RÜŞVET/ŞANTAJ ve AHLÂKSIZLAR!..
Haber
13 Eylül 2021 - Pazartesi 17:50 Bu haber 1441 kez okundu
 
RÜŞVET/ŞANTAJ ve AHLÂKSIZLAR!..
GÜNDEM Haberi
RÜŞVET/ŞANTAJ ve AHLÂKSIZLAR!..

RÜŞVET/ŞANTAJ ve AHLÂKSIZLAR!..


Sayın Vali Mustafa Tutulmaz’ın ‘Demokrasilerde 4. kuvvet olan Basın’a şantaj yakışmıyor’ açıklamasından sonra Zonguldak’ta ‘Şantaj ve Rüşvet’ adeta patladı gitti.
Geçtiğimiz haftalarda, insanların yaşam kalitelerini yukarı çeken hizmet/yatırım gibi maddi etkenler yanında; işsizlik, pahalılık, salgın hastalık, rüşvet, şantaj, şovenizm gibi manevi sıkıntıların kaliteyi aşağı çektiğini ifade etmiştim.
Aslında, ‘Şantaj, rüşvet, şovenizm’ gibi olumsuz gelişmeler birden bire, son yağan yağmurlarla bu topraklara gelmedi. Dünden bu yana ‘Normal’ seyrinde devam ediyor. Ancak, birden ‘moda’ kelime olunca, Muhatapların ‘kullanma içgüdüleri’ devreye girdi ve yayılma sağlandı.
Aslında, Sayın Vali’nin birinci derecede ‘Şikayetçi’ olduğu ‘Rüşvet’; basının elinde ‘Şantaj’ ağırlıklı çalışan giyotinin bir parçasıydı. Daha ziyade seçilmiş ve atanmışların koruma çemberleri içinde yer alan ‘Özel’ tiplerin elinde ’Akçeli satır ve hançere’ olarak iş yapıyordu.

Görünen o ki, ‘Demokrasi’ göndermesiyle Sayın Vali, ‘4. Kuvvet’ ile ‘Devlet’ hatırlatması yaptı.
Biz bu filmleri çok gördük. Aslında, çözümü belli bir sorun. ‘Eleştiri/Şikayet/tehdit’ etmekle sorun çözülmez. hele de ‘Sevgi dili’ çerçeveli çözüm olmaz.
Hele işin içinde ‘siyasi rant, ticari akçe, reklam pastasından pay’ olunca; ‘Ağzı olan’, nalıncı keseri gibi kendine yontar durur.
Bakın sahadaki gelişmelere. İşadamı medya da o ‘sihirli’ kelimeyi ‘Daha önce de rüşvet istedi’ şeklinde anlatıyor. Muhataplardan bir seçilmiş ‘Tehdit ve şantajlardan geri adım atmam’ diyor.
Tam da benim üzerinde durduğum gibi. Şantaj/rüşvet; piyasada ağırlık değerini bulmuş ki, ‘Vesayet’ savaşında ‘Tehdit’ unsuru olarak rahatça kullanılıyor.
Diğer bir deyimle şantaj/rüşvet; alışkanlıkları ‘Huy’ olmayı geçmiş, örf-adet-gelenek olma yoluna girmiştir.
‘Üzüm üzüme bakarak kararır’ lafı burada yine gündemde ancak, ‘kim kime baka baka kararmış’ belli değil. Basın mı, seçilmiş ve iş insanlarından etkilenmiş; iş insanları mı diğerlerinden belli değil…
Burada kötü olan başka bir ‘Durum’ yani ‘İş/oluş/hareket’ var. Ortada hayatın gerçekleri var. Yani, ortada ‘rüşvete dönük’ bir işleyiş tarzı oluşturmuş şantaj var.
Yapılacak olan bunu ‘sosyal/siyasal/ hukuk’ yollarıyla çözümünü sağlamak olmalı değil mi? 
Burada, taraflardan birinin ortaya çıkıp, taraflardan bir diğerini suçlayıp, hedefi tekleştirmek, yandaşını korumak, rakibini alt etmek gibi tavır koymak, ‘Eşyanın tabiatına aykırı olmak’ kadar yanlıştır.
Geçtiğimiz hafta, iktidar partisi Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar(Ki; çözüm noktasındaki zevatlardan biridir), değerlendirme açıklamasında ‘Ahlaksızlar’ diyerek, tüm basın mensuplarını ‘Töhmet’ altında bırakmıştır.
Doğrusu, ‘Doğru’ bildiklerini söylemektir. Sen ‘Doğru’ bildiklerini söyleyemiyor, suçladıkların gibi hareket ediyor, halkın moral ve motivasyonuna olumsuz katkı yapıyorsan; ne yapsın sıradan bir bürokrat, siyasetçi, iş insanı!..
Velhasıl-ı kelâm; kimse ‘nalıncı keseri gibi’ kendine yontmamalı.
Önce, soruna ‘Samimi/doğru/dürüst’ teşhis konmalı. Şahsi çıkar(koltuk/para), siyasi rant, yandaş korunmamalı. 
Zira, yara, kangren oluyor.



