YENİ BİR PLATFORM KİMİN İŞİNE YARAR?
Haber
23 Eylül 2021 - Perşembe 17:03 Bu haber 1771 kez okundu
 
YENİ BİR PLATFORM KİMİN İŞİNE YARAR?
GÜNDEM Haberi
YENİ BİR PLATFORM KİMİN İŞİNE YARAR?

YENİ BİR PLATFORM KİMİN İŞİNE YARAR?

Birkaç gündür, belli örgütlü kesim yetkilileri ve ‘Ahkam kesme’ takıntılılar, Zonguldak’ta ‘Beraber hareket edelim’ veya ‘’Platform kurulsun’ edebiyatlarına başladılar.

Akılları sıra, ‘Oluşturulacak birlik’ üzerinde tahakküm kurulup, ‘Dönem sözcüsü’ koltuğu ile öne çıkmak ve önümüzdeki seçimler için ‘Reklam pastasından pay kapmak’ hedef.

Allah selamet versin, ‘Herkesin bir derdi var, değirmeninde su derdi’ derdi anam. Bu gün tüm kurum ve kuruluşların bir derdi var. Kiminin ‘sözleşme’ derdi, kiminin ‘kongre’ derdi, kiminin siyasete atılmak için ‘basamak’ derdi… Say sayabildiğin kadar.

İktidar yandaşı olanlar bile, kongre zamanı ittifak, intibak ve siyasi birliğin işe yaramayacağını düşünüyorlar. Yandan çarklı destek gurupları arıyorlar.

Ancak, ortada organize bir güç var iken, böyle bir ‘Taktik’ arayışa girenler unutmasın ki, yaptıkları boynunu toprağa sokmuş Devekuşundan farksızdır.

Bu kurulu örgüt/platform, Kent Konseyi’dir. 200’e yakın Sivil Toplum Kuruluşları(STK) veya Tabela kuruluşları bu örgüt bünyesindedir. Bu örgüt belediye çatısı altında olmasına rağmen, şehrin tüm sorunlarıyla hemhal olmakla görevlidir.

Taşkömürleri Kurumu’na işçi ihtiyacı üzerinde ‘Antant’ kalınmışsa, açıklama yanında toplantı, gösteri yapar.

Türkiye Taşkömürleri Kurumu’nun(TTK) merkezi bütçeden yardımlarına rağmen, zarar hanesi giderek büyüyorsa, taşkömürünün amiral gemisini kurtarmak için fikir üretme potansiyelini devreye sokar. Şehirde otopark sorunu gündem de ve şehir içinde bazı kamu kuruluşlarının ortadan kaldırılması, şehre nefes alacak yer açılması elzem olduğu zaman, konuşur, teklif ve tenkitlerde bulunur.

Platform, ortak akıl oluşturmak için bir araya gelmiş kuruluşları tarif eder.

Şehirdeki kuruluşlara, şöyle göz ucuyla bir bakın hele… Konuşanlar, yazanlar, azanlar hep; kendi sorunlarıyla ilgili boy gösteriyorlar.

 Şehirdeki diğer kuruluşların sorunlarıyla ilgili ‘Devreye giren’ yok.

Mesela, madenci sendikası ‘Kuruma işçi alınsın’ diye kurar tüm hesaplarını. Kuruma alınacak işçi ile sendika kasası dolup, kurum kurtulacaktır ona göre. kurumun kalkınması, bataktan kurtulması için, başka bir üretim dalına geçmesi teklif edilme nedense…

Esnaflar Birliği, esnafın sorunları üzerinde durur. Şoförler Odası, üyelerinin çıkarları üzerinde durur… Diğer kuruluşlarda ortaklıkları, destekleri, kongrelerinde boy göstermek kadardır.

Dolayısıyla, Zonguldak’ta yapılması gereken, yeni bir platform, dernek, ortaklık oluşturmak değil, mevcutlarının işbirliği/gönül birliğini sağlamaktır.

Karşılaştığın, toplumun karşılaştığı ve çözüm bekleyen sorunlar üzerinde ‘Söz’ ve ‘Eylem birliği’ kararı alabilmek, uygulayabilmektir kentini sevmek. Gerisi ‘kendini sevmektir’ vesselam.

