Naif KARABATAK Donacak halim kalmadı
Yazı Detayı
14 Şubat 2018 - Çarşamba 18:24 Bu yazı 4229 kez okundu
 
Donacak halim kalmadı
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Üüüü..şşşş…üüüü..yyyy..ooo..rrr..uu..mmm… Üşüyorum kardeşim üşüyorum! Donuyorum yani. Tir tir titreme var ya ondan diyorum, üşüyorum. Bak, daha fazla dayanamayacağım, donacak halim kalmadı, anlıyor musun.. anlamıyor musun, buz gibi havada ısıtma sisteminiz yok mu, yok mu.. yani yok diyorsun. Çalışanlar olarak bu soğukta nasıl ısınırız, umurunda değil yani. Peki ben burada nasıl çalışacağım, ddıııı..  ddddıııı… ddddııııı ederek kalan üç dişimi de bu mevsimde feda mı edeceğim. Çok da tın diyorsun yani, eee çok da vicdansızsın ama bunu deyip istifayı basamıyoruz, çünkü işe ihtiyacımız var. Hem üşürüm hem de çalışırım, aha da sana inat, bu da sana kapak olsun. Sen bizi dondurdun ama biz basmadık istifayı. Git kendi derdine yan…
Şaka bir yana değil, çünkü bu bir şaka değil.
Hayatımın neredeyse tamamında üşüdüm, ısınmayı ne zamana bırakacağım, şimdi onun hesabını yapıyorum.
Orta halli bir ailede büyümedim, orta halin de birazcık altında bir ailede büyüdüm. Belki de ben büyümedim de zorla büyüttüler, ne bileyim işte dona dona büyüdüm, donacak halim bile kalmadı.
Bizim zamanımızda merkezi ısıtma, kalorifer, akaryakıt, kombi, klima.. gibi ısınma sistemleri yoktu. Herkesin evinde soba vardı, zenginlerin evinde ise uyuyan soba…
Bizim soba uyumazdı, biz boğardık.
Odun varsa yakar, yoksa sus lan der, sustururduk.
Dolayısıyla kış mevsiminin yarısını ısınır, diğer yarısını da ısındığımız günlere sayardık.
Evlendiğimde aynı evde bir oda tahsis edildi, sobası yoktu tabii…
Bir elektrikli soba aldım, akşamları yatmadan yarım saat önce odanın soğuğunu kırmak için yakıyor, sonra da bir kaza olmasın diye yatarken söndürüyorduk. Isınmak içinse başımıza yorganı çekiyor, nefesimizle ısınıyorduk.
Hayatımın 3 yılı böyle geçti, 24 yılı da yarı yarıya ısınarak.
27 yıl sonra bir ev yaptım, babamın evinin üstüne.
27 yılın acısını çıkarmak için her odaya soba kurdum, klima aldım, katalitik denen tüple ısınma aracı da aldım. Her bir şeyi tamamladım ve kışı bekledim. Gel ulan kış gel, geleceğin varsa, soğuğunu kıracağımız malzemelerimiz de var.
Kış geldi ama bizim ev yeni, her taraftan rutubet yapıyor. Ne yaparsak yapalım ısınmıyor, donuyoruz. Yakıyoruz sobayı, yakıyoruz klimayı, yakıyoruz katalitiği ve ödüyoruz faturaları ama donuyoruz…
4 yıl da böyle idare ettik…
Sonra baktık olmuyor biz de kaloriferli bir eve çıktık.
Bir apartman dairesi kiraladık, bastırdık bir yıllık peşini, kurulduk dairemize…
Şimdi kış gelsin bakayım, bize hayatı buz gibi eden, bir türlü sırtımızı da, kemiklerimizi de ısındırmayan kış gelsin de görsün gününü. Gelsin de görsün donacak halimiz var mı?