ZONGULDAK’TA 3 BİN İŞÇİ TEDİRGİN

Son 6-7 ay sektörün önemli girdilerinden çimentoya gelen peşpeşe zamlar, inşaatçıların belini büktü, ‘Protesto’ kararı aldılar. Türkiye genelinde 1 milyon 200 bin Zonguldak’ta 3 bin inşaat işçisi, gelişmelerden tedirgin. Müteahhitlerin 24 Eylül’e kadar sürecekleri boykot devam ediyor. Bir torba çimento 5 liradan 8.5 liraya çıkmıştı. Çimentonun tonu 280-300 liradan satılıyor. Yani, çimento fiyatlarında gerileme yok.
Resmi kurumlardaki müteahhitler ile emniyet, sağlık ve güvenlik alanındaki müteahhitlerin katılmadığı ‘Boykot’ kararı büyük oranda başarılı şekilde sürüyor.

Olay piyasada ‘Çimentocularla müteahhitler arasındaki kavga’ olarak yorumlanıyor.
Konu ile ilgili gözlemciler, Zonguldak’ta faal olarak çalışan yüz proje/müteahhit yanında 2.500-3.000 civarında işçi olduğunu; dolayısıyla çalışanların, taraflar arsında anlaşma sağlanmadığında çıkışları verileceği için tedirgin olduklarını belirtiyorlar.
Diğer taraftan Zonguldak İnşaat Müteahhitler Derneği (ZİMDER)Başkanı Mecit Aydın’da, amaçlarının sektörü durdurmak, işsizliği körüklemek değil; müteahhitlerin içine düştüğü çıkmazı engellemektir. 24 Eylül’e kadar beklentimiz sürecek. Çimentocuların fiyatları aşağı çekmesini bekleyeceğiz. Olmazsa, istemesek de çalışanlarımızda azaltmaya gideceğiz’ dedi.
Piyasa ekonomisinin lokomotif sektörlerinden olan inşaat sektörünün durması, ekonomik çalkantıya sebep olur. İnşallah, çimentocular kâr marjlarından fedakarlık edip, sektörün ayakta kalmasına yardım ederler.Bekleyelim, görelim.

 



HÜDAİ DÖKMECİ

Zor zamanların adamı… Kozlu’nun medar-ı iftaharı politikacılarından biri.
Kadim dostlarımdan. Ardamızda ‘Haberci-siyasetçi’ ilişkisi dışında ‘Akçeli’ veya ‘Takkeli’ bir ilişki olmadı.30 yıla yakındır tanışır konuşuruz.

‘Sert eleştiri’ boyutlarını aşmasa da, Sayın Dökmeci’nin işine gelmeyen veya beğenmediği bir çok haber dolayısıyla karşı karşıya geldik. TV, Radyo  Programlarında da ’Meslek’ icabı zıtlaştık. Ancak, kesinlikle birbirimize olan sevgi ve saygımızda noksanlık yaratmadık.
Vefatını duyunca, bazı siyasetçilerin yaptığı ‘Timsah gözyaşı’ veya ‘Adet yerini bulsun’ cinsinden üzülmek değil, gerçekten üzüldüm.
Emekli olduğu kurumda belediye başkanlığı yapmak gibi ulvi ve kutsi bir iş yaptı.
İnanıyorum ki, Kozlu halkı, Dökmeci’yi unutmayacak ve siyasetçilere örnek olarak hatırlatacaktır.
Allah rahmet etsin.

 



ZONGULDAK’TA 591 BİN FİDAN YERİ HAZIRLIĞI BAŞLADI

Son orman yangınlarından sonra Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin yaptığı ‘2021 yılının sonuna kadar 252 milyon fidan dikilecek’ açıklaması Zonguldak’ta da sevinç yarattı.

