YANGIN DUA VE BEDDUA İLE SÖNMÜYOR!..
Haber
01 Ağustos 2021 - Pazar 17:01 Bu haber 1692 kez okundu
 
YANGIN DUA VE BEDDUA İLE SÖNMÜYOR!..
GÜNDEM Haberi
YANGIN DUA VE BEDDUA İLE SÖNMÜYOR!..

YANGIN DUA VE BEDDUA İLE SÖNMÜYOR!..

İşsizlik, hayat pahalılığı, covid; son yılların aktüel sorunlarının başında geliyor. Olaylar arasına orman yangınları girdi ve insanların morali alt üst oldu. Ormanlar bir ülkenin ekonomik yatırımları ötesinde nefes aldığı ciğerleridir. Ormanlar ülkenin iklimini ayarlayan en büyük değerlerinden biridir. Yangınların birkaç il sınırlarında birden başlaması ve can kayıplarıyla birden yayılması; akla şüphe ve kastı getirdi.                      

Siyasetin yarattığı gerginlik ve yozlaşma, olayın vahametine rağmen parti çekişmesine oy devşirme yarışına çevrildi.

Her zamanki gibi, her zaman başımıza gelmesine rağmen, söz ve eylemde birlik yapamadık. Her kafadan bir ses çıktı.

Suçlu aramaya başladık. Hal bu ki, yapılacak olan önce yangını söndürmenin yollarını bulmaktı. Yangını n faillerini bulunca yangın sönecek miydi sanki?   

İktidar yandaşları, yanan ciğerlerimizi bırakmış, siyasetçilerin sözlerini yorumlayıp, adeta insanların yüreklerini dağlıyordu.

Toplum katmanlarını oluşturanlar, yaşlı gözlerle izledikleri görüntüler ardından, ‘Bizim kaç tane yangın söndürme uçağımız var?’ diye soruyor, Envanterde uçağımız yok’ diyen Bakan sözlerine inat akan gözyaşlarını dualarla yangın alanına göndermeye çalışıyordu adeta. Nereden nereye değil mi? 2007’de Yunanistan’da çıkan yangına müdahale için Türkiye, bu konuda uzmanlaşmış uçaklarını(THK) destek/yardım için gönderdiğini hatırlayın. Şimdi, o uçaklar kullanılmaz halde imiş. Dolayısıyla, uçaklar kullanılmaz halde olunca; pilotlarını da dağıtmışlar.

Kendi uçağımızı yapamadığımıza, alamadığımıza göre, kiralamışız her hal de?

İşin kötüsü nedir biliyor musunuz? Yangın başlar başlamaz, bazı çevreler, reklam yarışına girip, ‘Fidan kampanyası’ başlattı.

Sanki, uçakların, gönüllülerin toprak atarak söndürdükleri alanlara, ertesi gün fidan dikilmeye başlanacakmış gibi.

İşte, oluşan/oluşturulmasına yardım edilen bir ‘Kriz’in iyi değil, hiç yönetilmeyişinin bir örneği daha.

‘yangını çıkartanları bulacağız’ demekle, ‘Yanarsa yansın, yeniden fidan diker, orman yaparız’ der gibi açıklamalar; toplum yüreklerindeki ateşe su serpen damlacıklar olmadı.

Ormanlar, bir ülkenin maddi ve manevi kaynaklarının başında gelir.İçeride ve dışarıdaki devlet-millet düşmanlarının hedeflerinin de başında gelir.

Dolayısıyla, öncelik ormanlarının söndürülmesi için yapılacak planın milletle paylaşılması gerekir.

Şimdi, bölgeye su taşıyacak arasöz, uçak ve yangın konusunda tecrübeli elemanlar gereklidir

Sonra; yol geçen hanına dönen, mangal partileriyle çöplük haline getirilen ormanlarımız için koruyucu kanunlar yanında; donanımlı yangın söndürme uçakları temin etmemiz gerekir.

Yangın, dua ile yakana beddua ile SÖNMÜYOR.

Önce uçak ve arasöz, sonra tecrübeli eleman ve su gerekli.

Türkiye’nin yüzde 29’u ormanlarla kaplı ve 22 milyon 621 bin hektar ormanımız var diyorsanız, dikkate almanız gereken milli, vicdani ve ekonomik olarak görevleriniz var demektir.

