Naif KARABATAK Bir 12 Eylül Kazası
Yazı Detayı
26 Ekim 2018 - Cuma 17:48 Bu yazı 2084 kez okundu
 
Bir 12 Eylül Kazası
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Başçavuş sinirle yerinden kalktı, cebinden çıkardığı kirli ve buruşuk mendiliyle alnının terini sildi. Arkasını döndü, birkaç adım attı, kendi sağına doğru dönüp, birkaç adım daha attı. Eliyle saçsız başını avuçladı, sonra parmaklarıyla kaşıdı. Birden hiddetle bana doğru geri döndü;

-Bak güzel kardeşim, bak kıymetli hemşerim, bak güzel abim, şunu doğru dürüst anlat. Biliyorsun darbe dönemindeyiz seni ipte sallandırırlar. Daha gençsin, hatta tıfılsın, çirozsun be çirozsun. Korkma, en doğrusunu, en sakin şekilde anlat.

-Vallahi doğru söylüyorum ya niye bana inanmıyorsunuz?

-Yahu sana nasıl inanayım, söylediklerin akla mantığa uygun değil ki.

-Ama öyle, tastamam anlattığım gibi oldu.

Başçavuşun yüzüne bir güzellik geldi. Yoksa nurlandı mı, adam uçuyor mu, erenler kervanına mı katıldı nedir bilmem ama gerçekten de yüzünde bir hoşluk oluştu. Belki de çok iyi bir oyuncu. O kadar sinirliyken, anında sakin olabiliyor veya o kadar kızgın bir suratın yerini müşfik bir hal alabiliyordu.

-Tamam, en iyisi biraz dinlen. Belki senin de sinirlerin bozulmuştur. Biz kötü insanlar değiliz. Darbeyi yapan büyükler, biz emir kuluyuz. Hem senin işinin darbeyle bir alakası yok. Belki de gerçekten kazadır, belki de ne bileyim…

-Gerçekten kaza, yemin billah kaza ya neden inanmıyorsunuz?

-Kardeşim bak ben inansam da savcı bey inanmaz, savcı bey inansa da belediye başkanı inanmaz, belediye başkanı inansa da komutan valimiz hiç inanmaz.

-Yapmayın, etmeyin, ben doğruyu söylüyorum.

-Sen dua et komutan vali beyin yarası çok hafif olsun.

-Geceden beri dua ediyorum.

-İyi, sen duaya devam et, ben yemek yiyip geleceğim. Bu arada tekrar düşün, bu işin sonu çok kötü olur.

Başçavuş nezarethaneden çıktı. Sorgulamadan beri unutmuştum, nezarethanenin kesif kokusu tekrar burnuma geldi, başımı döndürdü. Sanki biraz da idrar kokuyordu. Açıkta veya kapalıda bir tuvalet yoktu ama demek ki…

Başçavuş yemek yemeye gitmişti ama geceden beri ağzına bir damla su bile koymayan bu garibin ne yiyip, ne içeceğini düşünen yoktu.. diye düşünüyordum ki kapı açıldı, bir bekçi göründü. Elinde tabldot tabağı vardı, dökmemek için uğraş verdiğine göre sulu bir yemek ya da çorba olmalıydı. Tabldot tabağını iki eliyle tutuyordu. Nezarethanenin kapısına geldiğinde tabağı sol eline aldı, sağ eliyle de kemerinden çıkardığı anahtarla kapıyı açtı, yemeği bana uzattı, “afiyet olsun” demeyi de ihmal etmedi. Gerçi “zehir zıkkım olsun” tarzında bir afiyet olsundu ama umursamadım, teşekkür ettim. O çıktı ben de yemek yemeye başladı.

Tahmin ettiğim gibi sulu bir şey varmış, herhalde bu çorbadır. İçinde hiçbir şey yok ama su çorbası diyelim, belki de adı gerçekten de su çorbasıdır. Çok az bir yağ, çok az salça, bir tutam pul biber, biraz da tuz var, tabi bolca su.