Bizi çok da bekletmedi kış denen o hain mevsim…
Geldi, geldi ama biz de hazırlıklıydık…
Kaloriferimiz vardı hem de akaryakıtla çalışıyordu. Düğmesine basıyordun çalışıyordu, basıyordun kapanıyordu…
Daireyi kiraladığımız ev sahibimiz bizim dairenin bir üstünde oturuyordu. Sabah namaza kalktığında kaloriferi yakıyor, abdestini alıyor ve sonra kapatıyordu. Yani alt tarafı 10, bilemedin 20 dakika yanıyordu. Elektrikli ocak bile daha fazla yanardı. Onunla birlikte biz de sabah namazına kalkıyorduk, buz gibi havada, buz gibi suyla abdestimizi alıp, titreye titreye namazımızı kılıyorduk.  Dışarıdan gören de bizi ha uçtu, ha uçacak evliyalara benzetebilirdi. Oysa biz üşümekten titriyorduk, cezbeye gelmekten değil.
Neyse canım, herkes uyandığında zaten kalorifer yanar…
Yanmıyordu…
Gündüz hava güzel, kalorifere ne gerek vardı, değil mi?
Akşamüzeri saat beş gibi neyse ki kaloriferimiz yanıyordu…
Ev sahibimiz yatsı namazından dönede kadar ısınmada bir problemimiz olmuyordu. Hani öyle terlemiyorduk, don-gömlek evin içerisinde gezmiyorduk ama olsun, battaniyeye sarılarak otursak da ev sıcaktı işte, daha ne olsun…
Yatsı namazından dönen ev sahibimiz, kaloriferin kapatma düğmesini bulmakta hiç zorlanmıyor ve ondan sonra da eve gönül rahatlığıyla çıkıyordu.
Komşularla oturduk, kafa kafaya verdik, sırtımızda battaniyelerle ve titreye titreye dertleştik, bu böyle olmayacaktı. Bir darbe yapmak lazımdı, artık bir ihtilal şart olmuştu. Apartman yönetimini ele geçirmeli, kaloriferin kanını kaynatmalıydık, ısınmayı cehenneme bırakmamalıydık. Yönetimi alırsak ısınırız diye hayale dalarak ısındık, ısındık ve ısındık…
Birinci ay çabamız boşa gitti.
İkinci ay birazcık yol aldık.
Üçüncü ay, sanki biraz yumuşadı.
Dördüncü ay kış bitti…
Bizim yönetimi devralma planımız suya düştü, darbemiz karşı darbeyle “yumuşakça” geçiştirildi. Neyse bahardır, yazdır, sonbahardır derken kıştan önce yeni bir plan daha yapardık. Bu defa yumuşak karşı koyuşa karşı da bir plan geliştirirdik.
Kış mevsimi, yaklaşınca darbe komisyonu yeniden toplandı, çok uğraş verdi ama artık donacak halim kalmamıştı, evden çıktım. Bir hafta sonra benden arta kalan darbe komisyonu başarılı olmuş, yönetimi ele geçirmişti ama ne yapalım, ben meydanı terk etmiştim…
***
Yeni taşındığımız bir siteydi, üç bloktan oluşuyor ve toplam 25 daireydi. Daha önce bu sitede birkaç kez misafirliğe gelmiştik, çok güzel ısınıyor, hatta şıpır şıpır terliyordun bile…
Öyle değilmiş…
24 daire gerçekten de çok güzel ısınmıyormuş, sadece bizim tuttuğumuz 25’inci dairenin kalorifer sisteminde sorun varmış ve ısınmıyormuş. Yani öyle böyle değil, hiç ısınmıyormuş.
