SİLAH’IN YANINDA ‘SORUN’UN LAFI MI OLUR!
Haber
11 Ekim 2021 - Pazartesi 17:14 Bu haber 1058 kez okundu
 
SİLAH’IN YANINDA ‘SORUN’UN LAFI MI OLUR!
GÜNDEM Haberi
SİLAH’IN YANINDA ‘SORUN’UN LAFI MI OLUR!

SİLAH’IN YANINDA ‘SORUN’UN LAFI MI OLUR!

Yaşam kalitesi, bireylerin ya da toplumların genel refah ve erişim düzeyini ifade eder.

Bu tarife göre baktığımızda; yaşam kalitesine olumlu ve olumsuz etki eden faktörleri sıralamak mümkün. Yani, yaşam kalitesini aşağı veya yukarı çeken faktörler…

Olumlu faktörler arasında, elbette merkezi ve yerel yönetimlerin halkın ihtiyaç ve mutluluğu için getirdiği hizmetler var. Yol, su, elektrik, doğalgaz, toplu taşıma, sağlık hizmetleri, güvenlik hizmetleri, okuma, barınma hizmetleri vs.

Olumsuz faktörler arasında, siyasi gerginlik, işsizlik, pandemiler, hayat pahalılığı, dar gelirli vatandaşlar, uyuşturucu yaygınlığı, terör/silahlı saldırılar vs…

Olaya Zonguldak açısından baktığımızda, sıraladığımız olumlu ve olumsuz gelişmeleri ‘yaşamak ve görmek mümkün’ diyebiliriz.

Zonguldak, ‘ödediği vergi kadar yatırım alamayan’ illerin başında gelmesi yanında; ‘yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu’ iller arasında olan bir yer.

Dolayısıyla; Zonguldak, son zamanlarda yerel ve devlet destekli hizmetlerin artması sonrası, toplum katmanları arasında motivasyon ivmesinin yukarı doğru gittiğini söylemek mümkün.

Ancak, 500 bin nüfuslu şehirde, 50 bin kayıtlı işsiz yanında 165 bin emeklinin çoğunun 1.500 lira altında maaşla geçinme mücadelesi vermesi; yaşam kalitesine darbe niteliğindeki gelişmelerin başında geliyor.

Son zamanlarda, toplum olarak şikâyet ettiğimiz sıkıntılardan siyasi gerginlik, alkollü içecek satan mekânların ve içki satışlarının ‘Uyuşturucu’ çağrıştıracak şekilde artması yanında; imara aykırı yapılaşma, otopark rezaleti, pandemiyle ilgili test ve vaka sayılarındaki artış ve silahlı gösteriler öne çıktı.

Okulların açılmasıyla birlikte öne çıkan sorunların başında, pandemi bağlantılı test ve vaka sayıları, trafik rezaletine bağlı otopark sorunu, uyuşturucu korkusu, pahalılık ve silahlı saldırılar geliyor.

Yerel medyada şantaj ve tehtidvari yazıların artmasıyla birlikte; siyasilerin toplumsal mutabakatı zedeleyen açıklamalarının da artması, ‘huzursuzluk’ tarif ve tatbiklerinden nemalananları harekete geçirdi.

İlginçtir, ‘pandemi, hayat pahalılığı ve işsizlik’ gibi toplumsal sorunların bile yok edemediği ‘saldırı/tedhiş/öldürme’ istek ve hırsı öne çıkıp, yaşam standardı değil, yaşam kalitesini paralıyor/yaralıyor/öldürüyor.

‘Üzüm üzüme baka bak kararır’ sözü, ’Laf-ı güzaf’ değil, sözün özüdür.

Önlem alınmadığında tekerrürden başkası olmayacağı kesin olan gelişmeler içindeyiz.

Önlem alınmadığı için Kozlu’da 140 bin insanın lağımları denize dökülüyor. Alternatif yol ve otopark olmadığı için Zonguldak’ta trafik rezaleti çekiliyor. Önlem alınmadığı içir imara aykırı binalar ‘yasalara karşı’ sırıtarak bakıyorlar. Önlem alınmadığı için alkollü içki satanların müşterileri rahatça esrar ve bonzai gibi melanetlere rahatça yatay geçiş yapıyorlar.