Her gün basında bir çok kuruluşun reklam açıklamalarını görüyorsunuz. kimi, işçi, kimi esnaf, kimi öğretmen, kimi kadınlarla ilgili açıklamalar yapıyorlar.

Üç ayrı tabela kuruluşunun, şehrin otopark sorunu ile ilgili ‘Teklif/tenkit’ yaptığını okudunuz mu?

Şehrin ‘Hafriyat Döküm Alanı’ sorununa parmak bastığını… Yada işçi ve memur sendikalarının, şehri daraltmış taksi/dolmuş duraklarıyla ilgili serzenişlerini…

Demokratik devletin alt yapısı, özgür birey ve örgütlü toplumdan geçer. Devletten her şeyi beklemek, özgürlük değil. Sadece kendinle ilgili sorun çözümünü beklemekte ‘birlikte yaşamanın’ ifadesi değil. Özgür birey, kendi ihtiyaçları kadar, diğer birey ve toplumun ihtiyaçları için kafa yoran ve destek olandır.

SONUÇ: Zonguldak’ın ihtiyacı olan yeni bir platform değil, mevcutları üzerinden, ortak payda oluşturup, gönül, söz ve eylem birliği yapmaktır.

 

162.237 ARAÇ VE OTOPARK SORUNU

Vakti zamanında, ‘Şu okullar olmasaydı, Milli Eğitimi ne kadar güzel idare ederdim’ diyen bakan geldi aklıma.

Şimdiki seçilmiş ve atanmışların, ‘Zonguldak’ta bu kadar araç olmasaydı, trafik rezaleti olmazdı, ben de rahat ederdim’ dediğini duyar gibiyim.

Dün Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) Ağustos ayı Motorlu Taşıt Araç Sayısı açıklaması yaptı.

Zonguldak’taki araç sayısı162 bin237 olmuş.

Konumuz, ‘araç sayısının artması zenginlik mi, akılsızlık  mı sonucudur’ tartışması değil.

İlginçtir, geliri araç sahibi olmak ve aracının giderlerini karşılayacak olanlar için elbette ihtiyaçtır. Ancak, bir asgari ücretli iş bulanın, kredi çekip araç sahibi olması, akılsızlığın daniskasıdır. Vergisi, sigortası, muayenesi, bakım/onarımı derken, dar gelirli aile için bir kira gideri kadar para çıkar cepten. Ondan sonra, dar gelirli araç sahibinin ‘Yandım Allah’ niyetine ‘Zam üstüne zam yapanın’ feryatları başlar.

Efendim, konumuz araç sayılarına oranla artan otopark rezaleti.

Artan araç sayılarına oranla alternatif yol mesafesi artsa sorun yok.

İhtiyaca binaen araç sayılarının artacağı kesin iken, yerel yönetimlerin, gelecekte karşılaşılacak sorunları planlarken, ihtiyaçlara ‘Kör ve şaşı’ bakması ne kadar doğrudur?

Yönetici ister seçilmiş olsun ister atanmış… Yöre ve ülkesini sevmesinin göstergesi, yöre insanının ihtiyaçlarını gidermesi, sorunlarını çözmesidir.

Muktedirliğini göstermek isteyen iktidar mensubunun, ‘Ben ne dersem o’ kafası sorun çözmüyor.

Bu gün döktüğün asfaltın altı ay sonra bozulması, bu gün dizdiğin parke yolların altı ay sonra sökülmesi; devletini milletini sevmek değil; tüyü bitmedik yetim hakkına tecavüz etmekten başka bir şey değildir. Bu ister Türkiye de olsun isterse Hotanto devletinde olsun böyledir.

Şehri yönetenler, TÜİK’in yayınladığı ‘Motorlu Araç sayısı’ istatistiğini mutlaka görmüştür. ‘Sorunun ciddiyeti’ hatırlarına mutlaka gelmiştir. Ancak, ‘İcraat’ dolayısıyla ‘Sağıra yatma’ içgüdüsü yine ağır basmıştır.

 

SAHİL PROJESİ’NDE KAÇ İŞYERİ OLACAK?

