, yaptıklarının çoğu toplum katmanları tarafından tasvip görmüyor. Ancak, kötü alışkanlıklar o kadar kanıksanmış, örf/adet/gelenek olmuş ki; vazgeçemiyorlar.

Zonguldak’ta yaşam kalitesini aşağı çeken olaylara bir bakın hele… Mesela, Tıp Fakültesi’nde onkoloji/kanser bölümünde doktor yok. Her ay yüzlerce insanımız ‘çare’ için şehir dışına gidiyor.

Ereğli’de yasalara aykırı oyarak, belediye halk otobüslerinde 65 yaş üstü emeklilerden ücret alınıyor.

Pandemi belası kol geziyor. Fener Ortaokulu’nda ikili eğitim yapılıyor. Topbaşı/Tepebaşı’nda milyonlarca liraya yapılıp, 7 ay önce teslim alınan okul, eğitim/öğretim hizmetine sokulmayıp, Kozlu/Dereköy okulu gibi çürümeye terk ediliyor.

Yeni hastanenin yetersiz otoparkı nedeniyle, tarihi kız meslek lisesi yıkımından hala medet umuluyor.

Zonguldak-Devrek Karayolu’nda, yol genişletme çalışmasında milyonlarca liralık fora kazıklar çöküyor, bilgilendirme yok.

Kilimli/Uzunkum güzergâhında deniz dalgaları yol/kaldırımlara zarar veriyor, açıklama yapılmıyor.

Kozlu Belediye Halk Otobüsü’ne haciz işlemi yapılmak için, son durak beklenmiyor, otobüs yolcularla birlikte haciz ediliyor.

Mithatpaşa Tünelleri(T1-T2-T0) ve güzergahtaki viyadük/kavşak yapımları bitti. Politik açılış yapılmadığı için, tam da karakış ortamında buzlanma/kayma riski olan eski yoldan trafik devam ediyor.

***

Tabiat ananın zorlaştırdığı hayat şartlarını bir kenara koyun bakalım.

Allah aşkına, insanoğlunun zorlaştırdığı hayat şartları çerçevesinde, hayatı zorlaştıranların halet-i ruhiyelerini bir ölçün, tartın biçin bakalım.

Aklının sınırları, şapkasının altından dahi olsa görülen tiplerin, ayan/beyan ortada olan gelişmeler esnasında muziplik yapmaları ne kadar ilginç değil mi?




 

SEZEN AKSU VE MÜZİK

‘Ada vapuru yandan çarklı’ ve ‘şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler’ şarkılarının ruhunda kendini kaybetmemek mümkün mü?

Beste ve şarkı sözlerinin ahengi yanında ses ve şarkıcının fiziği ile sahne estetiğini katınca ortaya bir ‘harikuladelik’ çıkıyor değil mi?

Sezen Aksu’dan bahsediyorum. Son günlerin aktüel konusu olan sanatçı. 5 Yıl önce söylediği bir şarkının ‘Adem ve Havva’ kısmındaki bir kelime üzerinden adeta çarmıha gerilmeye çalışılıyor.

İşin ilginci gündeme sokulmadan bir hafta önce böyle bir sorun yoktu.

İktidar-muhalefet tartışmalarının ‘yozlaşma’ sınırlarını aştığı bir ortamda, toplum katmanlarının çoğunluğunun sevdiği bir sanatçıyı elleyip-belleyip dillendirmeyi; yaşam kalitemize olumlu/olumsuz etki edeceğini ‘hür irade’ aşkına terk edelim.

Olaya dil, müzik, sanat, edebiyat, kültür açısından bakalım. Gerçekten de her platformda üzücü gelişmeler içindeyiz. Moralimizi bozan gelişmeler.

Yaşasın yaşamasın… Zeki Müren, Cem Karaca, Bülent Ersoy, Sezen Aksu, Sibel Can eserleri seslendirilirken keyifle dinlenir, sevgi ve saygıyla yad edilir.

Sezen Aksu için bir bardak suda kopartılan fırtına nafiledir. Kalitesine bir fiske bile vuracağını zannetmiyorum.

Türk sanat, pop ve halk müziğine damga vurmuş Sezen Aksu gibi değerler her halükarda korunup değerlendirilmelidir.

Hele müziğin bile tarif ve tatbik açısından oryantalleştiği bir ortamda…




 

EREĞLİ /EMEKLİ/HAK

YASA/SEÇİM/SANDIK

Aslında, ‘ilginç’ olduğu kadar, ‘zarif’ ve ‘ayar bozucu’ bir soru bu.

İnsan hak ve hürriyetlerin en çok terennüm edildiği, halka hizmet için ortaya çıkan seçilmiş ve atanmışların en çok ‘söz’ verdikleri ortamların ortak konusu.