Yerel medyanın ‘şantaj/tehdit’ senfonileriyle tetiklediği  ‘Mafya özentisi’ tetikçiler, ‘vahşi batı’ özentisi eğilimlere yöneliyorlar. Olayı ‘merkez ilçe’ ile sınırlandırmak mümkün değil. Eğilim; şimdilik Kozlu, Çaycuma Ereğli havalisinde kendini gösteriyor. Diğer yerlerde göstermeyeceği konusunda ‘ahkam kesmek’ yersiz olur.

Elbette, sonucu ne olursa olsun, silahlı gösterilerin tamamı ‘deli saçması’ olan bir gelişme.

Ve kesinlikle, sadece ‘Emniyet’ tedbirleriyle hallolacak bir konu olmadığına inanıyorum.

ENERJİ BAKANI DÖNMEZ,

MADENCİLERLE ÖZEL GÖRÜŞECEK

 

  

Dün Ankara’dan bir dostum, Enerji Bakanlığı’nın bağlı teşkilatlarına gönderdiği açıklamayı paylaştı. ‘Sayın Bakanımızla görüşme talep formu’ ekindeki açıklamada özetle şöyle diyor.

Bakanımız Sayın Fatih Dönmez  ile bakanlığımız teşkilatlarında(bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarımız dahil) statülerine bakılmaksızın, her kademede görev yapan personelin sorun,, talep, görüş, önerileri vb. konularında, her hafta Cuma günleri, belli bir program dahilinde, kabul günü tertip edilecektir.

Söz konusu kabul günlerinde Sayın Bakanımız ile görüşmek isteyen personelimiz ekte yer alan ‘görüşme talep formu’nu belirtilen şekilde doldurarak, bakanlığımız Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne elden veya()adresine e-posta ile iletecek olup, görüşme günü ve saati bilahare ilgili personele duyurulacaktır.”

Ülkenin en büyük bakanlıklarından birinin başındaki bürokratın, sahadaki çalışanlarıyla temas kurması çok güzel bir gelişme. Kim bilir ne ‘gizli kalmış’ olay bir şekilde (şikayet/sataşma/ aktarma) neticesiyle ortaya çıkacaktır.

40 yıldır devlet erkanı olarak çalışanlar, bu güne kadar böyle bir ‘gelişme/faaliyet’ olmadığını belirtip, ‘Erken seçim’ operasyonu parçası mı demekten kendini alamıyor.

En azından 30 bin işçinin çalıştığı enerji bakanlığında bu gelişme, tüm çalışanları heyecanlandırdı.

Kurum yetkilileri ise, en az 30 bin çalışanın bulunduğu bakanlıkta, haftada bir yapılacak olan ‘Kabul günü’ ile çalışanların tamamına değil, ‘belirtilen sebeplere göre talep edenler  arasında ’belirlenecek’ kişilerle görüşülebileceğini belirtiyorlar.

Sebebi ne olursa olsun, Enerji Bakanı Sayın Fatih Dönmez’in başlattığı ‘yüz yüze’ görüşme, kamu kuruluşlarında çalışanlar arasında memnuniyet yarattı.

KÖMÜRSPOR BELEDİYE TAKIMI DEĞİL

Dolayısıyla, Zonguldak Belediye Başkanı Selim Alan’ın yaptığı, ‘Politika’ ve ‘tatlı su kurnazlığı’ndan başka bir şey değil.

Zonguldak Belediye Meclisi’nin ‘sosyal etkinliklerde kullanılmak üzere’ hazırladığı otobüsün, bir sezonluğuna kullanılmak üzere Zonguldak Kömürspor’a  tahsis ettiği otobüs üzerine partili bir başkanın resminin olması elbette ‘yakışık’ olmadı.

Yarın bu otobüs, Kömürspor Kulübüne  ‘Başınızın çaresine bakın’ denilerek, bir ‘Şehit cenazesi’ için görevlendirilirse yanlış olmaz mı?

Öyle ya, ‘Şehitler’ ülkenin ortak paydamız olan değerlerimiz içinde yer alıyor. Bir partinin belediye başkanının resmi olan bir otobüsün, şehit cenazesini ‘Siyasi tartışma’ alanına döndürmesi yakışır mı?

