TIP FAKÜLTESİ İÇİNDEKİ ORMAN ALANI VE KANTİN
Haber
23 Kasım 2021 - Salı 17:47 Bu haber 2519 kez okundu
 
TIP FAKÜLTESİ İÇİNDEKİ ORMAN ALANI VE KANTİN
GÜNDEM Haberi
TIP FAKÜLTESİ İÇİNDEKİ ORMAN ALANI VE KANTİN

TIP FAKÜLTESİ İÇİNDEKİ ORMAN ALANI VE KANTİN

Sürekli kullandığım terimlerden biridir bu. Zonguldak’ta seçilmiş ve atanmışların, gündemi değiştirmek için tuttukları yoldur. Acil sorun/ihtiyaçlar unutturulur, ‘laf olsun torba dolsun’ türü açıklamalar ile toplum katmanları yönlendirilmeye çalışılır.

Birkaç gündür, ‘Üniversite Hastanesi’nde onkolog/kanser doktoru olmayış’ üzerine fikir beyan ediyorum. Rektör Hocam, havanda su döğüyor. ‘Sürekli ihale açıyoruz, doktor gelmiyor’ diyor.

Üniversitenin 2020’yi Filyos Yılı ilan etmesi, TTK ile ilgili Çalıştay yapılabileceği, Grizu 263’ün takımının uzaya cep uydusu fırlatacak olması, ‘başarı’ kriterleri için siyasetçiye göz kırpma taktik ve tekniği olabilir. Ancak, bunların hiç biri ‘asıl/acil sorun’ hedefinden sapmayı gerektirmez. Zonguldak’tan 400 kanser hastası şehir dışına gidiyor. Bırakın ‘iç turizmin baltalanmasını.’ Dar gelirlinin yakın şehirlerde para ve zaman harcamasını. Tedavi alamadan yollarda heba olanları düşünün!

Doğruysa, yapılan son ihaleye 14 onkolog girmiş, BEÜ’ye müracaat olmamış yine.

Atatürk Devlet Hastanesi’e bir yolu bulunup, onkolog ataması yapıldı ya? Diyoruz ki; aynı taktik ve teknikle bir kanser doktoru daha atansın ve Sağlık Bakanlığı ile Üniversite antlaşma yapıp, Tıp Fakültesi’nde doktor eksiği giderilsin.

Düşünebiliyor musunuz; hayat pahalılığı ve sağlık, covid tehdidini geride bıraktı.

Yaptığımız ‘Tıp Fakültesi’ne onkolog getirme teklifi’, pas geçildi. Ne Rektör Hocam duydu, ne merkezi atamanın temsilcisi bürokrasi ne de şehrin anlı/şanlı seçilmişleri.

Son günlerin ‘medya güzeli’ vekilimiz, ‘acil’ nitelikli sorunu geçmiş, Tarihi Fevkani Köprüsünü yıkma derdine düşmüş. Zonguldak Merkezi için Organize Sanayi Bölgesi (OSB)bulamayan siyaset, Acılık’taki ‘Küçük Sanayi Sitesi’ne neredeyse methiye düzecek.

‘Sağıra yatma hastaları’ için bir konu daha aktarıyorum. Üniversite Hastanesi’ndeki eski kantin yeri üzerinde yıllardır ‘ÜNİVERSİTE- Orman Bakanlığı kıyameti kopuyor. Kantinin bulunduğu yer, Orman’ın. Rivayete göre, üniversite kantini kiraya verince, orman kira bedeli olarak 1.500 lira istiyor. Üniversite ormana kira vermek istemiyor, kantinin yerini değiştiriyor. Kantin yeri uzak olduğu için, bu kez hastane çalışanları ile ziyaretçiler mağdur oluyor.

İki kurum başta olmak üzere, Zonguldak’ın ‘attığında mangalda kül bırakmayan seçilmiş ve atanmışları; yıllardır bu sorunu çözemiyor.

Kardeşim, Üniversite alanı içinde, ‘orman alanı’ dediğiniz yere koca bina yapmışsınız. Şimdi, binanın içindeki kantinden ‘Burası ormanın’ deyip, kira istemek neyin nesi?

Bu orman gözüken eski kantin yerinin ‘orman vasfını kaybetmiş alan’a çevrilmesi atla deve mi?

Elvanpazarcık Beldesi’ndeki 174 dönüm arazi de, ‘orman’ gözüktüğü için yatırıma ayrılamıyor. Siyasetçilerimiz, ‘iş yapmak’ zahmetine katlanmamak için, futbol sahası ve birçok hizmet alanını kapsayacak bu alana bakmıyorlar.