Yasa veya kanun. Toplum düzenini oluşturmak ve asayişi sağlamak için hazırlanmış yazılı hükümlerdir. İlginç olan şu; elin oğlu(İngilizler) yazılı olmayan anayasalarının uhdesinde mutlu ve güçlüler.

Bizde ise ‘resmi gazete’ yayımlamış olsa bile ‘devlet erkanınca ‘arkadan gelsin’ şeklinde aleyhinde tezahürat edenler var.

Dolayısıyla, ‘hak ve hürriyetler’ maalesef askıda kalıyor.

Kdz. Ereğli’de belediye halk otobüsleri 65 yaş üstü emeklileri ücretli taşımak suretiyle yasaları ihlal ediyorlar.

İlginç olanı, iktidarı yasalar uymamakla eleştiren, sosyal demokrat bir partili belediye uhdesinde cereyan ediyor bu akrobasi.

Elbette, su yasal olmayan gelişmenin sorumlularından biride Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığı/Müdürlüğü.

En ilginci ise, müracaatta bulunan Tüm Emek Der Zonguldak Şubesi’nin dilekçesine ‘resmi’ cevap verilmemesi.

Konu ile ilgili Zonguldak’ta bir siyasi parti yetkilisi ‘dilekçe kanunu’ gereği bilgi almak için başvurdu.

Zonguldak’ta 65 bin emekli var. Emekli, yapılan son zamlardan mutlu değil. Emekli, kendisine verilen hakların uygulamaya konmamasından dertli.

Anlamadığım işlerden biride, Zonguldak’ta 165 bin emekliyi ilgilendiren bir konuda iktidar partisi yetkililerinin eliselek/beceriksiz/bir işi tam başaramayan davranış sergilemesi.

Yapılan gözlemlere göre, iktidar partisinin Zonguldak’ta erime trendinde olması, maalesef politiplerince dikkate alınmıyor.

bence hiç mahsuru yok.

Ancak, ortada ‘kanun/yasa’ ile sabit bir ‘hak’ var.

Hak; hukuk, siyasi, dini ve sosyal açıdan mana ve muhtevası yüksek değerli bir kelime.

yazık, çok yazık.




 

GÖZÜNÜ KANSER DOKTORUNA DİKMİŞ

 ZONGULDAK’TAN SELAMLAR…

 

Politikacı, ‘tavlamasını bildiği gibi harcamasını bilen tip’ olarak tanınıyor şimdilerde.

Aslında, böyle tanınmasının ‘normal değil, çok normal’ olması gerekir.

Parti Sultaları tarafından belirlenip, şehirlerdeki seçmene ‘ben belirledim, siz seçin’ keyfiyetiyle sunulmuş bir politip bunlar.

Siyasi yozlaşma neticesi, halkta karşılığı değişik tarif ve tatbiklerle anlatılan politiplerimizin en büyük özelliklerinden biri yöre sorunlarını unutturma özelliklerini taşımaları.

Türkiye, Zonguldak’ta kanser doktoru ihtiyacını, Kilimli yolunu dalgaların bozmasını, şehirde otopark rezaletini, bitmeyen yatırımları, açılmayan tünelleri, Karaelmas da 60 bin kayıtlı işsizi, yolcusuyla haczedilen belediye otobüsünü, Kozlu’da dere ve denize akan kanalizasyonları konuşuyor ya!

Zonguldak Milletvekili Sayın Hamdi Uçar, Millet Meclisi’ndeki konuşmasına ‘gözünü uzaya dikmiş gençlerin diyarı Zonguldak’tan selamlar’ diye başlamış.

Pes vallaha…

2019 TEKNOFEST yarışması model uydu alanında 1. olan gençlerimizin geliştirdiği grizu-263 A mini uydu SPACEX tarafından ABD’de uzaya fırlatılması elbette gurur verici bir olay.

Ancak, Zonguldak’ta yaşam kalitesini aşağı çeken gelişmeler neden öne çıkartılmaz ki!

Sayın Hamdi Bektaş, sözlerine ‘gözünü kanser doktoruna dikmiş Zonguldak’ deseydi veya ‘Tepebaşında ki okul çürümeye terk edilmemeli, eğitime hizmet vermeli’ deseydi; gerçekten de Zonguldak’ta moral motivasyon oranı tavan yapardı.

Anlayacağınız, Zonguldak, ‘629 Adımlık Şehir’ durumuna boşuna gelmedi.

Kaynak: Editör:
Etiketler: HAYATI, ZORLAŞTIRANLARA, , ‘DRON’, İLE, TEPEDEN, BAKIŞ…,
Yorumlar
Haber Yazılımı