Ev sahibi yurt dışında ve biz de evi bir aracıdan kiraladık, derdimizi de kimseye anlatamadık. Neyse ki klimamız var, katalitiğimiz var…
Isınmıyoruz ama kömür parası ödemek zorundayız, her ay en önce ben ödüyorum, üşüye üşüye…
Çok dert etmedik, kış dediğin 4 ay, yakıyoruz klimayı ödüyoruz faturayı… 
Yetmeyince yakıyoruz katalitiği, takıyoruz tüp gazı…
Herkes bin lirayla kışı geçiriyor, biz iki bin lirayı bulduğumuzda seviniyoruz…
Yönetime söylüyorum, “bak herkesin evi sıcak, üstelik de kalorifer kazanı bizim dairenin altında. 24 daireyi biz ısıtıyoruz, bizim daire ısınmıyor. Bizim daireye gelen boru tıkalı, bir baktırsak.” Yok diyor, tesisatı tümden değişmek lazım.
Olmadı tabii…
İki kat yakıt parası ödeyerek, yarım kat ısınmak bütçemizi zorladı. Çıkmaya karar verdik, kendi evimize taşınacağız.  O arada yönetim komple bakım için kalorifer tesisatçısı getirdi. Benim gösterdiğim boru tıkalıymış, dirseği değiştiler, sorun çözüldü ama biz çıkmaya karar vermiştik bir kere…
***
Taşınacağımız ve bize ait olan ev bir sitedeydi. Site, iki bloktan oluşuyor, 6 katlı ve biz altıncı kattayız. Isınma sistemi yerden ısıtmalı ama sanki hayalden ısıtmalı gibi. Daha önce kiraladığımız ev sahibi gibi düşünen bir yönetim var burada da.
İki yönetici ve bir kaloriferci sabah akşam içiyorlar, içip içip şarkı söylüyor, türkü söylüyor ve ısınıyorlar. Kalorifer ise ayık kaldıkları zaman yakılıyor ama en düşük derecede. Birinci kat ısınıyor, ikinci kat biraz daha az ısınıyor, üçüncü kat biraz daha az, dördüncü kat biraz daha az, beşinci kat eh işte, altıncı katta tık yok…
Başa dönmüştük. Yakıt parasını en önce ben ödüyorum, klima yakıyor, katalitik yakıyor, ısınmaya çalışıyorum. Allah’tan bir gram kaloriferden ısınma sağlayamıyorum. Eee ev bizim, kapıyı çekip gidemezsin. Çok uğraştım ama yönetime bizim ısınamadığımızı anlatamadım.
İkinci kış da kaldık, üşüye üşüye faturaları ödedik durduk, ödedik durduk. Sonunda dayanamadım, evi sattım.
Yeni aldığımız ev gerçekten de güzel ısınıyordu. Hiçbir sorun yoktu, tak ki “kombiye” geçene kadar. Ortak giderde yanan kömürlü kaloriferde “yöneticimiz uyuyor mu, kömür atın, donuyoruz” diyenler, kombiye geçince kombinin düğmesine dokunmaya korkar oldu. Üst katımız soğuk, alt katımız soğuk, biz de ne kadar yakarsak yakalım buz gibi, üşüyoruz.
Sonunda kısmetimiz kalktı, İstanbul’a taşındık. Bir köyde oturmak istiyorum. Önce Kadıköy’de, sonra Ortaköy’de bir ev tuttuk. İkisi de ısınma yönünden sıkıntılıydı, bizim temel sıkıntımız da ısınmaydı. Çocukların işi gereği Güngören’e taşındık. Bulduğumuz evin üstü boştu ama altı doluydu, ısınırız diye düşündük. Yanlış düşünmüşüz, alt taraf da kombinin düğmesine vebalı muamelesi yapanlardanmış, ısınamadık!
Halen ısınamıyorum, donacak halimde kalmadı…
Çalıştığım yerde ben ısınırım, evdekiler donar diye üzülüyordum, çalıştığım hiçbir yer “ısınan bir yer” olmadı/olamadı. 
