‘VATANDAŞIMIZ ARTIK UMUDUNU KESTİ’
Haber
10 Haziran 2022 - Cuma 15:05 Bu haber 1141 kez okundu
 
‘VATANDAŞIMIZ ARTIK UMUDUNU KESTİ’
SP’den, “Memleketin asıl meselesi seçim değil geçim” standı açtı
SİYASET Haberi
‘VATANDAŞIMIZ ARTIK UMUDUNU KESTİ’

Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanlığı Gazipaşa Caddesi’nde “Memleketin asıl meselesi seçim değil geçim. Hepimizin derdi geçim” adı altında stand açtı.

Saadet Partisi Zonguldak il Başkanı Burak Erol, Merkez İlçe Başkanı İsmail Üstünyer ve partililerin de katıldığı standta vatandaşlara broşür dağıtıldı.

“Hepimizin takip ettiğimiz, havayı soluduğumuz gibi Türkiye gerçekten iyi yönetilmiyor. Bununla ilgili iktidar kendi ürettiği problemleri kendi çözme iddiasında. Yaklaşık olarak 7 bin 680 gündür devam eden iktidarın seçime 380 gün gibi bir zaman kaldı bu problemleri çözmesini vatandaşımız da artık umudunu kesti. Şu anda Türkiye’nin içinde bulunduğu durum fakiri daha fakir yapan, zengini daha zengin yapan bir sistemle karşı karşıyayız.” diyerek şunları ifade etti.

“İKTİDAR KENDİ ÜRETTİĞİ PROBLEMLERİ ÇÖZMEYİ VADEDİYOR”

“Ak Parti iktidarı hangi problemleri çözeceğini vadediyor? Kendi ürettiği problemleri çözmeye vadeden bir iktidarla karşı karşıyayız!

-Bu problemler 2002 öncesinin mi yoksa 20 yıllık bir iktidarın bakiyesi mi?

-3 haneli rakamları bulan enflasyon rakamlarına kim sebep oldu?

-Ne zaman Merkez Bankası rezervleri bu kadar eridi, ne zaman faize bu kadar kaynak aktarıldı?

-Ortalama kira bedelleri 5-6 bin lirayı, ortalama bir konutun satış fiyatı da 1,5-2 milyon lirayı hangi dönemde buldu ve insanların ev alma hayalleri ne zamandan beridir tamamen son buldu?

-"Ben hep 50 liralık alıyorum." diyen insanımız artık o paraya 2 litre mazot dahi alamıyor; bunun sorumlusu kim?

Her 6 aya bir yeni tarih veren Sn. Erdoğan ve iktidar partisi yöneticileri şimdi de 2023'ün ilk günlerine dair adeta hayal satıyorlar.

Fakat artık milletimiz şunu çok iyi biliyor; problemlerin sebebi olanlar problemleri çözemezler!

İktidar Krizi Değil Algıyı Yönetmenin Peşinde

Her hafta feryat ediyoruz, “ekonomimiz alev alıyor, kriz her geçen gün daha da derinleşiyor” diye.

Fakat krizle mücadele etmesi gerekenler hala krizi değil algıyı yönetmenin peşindeler.

Sayın Cumhurbaşkanının bu hafta bakanlar kurulu toplantısı sonrası yaptığı konuşma bunu bir kez daha göstermiştir.

-Ekranda "faizle mücadele ettiklerini" söyleyen; gerçekte ise ülkeyi Cumhuriyet tarihinin en büyük faiz borcuna mahkum eden başka bir iktidar yoktur!

-Ekranda "herkesi ev, araba sahibi yaptık" deyip; gerçekte bu ülkeyi tarihin en fazla icra dosyasına mahkum eden başka bir iktidar yoktur.

-Ekranda "Türkiye’yi dünyanın en büyük ekonomisi yapacağız" deyip; gerçekte ülkeyi açlığa ve yoksulluğa mahkum eden başka bir iktidar yoktur.

Rakamlarla ve kavramlarla oynayarak ekonomiyi düzelteceklerini sanıyorlar.

Düzeltemezler! Düzeltemiyorlar da zaten; aksine her gün problemlerimiz derinleşiyor.

Fakirleştiren Büyüme Modeli

Son açıklanan resmi rakamlara göre; Türkiye ekonomisi 2022 yılının ilk çeyreğinde 7,3 büyümüş!

İktidar medyası ve iktidar yöneticileri bu rakamlar üzerinden sevinç dolu cümleler sarf ediyorlar.

Ancak ne yazık ki bu büyüme refahı yaygınlaştıran, milletimizi memnun eden bir büyüme değil; servetin bir tarafa doğru aktığı, eşitsizliği büyüten, sosyal adaletsizliği derinleştiren suni bir büyümedir.

Ekonomi rakamsal olarak büyüyor gibi ancak toplumun geniş kesimlerinin bu büyümeden aldığı pay giderek düşüyor veya halk daha da fakirleşiyor.

Türkiye büyüyor ama Türkiye’nin büyümesine katkı sunan milletimize düşen pay giderek küçülüyor. 

Ekonomi Bakanı Sayın Nurettin Nebati de bizimle aynı fikirde olacak ki, şu cümleleri sarf etmiş: “Enflasyonu düşürmek için çok sert tedbirler alabilirdik. Biz bir yol ayrımına gittik. Enflasyonla birlikte büyümeyi tercih ettik. Bu sistemden dar gelirliler hariç üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyorlar. Çarklar dönüyor.”