 

AKL-I EVVELLER VE AŞI KARŞITLIĞI

İçinde bulunduğumuz jeo/politik, başımıza gelebilecek musibetlerin önlenmesi açısından sıkıntı çekeceğimizin göstergesidir. Çünkü, tarih itibarıyla yedi düvelin saldırılarına hedef olmuş bir millet ve ümmetiz.

Elbette, kendi yönetimsel değerlendirmeler nedeniyle üstesinden gelemediğimiz sorunlar olmuyor mu? İşsizlik, hayat pahalılığı gibi…

Hatta, her yıl başımıza geldiği halde önleyemediğimiz orman yangınları gibi.

Hatta; önlem için becerebileceğimiz tedbirlere rağmen savsaklamamız COVİD tedbirleri dolayısıyla karşılaştığımız ölümler…

İlginç değil mi?

‘Nüfus çoğunluğunun bağışıklık kazanması gerekir’ denmesine rağmen; aşı olmamakta direnen milyonlarca akl-ı evvel insanımız var.

Aşı ‘yetersiz’ geldiği vakit, ‘CART_CURT’ edenler, bu gün her türlü aş olmasına rağmen, ‘Eften püften’ bahanelerle, adeta pandemi /salgına davetiye çıkartıp, insan sağlığı ve devlet ekonomisinin bozulması için gayret ediyorlar.

İnsanların hasta olmasına sebep olmak bir ‘Hak’ gerektirdiği için ‘Haksızlık’ ve dolayısıyla Allah indinde günah; devletin işleyişine sirayet edecek gelişmelere sebebiyet verdiği için yasak ve hainliktir.

Vaka sayılarının 5 binlerden 22 binlere tırmanışın; ölüm sayılarının 30-35’lerden 79’lara yeniden tırmanmasının nedeni; bu ilkesiz, omurgasız, sorumsuz yurttaş tiplerinin akl-ı evvelliklerindendir.

23 milyon insanın aşı olmamakta direnmesinin nedeni, ‘Özgür birey’ olmasından değil, ‘Sorumsuz birey’ olmalarından kaynaklanmaktadır.

İnsanların sorumsuzluğu, değişen iklim şartlarına bağlanmamalı. Elbette, ‘Küresel ısınma’ sebebi iklim değişikliğinden insanlar kadar bitki ve hayvanlarda şaşkın.

Bitkilerin dikim ve hasat zamanlarındaki farklılıklar üzerine nasıl kafa yorulup önlemler alınmaya başlanmışsa; pandemi sürecinin zararlarını en aza indirgeme tedbirlerinin uygulanması gerekmektedir.

Ancak, her hal ve şarta göre; hayatın devam ettiği ortamda, sorumlu insanın yapacağı; yaşamın devam etmesi için, gerekli desteğin birey olarak devlet ve milletle paylaşılmasıdır.

 

PLAJLARIMIZA COVİD

DÜŞSE KAHRINDAN ÖLÜR

Geçen hafta, sahillerimizin kirliliği ile santraller bölgesinde görülen pislik üzerine yorum yaparken, ‘Kozlu Sahiline COVİD düşse kahrından ölür’ demiştim…

Santraller bölgesindeki pisliğin, ‘santral külü’ olup olmadığı konusunda teyit olmadı. Vilayet yaptığı açıklamada, ‘Tespit’ konusunda net bilgi veremedi.

Kozlu sahili ise mevsim normali üzerinde seyreder hava sıcaklıkları nedeniyle insanların serinleme ihtiyacını giderdikleri bir yer. Ancak, sahilin iki tarafındaki eski çöp deponi alanlarından sürüklenen pislikler; sahil boyunca yayılıp hem insanların sağlıklarını tehlikeye atıyor hem da görüntü kirliliği yaratıyor.

Ne var ki, seçilmiş ve atanmışlar, Kozlu sahilinde değil gözlem kulesi ve cankurtaran görevlendirme, pislik içinde serinleyenlere bir uyarı levhası bile takmıyorlar.

Biz geçen hafta, Zonguldak sahillerindeki bu sağlıksız serinleme üzerine, ‘Seçilmiş ve atanmışlar bu sahiller ve plajlar için ‘Mavi bayrak alırsa şaşırmayın’ demiştik.