İstanbul’a ilk geldiğimde Karaköy’de bir şirkette Muhasebe Müdürü olarak çalıştım. Ofisim otelin en alt katındaydı, yani zeminde. Otelin ısınma problemi yok, cayır cayır yanıyor. Zaten yanmazsa müşteri kaçar ama bizim kaçma gibi bir şansımızın olmadığını bile işveren, zemin katın nasıl ısınacağını düşünmemiş. Biz de elektrikli ocakla ısınıyoruz ama önümüz Antalya, arkamız Erzurum donuyoruz.
Sonra Bağcılar’da bir hastanede İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalışmaya başladım. Çalıştığım ofisi hastanenin hemen karşısında “kiralık bir apartmanda” olduğu için sevindim. En azından hastane ortamından uzak kalacaktım. Öyle değilmiş, hastane ısınıyor, bizim orası serinleniyor…
Sonra yine Bağcılar’da bir şirkette İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalışmaya başladım. Bunlarınki hepsinden daha ilginçti. Sadece koridorda merkezi ısıtma var ama odalarda yok. Koridor ısınıp cayır cayır yanmalı ki, odalar da ısınsın. Tabii böyle bir şey olmuyordu ve biz dona dona çalışıyorduk ki, donacak halimiz bile kalmamıştı.
Sona düşündüm, suç bunların değil, benimdi. Sanki birleri “Bu adam donacak, bütün âleme ibret olarak” diye bir ferman yayınlamış ve o isimsiz ferman, sürekli yürürlükte kalmış.
Bu gidişle artık cehennemde ısınırız ama biz cennete gitmek için çalışıp çabalayacaktık, cehenneme gitmek için değil!

 

 

 
Etiketler: Donacak, halim, kalmadı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Temmuz 2021
FAKİRLERİ EN İYİ BEN ANLARIM
174 Okunma.
15 Temmuz 2021
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A
701 Okunma.
14 Temmuz 2021
NEYSE Kİ DÜŞÜNMEK BELEŞ!
165 Okunma.
06 Temmuz 2021
NORMAL İNSAN OLMA YOLLARI
287 Okunma.
22 Haziran 2021
BÜYÜK GAZETELERİN KÜÇÜK YAZARLARI
442 Okunma.
11 Haziran 2021
BU KADAR ÇÖPÜN ARASINDA…
431 Okunma.
08 Haziran 2021
BİR ‘AK PARTİ’YE ÜYE OLAMAMA’ HİKÂYESİ
496 Okunma.
02 Haziran 2021
GÖKTEN DÜŞEN ÜÇ ELMA YOK ARTIK
275 Okunma.
01 Haziran 2021
YENİ ŞEYLER NE ZAMAN SÖYLENMELİ?
294 Okunma.
28 Mayıs 2021
MÜCAVİR SİYASETÇİLER-2
333 Okunma.
27 Mayıs 2021
MÜCAVİR SİYASETÇİLER-1
328 Okunma.
11 Mayıs 2021
HEP BİR ŞEYLER EKSİKTİ
501 Okunma.
30 Mart 2021
PANDEMİ YÖNETİCİLERİ
1543 Okunma.
26 Mart 2021
BİR ‘AKŞAMA NE LAZIM’ HİKÂYESİ
624 Okunma.
24 Mart 2021
BU YALAN, BU DA GERÇEK!
782 Okunma.
23 Mart 2021
İSTANBUL SÖZLEŞ(ME)MESİ
780 Okunma.
12 Mart 2021
UMUDUMUZ KARAOĞLAN
791 Okunma.
19 Şubat 2021
HAYAT OKULU BURSU
1026 Okunma.
04 Şubat 2021
BİZE BÖYLE BİR BELEDİYE BAŞKANI LAZIM!
1093 Okunma.
28 Ocak 2021
KAPKARA VE TOZPEMBE ARASINDA BİR YERDE
543 Okunma.
26 Ocak 2021
SUSKUNLUĞUNUZ ASALETİNİZDEN DEĞİL!
632 Okunma.
21 Ocak 2021
MUHALEFET ALTERNATİF OLMALI MI?