 

“MİLLET DEĞİL AMA SİZ KAZANIMLARINIZI KAYBEDECEKSİNİZ”

-Bu seçimde nihai kararı kendisini ülkenin sahibi olarak gören sizler değil, maaşının büyük bir bölümünü vermek zorunda kaldığı evinden çıkarılma korkusuyla yaşayan kiracılar verecek.

Biz inanıyoruz ki, bu seçimde milletimizle birlikte milletin derdine sırt çevirmiş bu iktidarı değiştirecek ve insanca bir yaşam için adil bir düzen inşa edeceğiz.

Bu iktidarın milletten aldığı ne varsa, milletimizin azmiyle yeniden kazanacağız.

Her fırsatta milleti “kazanımları kaybetmekle” korkutanlar, aslında milletin kazanımlarını kaybetmesinden değil; kendi kazanımlarını kaybetmekten korkuyorlar. Bu korkularında da haklılar..

Bu millet kazanımlarını kaybetmeyecek, biz buna asla izin vermeyiz. Ama iktidar ve çevresine öbeklenmiş bir avuç mutlu azınlık kazanımlarını kaybedecek!

Haksız yere 5-6 ayrı yerden aldıkları maaşları kaybedecekler, torpil ve imtiyazlarını kaybedecekler!

Sahip oldukları lüks ve şatafatı kaybedecekler.

Tekrar söylüyorum, milletin kazanımlarını kaybetmesinden değil kendi güç ve menfaatlerini kaybetmekten korkuyorlar ama korkunun ecele faydası yok!

FİİLİ BİR YÖNETİM KRİZİ VAR

Muhterem arkadaşlar; toplantımızın sonlarında bir konuya daha temas etmek isterim:

Sn. Erdoğan her seferinde demagoji yaparak konuları çarpıtıyor!

"Ülkemizde enflasyon sorunu yok, fiili bir hayat pahalılığı sorunu var." demiş kendisi. Güler misin, ağlar mısın?

Gobbels yaşasaydı; bu arkadaşlara şapka çıkarırır, yanlarında tedrisata başlardı diye düşünüyor artık insanlar...

Bir yönden Erdoğan'a katılmamak da mümkün değil..

Evet ülkemizde fiili anlamda bir başka sorun var ve tüm poblemlerin kaynağı da budur:

-Ülkemizde fiili anlamda bir yönetim krizi ve iktidar sorunu var!

-Ülkemizde liyakatsiz bir hükümet sorunu var!

-Ülkemizde tüm gerçeklere gözünü kapatmış ve tüm kaynaklarımızı hızla tüketen bir Cumhur İttifakı sorunu var!

-Nereden geldiklerini unutan, nereye gittiklerini de bilmeyenlerin sebep olduğu fiilli problemler var..

20 Yılın Bakiyesi Tüm Problemleri Kısa Bir Zamanda Çözeriz

Biz tüm bu problemleri çözmeye talibiz ve 20 yılın bakiyesi tüm sorunları da çok kısa zamanda çözeceğimizden eminiz.. Konuların detaylarını hem Saadet Partisi olarak hem de 6'lı masa olarak ittifak ettiğimiz konuları açıkladığımızda bunu milletimiz daha net görecektir.

Geçtiğimiz hafta sonu açıkladığımız "İnsanca Yaşam Manifestomuz"da verdiğimiz sözlerimizi eksiksiz yerine getirmeye kararlıyız.

Ekonomik, sosyal ve diğer tüm alanlarda karşı karşıya kaldığımız sıkıntıların sebebini de bunların nasıl çözüleceğini de gayet iyi biliyoruz...

Yarım asırı geride bırakan siyasi birikimimizle, tertemiz kadrolarımızla ve ortak akılla üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir problemin olmayacağını bilen bir anlayışla ülkemizde yeni bir başlangıcın öncüsü olacak, kötü gidişata hep birlikte artık son vereceğiz...

Karamsarlığı, umutsuzluğu bir kenara bırakmanın vakti gelmiştir; değişim mümkün ve çok yakındır!

Bu problemlerinin hepsinin üstesinden gelmek mümkündür, yeter ki zihniyetler değişsin; bu problemleri çözecek zihniyete sahip yeni kadrolar iş başına gelsin.

İktidarı Barış İçinde Devretmeyi Bilmeliler

Artık problemler altından kalkılamayacak boyutlara ulaştı. Ağırlıklı olarak ekonomiye temas ettik ama her sahada problemimiz var. Adalet bunların başında geliyor.

Adalete müdahale adeta artık herkes tarafından kanıksandı. "Olur efendim, bir hakim yanlış karar verirse; devlet başkanı onu değiştirir."

İşte o zaman orda adalet olmaz! Eğitim bir keşmekeşe döndü. Çocuklarımız imtihan yorgunu haline geliyorlar. Sağlıkta nitelikli kadrolarımızı kaybediyoruz.

Sn. Erdoğan'ın; "Ne haliniz varsa görün, isterseniz gidin." tavrı, maalesef birçok doktorumuzun memleketi terk etmesine sebep oldu. Gençlerimizin 70'i de ilk fırsatta yurt dışına gitmeyi arzu ediyor.

İktidara tavsiyemiz şu; nasıl ki bundan 19 sene önce siz iktidar barış içinde verildiyse aynı usül ve yaklaşımla iktidarı devretmeyi bilin! Direnmek size zarar verir ama en çok bu millete zarar verir; bunu da herkes idrak etmek mecburiyetindedir.” diye konuştu.

Haber: Çetin ÖZDEMİR

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: ‘VATANDAŞIMIZ, ARTIK, UMUDUNU, KESTİ’,
Yorumlar
Haber Yazılımı