Kuru bir ekmek yanında, içi taş dolu pirinç pilavı ve kafam kadar bir patatesin içinde olduğu sulu bir diğer yemek. Haşlama olmalı ama haşlamayı ilk keşfeden bu yemeği görse hayatında bir daha yemek yapmaz.

Burada ne kadar kalacağım belli değil, açlıktan ölmemek için mideme bir şeylerin girmesi lazım. Allah’ın nimeti, hani nimetlikten çıkmış bir halde ama olsun, sonuçta nimet bu. Tiksine tiksine yedim. Ahh anacığım, senin yemeğine burun kıvırdığım zamanlar aklıma geldi. Ben önceden bu “nimet”i görsem, her öğün Allah’ıma binlerce kez şükrederdim. Demek ki iyinin kıymetini bilmek için kötüyü görmek gerekiyormuş. Yahu bir gece kodeste kaldım filozof mu oldum ne? Belki de ermeye başlıyorumdur. Kim bilir belki de kodesten uçarak kurtulan ilk kişi olacağım.

İşin dalgasında değildim ama olayın vahametini kavrayacak durumda da değildim. Tamam bir kaza yapmıştım, üstelik de ilin valisinin aracına çarpıştım. Vali dediğime bakmayın, 12 Eylül darbesi döneminden görevi devralan Albaydı bu vali.

Aslında valinin arabası sağlamdı, benim külüstürle kıyasladığında benim arabanın haşat olması lazımdı ama onunki oldu. Olurken de valinin kafası arka cama değmiş, yaralanmış. Yahu bana ne, şoförü panik yapmış, frene çok hızlı basmış. Vali önce ön koltuğun baş koyma yerine çarpmış, orada da arka cama. Yani bir koltuktan yemiş, bir de camdan. Ama benden yememiş. Benim suçum ne? Ama o adam aklıma geldiğinde, o göbek aklıma geldiğinde yine gözlerim kararıyor, başım dönüyor.

Bu arada yemeğimi bitirmiştim. Öyle karnım şişmedi, maden suyu içecek kıvama da gelmedim ama yine de şükür, buna da şükür, öncesine de şükür, sonrasına da şükür. Hem bunu bulamayanlar da var.

Tabldot tabağını kenara koyuyordum ki kapı açıldı, başçavuş geldi ama yanında gözlüklü, takım elbiseli, kravatlı kibar bir bey de vardı. Yani en azından benle konuşana kadar çok kibar birisi olarak algılamıştım. Algılarım kapalıymış, adamın bağırmasıyla kendime geldim. Öyle bir çemkiriyor, öyle kaba konuşuyor, öyle hakaretler ediyor ki, demek o zamanlar böyle savcılar da varmış.

-Çabuk söyle hangi örgütün üyesisin, ajan mısın, kiralık katil mi, kimin tetikçisisin, seni kim tuttu, kaça tuttu, kaç para aldın, seni nereden buldular…

-Şey efendim, kem efendim, küm efendim.. ne terörü, ne örgütü ne katili, basit bir kazaydı bizimki.

-Oğlum ne kazası, vali sağ şeritte, sen en sol şerittesin, nasıl oluyor da birden direksiyonu kırıp, canımız, ciğerimiz valimizin aracına tosluyorsun.

-Ama göbekli adam…

-Bak bir daha göbekli adam dersen, bir daha yalan söylersen seni astırmak için elimden geleni yaparım. Bak dediğimi yaparım, bana yalan söyleme.

-Estağfurullah efendim ne yalanı, tastamam anlattığım gibi oldu.

-Sakin sakin ama yalansız, abartısız bir kere daha anlat.

-Ama anlatınca kızıyorsunuz.

-Yalancılık göbekçilik yapma sende.

-Vallahi de, billahi de, tillahi de yalan söylemiyorum, yahu niye bana inanmıyorsunuz?

-Evladım inanacağımız şekilde anlat, biz de eşek değiliz ya, anlarız.

-Estağfurullah efendim…

-Hadi bakalım sakince anlat.