Bu kafalarla, Rektörlük Binası yanındaki ‘trafik rezaleti’ bile çözülemez bu şehirde. Bu kafalarla, 69 Ambarlarına hukuk perişan edilerek çok katlı bina yapılması belki sağlanır.

Hadi bakalım. Tıp Fakültesi  binası içindeki ormanlık arazi konusunda,  seçilmiş ve atanmışlardan ses bekleyelim. İddia ediyorum, yine sağıra yatacaklar.

69 AMBARLARINDA YÜKSEK BİNA

VE HUKUK’UN ELİNDEKİ ÇEKİÇ …

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün, Aydın da ‘Adli hizmetleri Değerlendirme Toplantısı’nda ’Eski Türkiye de hukukun eline çekiç verdiler herkesi çivi gördü. Kimisini inancından, kimisi siyasi görüşünden, kimisini kılık kıyafetinden suçlayan bir hukuk vardı. Yeni Türkiye de başka arayışlara yer yoktur’ açıklamasını aktarmıştım.

Aynı Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘mahkeme kararı arkamızdan gelsin’ sözlerine karşılık da ‘bizim rotamız hukuktur. Hukuk önden yürüsün, biz ona göre kendimizi ayarlayalım anlayışıdır hukuk devleti’ demişti.

Ereğli Belediye Halk Otobüsleri’nin emeklileri yasal olmamasına rağmen ücretli taşımaları için ‘Ereğli’de hukuk önden mi gidiyor, arkadan mı geliyor?’ diye yazmıştım (10 Kasım 2021)

‘Yaşam kalitesine pozitif katkı yapan köprü-tünel- kavşak-yol yol gibi maddi hizmetlere eş bir manevi destek/yatırım’ diye yorumlamıştım olayı.

İnsan, devlet ricalinden böyle ‘beylik’ laflar duyduğunda rahatlıyor. Covid, hayat pahalılığı, siyasi entrika, doların Türk roketinden önce uzaya fırlaması, işsizlik, emeklinin 1.500 TL taban aylında ezilmesine karşı ‘direnç gösteresi’ geliyor.

ANCAKKK… Bu ‘beylik’ laflara inat, piyasadaki ‘iş-oluş-hareketlerde’ hukuki pespayelikleri görünce… ‘Toplumun gazını almak, zaman kazanma operasyonu’ olduğuna inanıyor.

Son günlerin aktüel konularından biri de… Halk Eğitim ve Milli Eğitim’in, 69 Ambarları mıntıkasında yapacağı bina. Binanın imarı 4 kat. Yani 16 metre. Kızılay, Afet İşleri, Ağız Diş Sağlığı binaları gibi… Şimdi, yapılmak istenen o binanın yüksekliğini 22 metreye yükseltmek. Rivayet o ki, kat yüksekliği ile daire sayısı arttırılıp, ilgili daireler arasında paylaşım yapılacak. O zamanki Zonguldak Belediyesi İmar Kurulu ‘silueti bozar, emsal teşkil eder’ deyip, değişikliğe ‘ret’ verip, mevcudunda ısrar eder.

Şimdi… Proje yapılırken, neden 22 metre yapmazsınız, elinizi tutan mı var. İktidarın, parmak sallama ile muktedirliğini gösterme ‘ben ne dersem o’ baskı taktiğinden başka bir şey değil.

Olay İmar Komisyonu dairesine gitti. Elbette, ‘parmak sallama’ ile geçti. Hal bu ki, ilk imar komisyonu raporunda, AK Parti + CHP, ‘siluetin bozulacağı kararı’ vermişti. Prosedüre göre; askı+ itiraz süresinde, yatırıma değil, 19 metreye itiraz edildi. Konu tekrar Belediye Meclisine geldi. Sonuçta Mimarlar Odası olayı mahkemeye taşıdı. Mahkeme ‘19 metre olacak’ dedi.

İktidar cenahı ise ‘CHP, 40 milyonluk yatırıma karşı çıkıyor’ diye politika yapıyor.

İktidar, MAKZON olayında da aynı taktiği uyguluyor. Hal bu ki, Zonguldaklılar, MAKZON yatırımına değil, kıymetli arazinin paylaşımına, yatırımın yerine karşı çıkıyor.

İşte size Adalet Bakanı’nın yaptığı açıklamaya ‘ters’ bir gelişme.