1042 Okunma.
20 Ocak 2021
RIZKIMI VERSENE BE ADAM!
706 Okunma.
16 Aralık 2020
ŞİMDİ GÜZELLİK ZAMANI
1321 Okunma.
24 Kasım 2020
AK PARTİ’DE YER BULAMAYANLAR PARTİSİ
686 Okunma.
18 Kasım 2020
YALANIN RENKLERİ
1486 Okunma.
10 Kasım 2020
BİR MODA MEVSİMİDİR İNSANLIĞIMIZ
792 Okunma.
23 Ekim 2020
HIRSIZ BİZİMSE SAVUNALIM!
1555 Okunma.
21 Ekim 2020
KÜRKÜM BENDE, YİYEYİM BARİ!
1571 Okunma.
14 Ekim 2020
PEHLİVAN DESİNLER…
1322 Okunma.
30 Eylül 2020
HADDİNİ BİLMEK
1461 Okunma.
24 Eylül 2020
BOŞBAKAN
1493 Okunma.
18 Eylül 2020
DEĞİŞEN DEĞERLERİMİZ Mİ?
4950 Okunma.
10 Eylül 2020
EN İYİ PATLICAN MUSAKKA
1635 Okunma.
26 Ağustos 2020
YAPARSA YAPAR, YAPAY ZEKÂ!
1609 Okunma.
06 Ağustos 2020
ŞİVENİZİ SEVSİNLER
1720 Okunma.
08 Temmuz 2020
DOĞRU SÖYLEYENİ KOVAN KÖY
2006 Okunma.
01 Temmuz 2020
İYİ BİR YAZI NASIL YAZILMAZ!
1743 Okunma.
27 Haziran 2020
KABAK TADI
2133 Okunma.
18 Haziran 2020
ÇEYREK EKMEK
2578 Okunma.
05 Haziran 2020
KIRILMA NOKTASI
1964 Okunma.
02 Haziran 2020
ÇOK NORMAL BİR YAZI
1805 Okunma.
22 Nisan 2020
ÖLÜRSEK DE ÖZGÜR ÖLELİM!
2403 Okunma.
17 Mart 2020
ALLAH’IN RAHMETİNDEN KAÇANLARA BAK!
1799 Okunma.
28 Şubat 2020
AĞAM BENCE BU VİRÜS KONTROLLÜ
1906 Okunma.
14 Şubat 2020
KAHVERENGİ AYAKKABI
1922 Okunma.
26 Ocak 2020
YAŞAYAN ÖLÜLER VE YAŞAYANLAR
1868 Okunma.
21 Ocak 2020
BAŞKAN KOLTUĞU
2743 Okunma.
14 Ocak 2020
YAĞCILIK ÖYLE YAPILMAZ, BÖYLE YAPILIR!
2374 Okunma.
07 Ocak 2020
EN İYİ ÖRNEK, EN KÖTÜSÜDÜR!
2318 Okunma.
01 Ocak 2020
NEREYE AİTSİNİZ, NEREYE AİT OLMALISINIZ?
2951 Okunma.
31 Aralık 2019
Tik Tak.. Tik Tak..
2868 Okunma.
24 Aralık 2019
Resmi görüş mü, şahsi görüş mü?
3321 Okunma.
16 Aralık 2019
‘Şahsiyet’e dair birkaç kelam
3856 Okunma.
05 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-4
3052 Okunma.
04 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-3
3060 Okunma.
03 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-2
2935 Okunma.
02 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-1
2640 Okunma.
01 Aralık 2019
HANGİ KUTUPTA YAŞIYORSUNUZ?
2960 Okunma.
25 Kasım 2019
BÖYLE BİR YALAN AZ BULUNUR
4128 Okunma.
21 Kasım 2019
ANADOLU'NUN BAĞRINDAN KOPUP GELEN...
3001 Okunma.
14 Kasım 2019
Tecrübe Konuşuyor!