-Efendim sabah uyandım…

-Uyanmayı geç, kaza yerine gel.

-Tamam geleceğim, zaten kaza yerine uyandıktan sonra geldim. Hani uyanmasam, bir dakika geç uyansam, annem beni kaldırmasa kaza yapmayacaktım.

-Örgüt lideri yoksa annen mi, bütün planı o mu yaptı?

-Yok ya ne planı, ne annemi.. Anacığım işe geç kalmayayım diye her sabah telaş yapar. Kahvaltı da yaptıracak ya..

-Ana işte..

-Evet demek sizin anneniz de benim annem gibi…

-Lafı kaynatma devam et.

-Özür dilerim efendim. Şimdi ben kahvaltımı ettim, telaşla dışarıya çıktım. Aracıma bindim ama motor çalışmadı, hani benim araç külüstür ya…

-O külüstür vali beyimizin aracını darmadağın etmiş. Neyse devam et..

-Zorla aracımı çalıştırdım, bunun için çevreden birkaç kişinin el atması gerekiyordu ama olsun. Onlar itti, araç da çalıştı. Sonra bizim evin caddeye bağlanan kavşağına geçtim, çok yakın zaten, daha yeni sürmeye başlamıştım. Kavşağı geçtim, caddeye çıktım. Bana yeşil ışık yanıyordu diye ilk kavşaktan dümdüz geçtim.. pardon geçmeye çalıştım.

-Geçemedin mi?

-Geçseydim zaten bugün burada olmazdım. O adamı gördüm..

-O adamı geç, yine yalana başlama.

-Geçebilsem geçeceğim ama geçilecek gibi değil ki, hem yol vermiyor hem yolu görmek imkânsız. Onu görür görmez başım döndü, midem bulandı. Hamile de değildim ama gözlerim karardı.

-Kısa kes, adamı da geç.

-Geçemem efendim, hem zaten en önemli yer orası. O adam olmasaydı, yola çıkmasaydı, evde kalsaydı bugün ben burada olmayacaktım.

-Tamam anlat ama yalancılık yok.

-Estağfurullah efendim, ne haddime. Anlattığım her şey tastamam doğru.

-Hadi uzatma da anlat, kafamın tasını attırma.

-Tamam.. tam kavşağa giriyordum ki o adamı gördüm. Tamam Allah var, inkar etmeyeyim adam kaldırımda duruyordu ama göbeği yolu yarılamıştı. Durmak için frene bassam durmayacak, adamı ezecektim. Direksiyonu sola kıramazdım zaten o adam ve diğer insanlar oradaydı, bir katliam olabilirdi. Direksiyonu sağa kırsam arkamdan ve yanımdan gelen araçlar vardı. O anda karar verdim…

-Bütün bunları o anda mı düşündün…

-Evet her şey film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Dedim ki direksiyonu ne kadar sağa kırarsam o kadar göbekten kurtulur, arkadan gelenlere de çarpmam ve yolun en sağına geçmiş olurum. Çok çok benim araca bir şey olacaktı, olsun zaten külüstür.

-Ama velinimetimiz valimizin arabasına çarptınız.

-Tam o anda sayın valimizin aracı geliyormuş. Ben göbekten kaçayım diye direksiyonu öyle bir kırmışım ki iki şeridi geçmiş, vali beyin aracının tam göbeğine çarpmışım.

-Yani seni kimse tutmadı, sen bir terör örgütüne üye değilsin.

-Değilim ya hepsi tastamam böyle oldu. Bütün suçlu o göbekli adam.

-Ama biraz abartıyorsun kabul et, hiç tas tamam bir buçuk metrelik göbek olur mu?

-Olur, adamı bulun, kendi gözlerinizle görün.

-İşin kötü tarafı adamı bulamıyoruz, bulsak sana hak vereceğiz. Henüz yeryüzünde bir buçuk metre göbeği olana rastlanmamış. Senin göbek yalanın hiçbir işe yaramaz. Seni kasten kaza yapmaktan, kasten bir devlet büyüğünü yaralamaktan dava açacağım.