Bazı işler vardır, ‘yasalara uyar, görüntü kirliliği ve vicdan muhasebesine uymaz. İnönü anıtına kaykay yapma işi gibi. Yeni hastanenin yetersiz otoparkı yüzünden Tarihi Kız Meslek Lisesini yıkma keyfiyeti gibi. Tarihi 5 ayaklı üst geçit Fevkani Köprüsü’nü yıkma zevkini tatma hesabındakiler gibi…

Hep diyorum ya? Kötü alışkanlıklar, karşı çıkılmadığı için zamanla örf / adet / gelenek oluyor’ diye.

İktidar, kötü alışkanlıkları ‘moda’ yapınca, muhalefet cenahı da, şansını deniyor.

Zonguldak Mimarlar Odası Başkanı da ‘reklam piyasasına yalın kılıç girenlerden. Ak Parti İl Başkanı’nın yaptığı savunmayı ‘dolaylı’ yapıyor ve olayın hukuki boyutunu kamuoyuna aktaracağına ‘Kem sözler’ sarf edip ‘zırva’ diyor. Gerilimden nemalanma politikasının yaşlı versiyonu. Gençlere iyi örnek değil bence.

Örnek: Liman İçi düzenlemesi. TTK’ya ait Mühendisler Lokali, başka bakanlığa devredilecek. Taşınmazı kullanan zihniyet, olayı siyasileştirip, oradan çıkmak istemiyor.  Merkezi bütçeden her yıl aldığı 1 Milyar destekle ayakta kalan bir kurum, sizi taşımak zorunda mı? Binayı devreder, kütüphane yapar, kimi ilgilendirir! Bina gelir amaçlı meyhane yapılırken kim ne dedi?

Geçenlerde saha muhabirlerine akşam içkili ziyafet çekilip, açıklamalar yazdırıldı, etik mi bu!

Doların rekor yükselişi sürerken, 8 milyon emekli 1.500 TL. maaş alırken, milyonlarca insan iş beklerken, açlık sınırı(3.090TL) asgari ücretini(2.825TL) geçerken; bari hukuku hırpalamayın. Hukuk ile oynamayın. Hukuku çıkarlarınıza/ politikalarınıza alet etmeyin.

EKMEK 4-5 LİRA OLMAYACAK/MIŞ!

Dolar dün akşama doğru banka satışında 12,65,00 TL lirayı gördü. Euro 13,98,77 TL oldu. Altın’ın gramı 709, 4217 TL oldu.

Yarını Allah kerim.

Olayın vahametine ekmek zammı açısından bakalım mı?

Dün gazetelerde, Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, ‘ekmek  4-5 lira olacak şeklinde haberler gerçeği yansıtmıyor’ demiş.

Bu arada, arkadaşlarım, Zonguldak’ta ekmeğe gizli zam yapıldığını, fırıncı protestolarının ‘az ekmek üretmek’ şeklinde operasyon çekeceklerini söylediler.

Fırıncılar federasyonu Başkanı ‘ekmek 4-5 lira olmaz’ demiş ya? Ben inanmıyorum. 230 gram ekmek 200 grama çekildi. Fiyat yine 2 TL.

Görünen o ki,  ekmek belki 4-5  lira olmayacak ama, gramajı 150 grama çekilirse şaşmayalım.

TELEFON HATTI ALANA ZEYTİN YAĞI

Piyasalar allak-bullak.

Artık, covid bile sıradan olup, sorun olmaktan çıkıyor. Hayat pahalılığı siyasetin ‘aktif’ malzemesi oldu.

Piyasada bir gün şeker bir gün yağ, bir gün bir başka temel ihtiyaç maddesi kayboluyor veya insanlar tarafından toplanıyor.

Piyasaların tamamında bir ‘korkulu’ bekleyiş var. Esnaf tüccar, elindeki maddeyi/malzemeyi sattığı fiyata koyamayacağını düşünmek için elinden çıkartmıyor. Dayanıklı madde satan bazı esnaflar ise ‘kurnazlık’ yolu ile satış yapıyor.

İşte, Ereğli’deki bir ‘kurnaz’ esnaf. zincir marketlerde ‘ kapışılan veya yok satan gıda ürünü zeytin yağını ‘promosyon’ maddesi yapmış.

Hayırlısı olsun.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: TIP, FAKÜLTESİ, İÇİNDEKİ, ORMAN, ALANI, VE, KANTİN,
Yorumlar
Haber Yazılımı