2693 Okunma.
07 Kasım 2019
Bir çöp konteynerinden yayılan sevgi
2540 Okunma.
05 Kasım 2019
Gelelim ıspanağın faydalarına
3001 Okunma.
24 Ekim 2019
Robinson Crusoe olamamak
2791 Okunma.
03 Ekim 2019
Onlar hep yanlış yapar, biz doğru
3305 Okunma.
30 Eylül 2019
Dişimdeki sancı, düşümdeki yabancı
3117 Okunma.
23 Eylül 2019
Bir tıklanma uğruna ya Rab…
3366 Okunma.
20 Eylül 2019
Sizin yapmadığınızı onlar yapıyor, kızmayın!
3399 Okunma.
19 Eylül 2019
Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin
3024 Okunma.
17 Eylül 2019
İki kızgın ihtiyar
3729 Okunma.
28 Ağustos 2019
Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı
3801 Okunma.
26 Ağustos 2019
Şiddetli bir toplum
2982 Okunma.
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
3661 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
2979 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
3459 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
3976 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
3480 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
4448 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
3361 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
3250 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
2659 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
3269 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
3415 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
3137 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
3285 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
2727 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
3114 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
3118 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
2878 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
2777 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
2495 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
2728 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
1661 Okunma.
12 Haziran 2019
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
1779 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
2278 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
4080 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
2099 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
2426 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
2197 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
2574 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
2933 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
2443 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
2787 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
2130 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
2002 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
2490 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
3018 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
2711 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
2732 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
2084 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
4878 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
2587 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
2966 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
2412 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
2673 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
2651 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
2728 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
2281 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
2677 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
2728 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
3617 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
2911 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
7214 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
4231 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
2829 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
2887 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
3731 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
2787 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
3758 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
3983 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
2735 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
2921 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
5368 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
3407 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
3494 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
3801 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
3087 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
3335 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
2620 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
3278 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
3247 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
3082 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
2678 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
3179 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
2954 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
3128 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
2935 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
2845 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
3307 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
3069 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
2668 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
2911 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
3204 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
6532 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
3718 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
3204 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
4206 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
3439 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
3644 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
3426 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
4573 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
3222 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
3181 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
4189 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
3356 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
3320 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
3635 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
3943 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
5865 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
3445 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
5406 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
4159 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
3421 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
3316 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
3505 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
6402 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
3434 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
3513 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
3135 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
3607 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
3573 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
3506 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
3441 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
3642 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
3572 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
2963 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
3447 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
4017 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
3033 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
3678 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
3614 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
3109 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
3619 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
3368 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
3349 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
3869 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
2559 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
3769 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
3531 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
3613 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
3435 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
3696 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
4365 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
3644 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
3542 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
3595 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
3827 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
3713 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
3641 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
3706 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
3291 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
3665 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
4036 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
3121 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
3375 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
3772 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
3535 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
3628 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
3480 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
3319 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
3633 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
3546 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
3702 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
3079 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
3357 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
3515 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
3561 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
3607 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
3655 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
3746 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
3936 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
3721 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
3582 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
4071 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
3742 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
4476 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
3489 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
3346 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
3452 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
3445 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
3221 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
3045 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
3821 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
3663 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
3610 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
3848 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
3610 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
3593 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
3477 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
3427 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
3581 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
3375 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
2479 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
3852 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
3775 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
3468 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
4146 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
3054 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
3645 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
3812 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
3747 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
3760 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
3147 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
3692 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
3685 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
3395 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
3407 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
3521 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
4523 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
3684 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
3503 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
3910 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
3622 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
3780 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
3812 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
3857 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
3960 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
3711 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
3606 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
3273 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
3531 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
3630 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
3372 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
3681 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
3729 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
3144 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
3818 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
3650 Okunma.
30 Kasım -0001
RÜZGÂR MÜDÜRÜ
2096 Okunma.
Haber Yazılımı