Bilindiği gibi tarım müdürlüğü meyveli bitki orman müdürlüğü meyvesiz fidan dağıtımı yapıyor.
Yapılan reklam spotlarında Zonguldak’ta 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde 591 bin ağaç dikilecek. 11 Kasım’da tüm vatandaşlar fidan dikim alanlarına dave edildi. Fidan dikim törenlerine davet AK Parti İl Başkanı Zeki Tosun’dan geldi.
Konu ile ilgili edindiğimiz bilgilere göre; Zonguldak ve havalisinde, lokasyon(hazırlık) yapılan Dirgine, Çaycuma, Ereğli başta olmak üzere endüstriyel çalışma yapılan alanlarda, okul bahçelerinde, ceza evi önlerinde, mezarlıklarda, sağlık ocağı önleri gibi isteğe bağlı olmak üzere bir çok yerde yapılacak.
Yetkililer, fidan dikim kampanyası gereğince belirlenen yerlerde toprak işlemesi ve hazırlıkların sürdüğünü belirtti.

 

SAYIN HAMDİ UÇAR, İYİ MİSİN!..

Hamdi Uçar, benim ajandamda ‘Dost’ diye takdim ve tarif etiğim, siyasilerden biri.
Artık ‘politika’ imbiğinden geçmiş bir politip. Politika da beklentisi kalmadığı için olsa gerek, rahat konuşuyor, kendisinden bahsettirmeyi biliyor. İster lehte ister aleyhinde konuşun; politikacının ihtiyacıdır gündemde kalmak.
Geçtiğimiz hafta, yaptığı basın toplantısında, Zonguldak gündemindeki ‘Rüşvet/şantaj’ konusunda ‘Basın’a ‘Ahlaksızlar’ diye topyekün sallamış. Meslek kuruluşlarının temsilcilerine dönüp ‘Sizde hatalısınız. Üzerinize düşeni yapmıyorsunuz’ deyip, gazlasa aklım erer. Bu konuyu kendisiyle de tartışacağız elbet.

Asıl ‘Desteksiz’ ve ‘Haksız’ sallamayı Sayın Vali ve Emniyet müdürüne yapmış.
Doğru dediği yer yok mu? Mesela, “Bir belediye başkanı eğer otoparksız bir binaya ruhsat veriyorsa, o şehre ihanet ediyor demektir.” sözü altına imzamı atarım. Sen, binalardan özel bir fonda toplayıp, şehre açık/kapalı otopark yapmak üzere para alacaksın, otopark yapmayacaksın. Usul hatası ve ayıp değil, terbiyesizliğin daniskası bu. Bu konuyu sürdüreceğiz.
Gelelim, Sayın Vali ve Belediye Başkanı’na göndermeye. ”Ben Valimize ve Emniyet Müdürlüğümüze şunu söylüyorum. Kişi çarşıya indi, aracını park ediyor, ceza yazıyorsunuz. Vatandaş ne yapacak arabasını, bir yere çekecek. Sen yer göstermezsen, vatandaşa Alternatif sunmazsan, vatandaş yasal olmayan yerlere aracını çekecek. Ondan sonrada ceza yazınca vatandaş size sitem edecek. Sen bu hizmeti sunuyor musun?
Vay babaaam vay…
‘Hem suçlu hem güçlü’ denen ’Şey’ bu olmalı…
Bir şehre ‘otopark yapmak’, emniyetin, vilayetin işimi; yerel yönetimin siyasetin işi mi? 
Belediyeler, otoparksız binalardan topladığı ve özel fonda ‘Açık/kapalı otopark yapmak üzere’ biriktirdiği paraları emniyet ve vilayete mi veriyor? 
‘Sen yer göstermezsen’ ne demek? Vatandaşa ‘Otopark yeri’ gösterme işi kimin işi?
Hayırdır, durduk yerde ‘Bürokratı hedef göstermek’ neden! Bundan sonraki etapta, inanıyorum ki, ‘Metal yorgunu bürokratlar var’ tekerlemesi gelecektir.
Biz bu filmi daha önceleri de izledik. Bekleyelim, görelim.

Kaynak: Editör:
Etiketler: RÜŞVET/ŞANTAJ, ve, AHLÂKSIZLAR!..,
Yorumlar
Haber Yazılımı