-O kasten kısmını çıkarsanız, bir kastım yoktu.

-Söylediğin akla ve mantığa uysa kabul ederdim ama yok böyle bir şey. Öyle bir göbek henüz yeryüzüne gelmemiş…

O anda kapı açıldı. Ne bileyim ki o kapının açılması, aynı zamanda beni özgürlüğe kavuşturan açılma olduğunu. Bir komiser içeriye girdi, darbeden önce karakolun amiri olan komisermiş bu.

-Sayın savcım, sayın savcım adam doğru söylüyormuş o göbekli adamı bulduk…

-Yani göbekli adam gerçek…

-Evet efendim hem de dediği gibi göbeği var.

-Bir buçuk metre.

-Yok bir metre 55 santim, bir buçuktan beş santim de fazla.

-Yok daha neler, o adamı getirin, gözümle göreceğim, metreyle ölçeceğim.

-Getirdik efendim ama karakoldan içeriye sokamadık, kapının hemen dışında, deyince savcı bir heyecanla dışarıya çıktı. Beş dakika sonra geldiler, “kusura bakma, biz hayatımızda böyle bir göbek görmedik. Ben olsaydım bütün araçlara birden çarpardım” deyip, beni serbest bıraktılar.

Neyse ki vali beyin kafasının arka tarafında hafif bir şişlik varmış, o da göbekli adamı görünce beni affetmiş!

Böylece yalancı göbekçi olmadığım anlaşılmış oldu, darbe döneminde sorgusuz sualsiz asılmaktan da o göbek sayesinde kurtuldum.

Göbek önemli tabii, boşuna mı şişirip duruyoruz!