Zonguldak Kömürspor belediye takımı olsa aklım erer; değil gülen/eğlenen fotoğrafını yapıştırmayı, takımın amblemini bile yapıştır. Kim ne der sana!

Bir yandan ‘Kömürspor, şehrin ortak paydası olsun’ diye söylenir, beklenir,  istenirken; diğer taraftan Zonguldak Kömürspor’u bir ‘siyasi partiye angaje etmek’ talihsizliktir.

Böyle bir gelişme/dayatma; şehrin temsilcisini, bir siyasi parti tezgâhına iter. Seyirci ve taraftarını böler, üzer, dağıtır.

Birlik ve beraberliğin simgesi olması gereken bir ‘ortak payda’, toplum katmanlarını oluşturanlar arasında bir ‘Ortak hedef/nişangah’ olur ki!..

Sevgi ve saygının temel olması gereken SPOR ruhu çerçevesinde ‘yanlışın dik alası’ bir sonuç ortaya çıkar.

Hal bu ki, Zonguldak Kömürspor, bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK)niteliği taşımalı. Her siyasi görüş/parti üyesi, sempatizanı bu takımın forma ve bayrağı altında yardım ve yardımlaşma ruhunu pekiştirmeli, sportif faaliyet ve yarışma adabını sergileyebilmelidir.

Takımı şehir içi ve şehir dışı etkinliklerde taşıyacak otobüs üzerine kendi resmini koyup siyaset yapmak, kulüp yetkililerine de baskıdan başka bir şey değildir. ‘Benim reklamım olan otobüsü kullanmazsanız, size yardım yok’ demekten başkası değildir. Böyle bir ‘Emrivaki’, spor ahlakı açısından da doğru olmayıp, yakışık almaz.

Zonguldak Kömürspor’un ihtiyacı, içinde bulunduğumuz şartlar çerçevesinde, sadece üzerinde Ak Partili Selim Alan’ın fotoğrafı olan bir otobüs müdür?

Zonguldak Kömürspor’un, ‘gönül birliği’ çerçevesinde seyirciye, şehir şehir peşinde koşan parasını verip, risk alarak alkışlayan taraftara ihtiyacı yok mu?

Bu takımın seyirci ve taraftarları sadece Ak Partililerden mi oluşmaktadır? Siz, kulüp yönetici ve taraftarları; bu gün yarın Ak Partili olmayan birine nasıl forma ve bilet satışı için gideceksiniz?

Gerçekten, böyle bir ajitasyona, operasyona ve kışkırtmaya hiç gerek yoktu.

 

COVİD’E ‘SALDIM ÇAYIRA

MEVLAM KAYIRA’ BAKIŞI…

Aşılama çalışmalarının artmasına rağmen, Zonguldak’ta vaka sayılarının artması, toplum katmanları arasında olumsuz bir hava yarattı.

Okulların açılmasıyla birlikte, vaka sayılarının artması, alınmayan önlemler bağlanıyor. Ancak, ‘sebep’ belli olmasına rağmen, önleyici tedbirler konusunda adım atılmıyor.

Sınıflar kalabalık, sınıflar seyreltilmiyor. Ders aralarında verilen aralarda sınıf havalandırmaları normal olmuyor.  Okullarda temizlik/hizmetli sayısı konularında sendikacıların şikayetleri sürüyor. Sınıf kapatmaları/açmaları geçici çözüm olarak artarken, geleceğe umutla bakılmıyor.

Yapılması gereken,  okul/veli/milli eğitim sacayağındaki çalışmaları ‘samimi’ bir havada paylaşmak.

En azından, sendikacı, veli ve basın yoluyla ortaya çıkan eleştirilere, ‘Resmi’ ağızlardan, ‘özet ‘ de olsa bir cevap verilmesi.

Uygulama, ‘saldım çayıra, mevlâm kayıra’  şeklinde gözüküyor.

Kaynak: Editör:
Etiketler: SİLAH’IN, YANINDA, ‘SORUN’UN, LAFI, MI, OLUR!,
Yorumlar
Haber Yazılımı