Sahil projesi ya da liman içi düzenlemesi tam gaz devam ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kanalıyla yapılan proje, göründüğü kadarıyla şehrin estetiğini katkı yapacak.

Rivayet o ki, sahilde 32 işyeri yapılacak. Rivayet diyorum, başlamasından bu yana, sahilde yapılacak işyeri sayıları sürekli değişti.

Merak edilen konulardan biri, dükkan sayılarında netlik var mı?

İkincisi, dükkan sahipleri kimler? Dükkanların birleştirilip genişletilmesi söz konusu mu?

Dükkan sahipleri dışında; işyeri sahibi olmak isteyenler nasıl becerecekler bu işi?

İhale ile mi olacak?

Yol ile proje çalışma alanı önündeki paravan kalktığında, akla gelen konular ve sorular artıyor. Resmi bir açıklama olmayınca, ‘Ağzı olan konuşuyor’ ve ‘Fitne/ficur’ yayılıyor.

En azından bir açıklama yapılamaz mı?

 

KEMER ÇIKARTMA/ PANTOLON DÜŞMESİ/HAVAALANI

İlginç bir milletiz vesselam!

Dün, Zonguldak Havaalanı(ZONHAV) Yönetim Kurulu adına Recep Kahya’dan ‘Önemli açıklama’ başlığını okuyunca ilgimi çekti.

Birkaç tane önemli duyuru var. Ancak, en önemlisi, havayolu ile seyahat için gelen vatandaşların, kemerlerini çıkarmamakta ısrar etmeleri.

Uluslararası tüm havaalanlarında, güvenlik maksatlı bu uygulama yapılıyor. Ancak, bizim vatandaşlarımız pantolon kemerlerini çıkarmamakta ısrar ediyor.

Pantolon kemerlerini çıkartmamakta  ısrarcı vatandaşlara sordurduk, ‘Neden pantolon kemerlerinizi çıkartmıyorsunuz?’ diye.

Kahir ekseriyet, kemerler çıkartılınca, pantolonların aşağı düşeceği hissine kapılmaları.

Konu ile ilgili yapılan açıklamada, birçok hava alnında, kemerler ile birlikte ayakkabılarında çıkartıldığı ileri sürüldü. Sözcü Recep Kahya, önemli sorunlardan birinin de, yolcuların zamanında havaalanına gelmeyişi nedeniyle uçağı kaçırmaları olduğunu belirtti.

Aylardır açıklanmasına rağmen, pandemi dolayısıyla istenen PCR testini yaptırmadan uçağa binmek isteyenlerin bulunması da sıkıntılı konular arasında.

İlginçliğe bakar mısınız? ‘Yurdum insanı’ demekten başka çare var mı?

 

‘HİBRİT EĞİTİM’ TEKLİFİ NE OLDU?

Okullarda ‘Aşı olmayan öğretmenler’ ve ‘Çok öğrencili sınıflar’ tartışması devam ediyor.

2 bin üzerinde öğrencinin karantinada olduğu öğrenilirken, ölüm sayıları konusunda bir açıklama yapılmıyor.

Zonguldak’taki vaka sayısının 335’den 384’e çıktığı belirtilirken, okullarda öğrencilerin aşılanması için kampanya başlatıldığı öğrenildi. İlk etapta, Bahçelievler Mahallesi’nde, birkaç lisenin bir arada olduğu alanda sağlık müdürlüğünce temin edilecek araç içinde; velilerinden muvafakat alınan öğrenciler aşılanacak. İl Milli Eğitim Müdürü Züleyha Alboğa, pandemi ile mücadele safhasında, öğrencileri korumak ve okulların açık tutulması siçin çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

Diğer taraftan, okullardaki hijyen ortamının yaratılması ve sınıf öğrenci sayılarının düşürülmesi için Türk Eğitim Sen Zonguldak Şube Başkanı Şahin Ören’in ortaya attığı ‘Hibrit Eğitim’ yani bölünmüş sınıf uygulaması ve bir günün temizliğe ayrılması teklifine henüz cevap verilmedi.

Kaynak: Editör:
Etiketler: YENİ, BİR, PLATFORM, KİMİN, İŞİNE, YARAR?,
Yorumlar
Haber Yazılımı