 
Etiketler: Bir, 12, Eylül, Kazası,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Temmuz 2021
FAKİRLERİ EN İYİ BEN ANLARIM
174 Okunma.
15 Temmuz 2021
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A
701 Okunma.
14 Temmuz 2021
NEYSE Kİ DÜŞÜNMEK BELEŞ!
165 Okunma.
06 Temmuz 2021
NORMAL İNSAN OLMA YOLLARI
286 Okunma.
22 Haziran 2021
BÜYÜK GAZETELERİN KÜÇÜK YAZARLARI
442 Okunma.
11 Haziran 2021
BU KADAR ÇÖPÜN ARASINDA…
431 Okunma.
08 Haziran 2021
BİR ‘AK PARTİ’YE ÜYE OLAMAMA’ HİKÂYESİ
496 Okunma.
02 Haziran 2021
GÖKTEN DÜŞEN ÜÇ ELMA YOK ARTIK
275 Okunma.
01 Haziran 2021
YENİ ŞEYLER NE ZAMAN SÖYLENMELİ?
294 Okunma.
28 Mayıs 2021
MÜCAVİR SİYASETÇİLER-2
333 Okunma.
27 Mayıs 2021
MÜCAVİR SİYASETÇİLER-1
328 Okunma.
11 Mayıs 2021
HEP BİR ŞEYLER EKSİKTİ
500 Okunma.
30 Mart 2021
PANDEMİ YÖNETİCİLERİ
1543 Okunma.
26 Mart 2021
BİR ‘AKŞAMA NE LAZIM’ HİKÂYESİ
623 Okunma.
24 Mart 2021
BU YALAN, BU DA GERÇEK!
781 Okunma.
23 Mart 2021
İSTANBUL SÖZLEŞ(ME)MESİ
779 Okunma.
12 Mart 2021
UMUDUMUZ KARAOĞLAN
791 Okunma.
19 Şubat 2021
HAYAT OKULU BURSU
1025 Okunma.
04 Şubat 2021
BİZE BÖYLE BİR BELEDİYE BAŞKANI LAZIM!
1093 Okunma.
28 Ocak 2021
KAPKARA VE TOZPEMBE ARASINDA BİR YERDE
543 Okunma.
26 Ocak 2021
SUSKUNLUĞUNUZ ASALETİNİZDEN DEĞİL!
631 Okunma.
21 Ocak 2021
MUHALEFET ALTERNATİF OLMALI MI?
1042 Okunma.
20 Ocak 2021
RIZKIMI VERSENE BE ADAM!
706 Okunma.
16 Aralık 2020
ŞİMDİ GÜZELLİK ZAMANI
1321 Okunma.
24 Kasım 2020
AK PARTİ’DE YER BULAMAYANLAR PARTİSİ
685 Okunma.
18 Kasım 2020
YALANIN RENKLERİ
1485 Okunma.
10 Kasım 2020
BİR MODA MEVSİMİDİR İNSANLIĞIMIZ
791 Okunma.
23 Ekim 2020
HIRSIZ BİZİMSE SAVUNALIM!
1555 Okunma.
21 Ekim 2020
KÜRKÜM BENDE, YİYEYİM BARİ!
1571 Okunma.
14 Ekim 2020
PEHLİVAN DESİNLER…
1322 Okunma.
30 Eylül 2020
HADDİNİ BİLMEK
1461 Okunma.
24 Eylül 2020
BOŞBAKAN
1493 Okunma.
18 Eylül 2020
DEĞİŞEN DEĞERLERİMİZ Mİ?
4950 Okunma.
10 Eylül 2020
EN İYİ PATLICAN MUSAKKA
1635 Okunma.
26 Ağustos 2020
YAPARSA YAPAR, YAPAY ZEKÂ!
1607 Okunma.
06 Ağustos 2020
ŞİVENİZİ SEVSİNLER
1720 Okunma.
08 Temmuz 2020
DOĞRU SÖYLEYENİ KOVAN KÖY
2006 Okunma.
01 Temmuz 2020
İYİ BİR YAZI NASIL YAZILMAZ!
1742 Okunma.
27 Haziran 2020
KABAK TADI
2133 Okunma.
18 Haziran 2020
ÇEYREK EKMEK
2578 Okunma.
05 Haziran 2020
KIRILMA NOKTASI
1964 Okunma.
02 Haziran 2020
ÇOK NORMAL BİR YAZI
1804 Okunma.
22 Nisan 2020
ÖLÜRSEK DE ÖZGÜR ÖLELİM!
2402 Okunma.
17 Mart 2020
ALLAH’IN RAHMETİNDEN KAÇANLARA BAK!
1799 Okunma.
28 Şubat 2020
AĞAM BENCE BU VİRÜS KONTROLLÜ
1906 Okunma.
14 Şubat 2020
KAHVERENGİ AYAKKABI
1922 Okunma.
26 Ocak 2020
YAŞAYAN ÖLÜLER VE YAŞAYANLAR
1867 Okunma.
21 Ocak 2020
BAŞKAN KOLTUĞU
2743 Okunma.
14 Ocak 2020
YAĞCILIK ÖYLE YAPILMAZ, BÖYLE YAPILIR!
2374 Okunma.
07 Ocak 2020
EN İYİ ÖRNEK, EN KÖTÜSÜDÜR!
2318 Okunma.
01 Ocak 2020
NEREYE AİTSİNİZ, NEREYE AİT OLMALISINIZ?
2950 Okunma.
31 Aralık 2019
Tik Tak.. Tik Tak..
2868 Okunma.
24 Aralık 2019
Resmi görüş mü, şahsi görüş mü?
3319 Okunma.
16 Aralık 2019
‘Şahsiyet’e dair birkaç kelam
3855 Okunma.
05 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-4
3052 Okunma.
04 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-3
3060 Okunma.
03 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-2
2935 Okunma.
02 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-1
2640 Okunma.
01 Aralık 2019
HANGİ KUTUPTA YAŞIYORSUNUZ?
2959 Okunma.
25 Kasım 2019
BÖYLE BİR YALAN AZ BULUNUR
4127 Okunma.
21 Kasım 2019
ANADOLU'NUN BAĞRINDAN KOPUP GELEN...
3001 Okunma.
14 Kasım 2019
Tecrübe Konuşuyor!
2693 Okunma.
07 Kasım 2019
Bir çöp konteynerinden yayılan sevgi
2540 Okunma.
05 Kasım 2019
Gelelim ıspanağın faydalarına
2999 Okunma.
24 Ekim 2019
Robinson Crusoe olamamak
2790 Okunma.
03 Ekim 2019
Onlar hep yanlış yapar, biz doğru
3305 Okunma.
30 Eylül 2019
Dişimdeki sancı, düşümdeki yabancı
3117 Okunma.
23 Eylül 2019
Bir tıklanma uğruna ya Rab…
3366 Okunma.
20 Eylül 2019
Sizin yapmadığınızı onlar yapıyor, kızmayın!
3399 Okunma.
19 Eylül 2019
Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin
3024 Okunma.
17 Eylül 2019
İki kızgın ihtiyar
3727 Okunma.
28 Ağustos 2019
Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı
3801 Okunma.
26 Ağustos 2019
Şiddetli bir toplum
2982 Okunma.
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
3661 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
2979 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
3459 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
3975 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
3479 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
4448 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
3360 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
3249 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
2659 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
3269 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
3414 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
3136 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
3284 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
2726 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
3114 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
3118 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
2878 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
2777 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
2495 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
2728 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
1661 Okunma.
12 Haziran 2019
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
1779 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
2277 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
4079 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
2099 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
2426 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
2196 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
2574 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
2933 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
2442 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
2787 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
2130 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
2002 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
2490 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
3018 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
2711 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
2732 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
4878 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
2587 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
2966 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
2412 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
2673 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
2650 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
2728 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
2281 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
2676 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
2728 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
3616 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
2911 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
7214 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
4230 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
2829 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
2886 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
3731 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
2787 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
4227 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
3758 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
3983 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
2734 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
2921 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
5367 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
3405 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
3492 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
3801 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
3086 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
3335 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
2620 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
3278 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
3246 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
3081 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
2678 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
3179 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