Geçtiğimiz hafta CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak Kapuz ve Tersane plajlarında inceleme gezisi yaptı. Yavuzyılmaz, yaptığı açıklamada tuvalet ve soyunma kabini olmayan plajların yönetimlerini eleştirip, “Seyyar tuvalet ve soyunma kabini koymak bu kadar mı zor?” diye sordu.

 

TÜM EMEK DER 71. SAYISI ÇIKTI

Misafirhanesini hizmete sokan Tüm İşçi Emeklileri Dul ve yetimleri Derneği(TÜM EMEK DER) pandemi/salgın sürecinde ara verdiği haber bültenini de devreye soktu.

66 sayfalık lüks kağıta basılı TÜM EMEK DER bülteni 55 şube bünye ve bölgesinde dağıtım yapıyor.

Tüm Emekliler Platformu dönem sözcülüğü de yapan Genel Başkan Satılmış Çalışkan, yaptığı açıklamada emeklilerin beklediği intibak yasası üzerinde durup ‘Her kesim milli gelirden az çok pay alırken, 2000 yılından itibaren emeklilere milli gelirden pay verilmemektedir’ dedi.

Çalışkan, dergideki başyazısında ise emeklinin gücü konukevi tesisinin tanıtımını yaptı.

Derginin 71. sayısında ayrıca, Cumhurbaşkanlığına yazılan bayram ikramiyelerinin arttırılması talebinin emeklileri üzmesi yazısı, Genel Sekreter Mustafa Yılmaz’ın ‘TÜFE bir türlü Pazar TÜFE’siyle tutmuyor’ eleştirisi, Genel Teşkilat Sekreteri Neriman Yılmaz’ın ‘Emekliye seyyanen zam gerekli’ yorumu, Genel Mali sekreter Ali Selçuk’un emeklilik sistemi üzerine düşünceleri yer aldı.

 

 

ÜZÜLMEZ KÜÇÜK MEYHANE SİTESİ

Kimine göre aracı kurum, kimine göre paracı kurum. Türkiye de 1951’de kurulmuş bu gün sayıları bine yaklaşan kuruluşlardan biri olan Zonguldak Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Kongresi dün Kapalı Spor Salonunda yapıldı.

2015’de Halkın Sesi’nde konu ile ilgili detaylı bir araştırma yazmıştım.

Ercan Şehri ve Kooperatif içinden Uğur Altun dün aday oldular.

Eyy gidi günler, kooperatif Rahmetli Şerif Cansızoğlu kalmadı.29 yıl başkanlık yaptı(1959-1988).

Rivayet o ki, Ercan Şehri‘Aday olmayacağım’ açıklaması yaptıktan sonra Uğur Altun, adaylığını açıkladı. Sinkaflı göndermeler neticesi adaylıklar perçinlenip, tartışmalar başladı.

Daha sonra ‘Seçim psikolojisi’ çerçevesinde, doğru ve yalanlardan oluşan bir dizi eleştiri namluya konup, karşı cepheye gönderildi.

Nihayetinde burası bir kooperatif ve kimse babasının hayrına başkanlık-yöneticilik yapmıyor, yapmayacak. Riyasette oturanlar, tecrübe ve fikri temayülleri çerçevesinde, kendine göre ‘Yoğurt yeyişlerini’ burada icra edecekler. Kongre kulislerini yorumlayacağız elbette.

Ancak, ben önemli bir beklentimi yansıtayım.

Son altı aydır, Üzülmez Küçük Sanayi sitesi ile ilgili bir ‘Büyük meyhane’ benzetmesidir gidiyor.

İşleri gereği buraya gidenler ile burada çalışanlar, girişteki tabelada değişiklik önerisi getiriyorlar.

‘Üzülmez Küçük meyhane Sitesi’ olarak değişiklik arz ediyorlar.

Hele hele Esnaf Kefalet Kooperatifi kongresi öncesi bu isim daha çok öne çıkmış.

Esnafın kalite ve kabiliyetine etki edecek bir yakıştırma olduğu için aktarayım istedim.

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: YANGIN, DUA, VE, BEDDUA, İLE, SÖNMÜYOR!..,
Yorumlar
Haber Yazılımı