2953 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
3128 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
2935 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
2845 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
3307 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
3069 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
2668 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
2911 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
3203 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
6532 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
3718 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
3204 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
4206 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
3439 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
3642 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
3425 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
4573 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
3221 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
3180 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
4186 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
3355 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
3320 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
3634 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
3943 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
5864 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
3445 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
5406 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
4159 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
3421 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
3316 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
3505 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
6401 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
3434 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
3512 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
3134 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
3606 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
3572 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
3506 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
3440 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
3642 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
3571 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
2963 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
3446 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
4016 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
3032 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
3677 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
3614 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
3108 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
3618 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
3368 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
3348 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
3867 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
2559 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
3768 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
3531 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
3612 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
3435 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
3696 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
4364 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
3644 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
3541 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
3594 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
3826 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
3713 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
3640 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
3706 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
3290 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
3665 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
4036 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
3121 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
3375 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
3772 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
3534 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
3627 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
3479 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
3319 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
3632 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
3546 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
3702 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
3079 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
3355 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
3515 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
3561 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
3607 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
3655 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
3746 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
3936 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
3719 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
3581 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
4070 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
3741 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
4476 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
3488 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
3346 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
3452 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
3444 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
3220 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
3045 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
3821 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
3663 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
3609 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
3848 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
3610 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
3593 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
3476 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
3426 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
3581 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
3374 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
2479 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
3851 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
3775 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
3468 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
4145 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
3054 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
3644 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
3811 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
3747 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
3759 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
3147 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
3690 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
3684 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
3395 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
3407 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
3521 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
4523 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
3683 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
3503 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
3909 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
3620 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
3780 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
3812 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
3857 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
3960 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
3711 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
3606 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
3273 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
3530 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
3630 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
3371 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
3681 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
3729 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
3143 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
3818 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
3649 Okunma.
30 Kasım -0001
RÜZGÂR MÜDÜRÜ
2096 Okunma.
Haber Yazılımı