Naif KARABATAK KAHVERENGİ AYAKKABI
Yazı Detayı
14 Şubat 2020 - Cuma 17:24 Bu yazı 1923 kez okundu
 
KAHVERENGİ AYAKKABI
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Şöyle kahverengi bir ayakkabım olsun istemişimdir ama hiç alamamışımdır. Niye alamadım onu da bilmiyorum. Belki hep siyah, lacivert ağırlıklı takım elbise giymemdendir. Sebep ne olursa olsun içimde hep bir ukdedir kahverengi ayakkabı. Kahve gibi ayakkabı, pırıl pırıl ayakkabı, parıl parıl ayakkabı, tiril tiril ayakkabı. Önümden çekil diyeceğim bir şekle büründüren ayakkabı.

Düşünsenize koyu ya da açık ama pırıl pırıl palayan bir kahverengi ayakkabı. Boyaya ihtiyaç da duymayacak, bir bezle silip, ayna diye ayakkabıyı kullanacaksın.

İçimde bir ukde olarak kalsa da, eksikliğini çok hissettiğim söylenemez, ta ki geçen aya kadar.

Emekli adamız, her istediğini her an alacak bir bütçeye sahip değiliz. Memur olsak da değiliz, işçi olsak da değiliz. Emekliyiz, hepten değiliz, tümden değiliz, toptan değiliz, perakende olarak bile değiliz.

Kış mevsimi girdiğinde hanım, “Bir ceket, bir de pantolon alman lazım” dedi. Ee o benden iyi biliyor neye ihtiyacım olduğunu. Hanım evin ambar memurudur diye boşuna dememişler. Kim demiş bilmem ama birileri mutlaka böyle bir şey demiştir. Yıkayan, ütüleyen, her türlü cefamızı çeken eşlerimiz, aynı zamanda evin ambar memurudur.

“Bir ceket kaç lira, senin haberin var mı” diyecektim, diyemedim. Söz konusu olan bendim, yani bana alınacaktı. Kendisine alınacak olsa hiç sesimi çıkarmazdım ya, neyse…

Eşim ceket pantolon deyince vitrinlere daha alıcı gözle bakmaya başladım. Akşam yürüyüşlerimin yönü değişti, sahilden mağazaların olduğu caddelere, AVM’lere kaydı.

Hep siyah, lacivert ağırlıklı giyinen birisi olarak “farklı” bir tarz denemek istedim. Yani özellikle tarz olsun diye seçmedim. Sanatçı yönüm yok, belli bir tarzım olsun diye kaygım da yok. Biz elbiseyi de ayakkabıyı da giyiniriz. Sanatçılar gibi şekil yapmak için tonlarca parayı bayılmayız. Bayılmaya kalksak da gram paramız olmadığı için tonların arasında kendimize yer bulamayız.

Geçen gün bir AVM’de geziyorum, gözüm vitrinde. Çok güzel bir ceket gördüm, kahverengi. Ama ben hiç kahverengi takım ya da ceket giyinmedim, bana yakışır mı diye düşünmedim. Sanki yakışsa ne olacak, yakışmazsa ne olacak diyeceksiniz. Hatta bazınız “ununu elemişsin, eleğini asmışsın be kardeşim, ne yakışması” diyecek. Öyle değil. İnsan yakışanı giymeli, kalitelisini giyinmeli. Bunun parayla alakası yok, fahiş olmamak şartıyla iyi giyinmeli, iyi yemeli, güzel yerlerde gezmeli. Emekli maaşıyla ne kadar iyi olabilir, onun için bir çalıştay yapmak gerekir.

Vitrindeki ceket öyle sadece vitrinde duran cinsten değildi, adeta konuşuyordu.

Çok güzeldi. Tril tirildi. O bana bakıyordu, ben ona. “Ben bunu alırım” diye düşündüm. Düşündüğümden tam emin değilim ama kendimi bir anda tezgâhtar hanım kızın yanında bulduğumu iyi biliyorum. Ben ceket alacaktım, tezgâhtar da prim. O bana satmak için ceketi bir övdü, bir övdü. Fiyatını soracağım, kız bırakmıyor.

Elimle şöyle ceketin etiketini bir yoklasam bakacağım ama hanım kız fırsat vermiyor. Kumaşın kalitesinden, yıkanmasından, renk verip vermemesinden, ütüsünden öyle bir bahsediyor ki, sanırsın beş artı bir villa satıyor.

Çay ikramı geldi, sohbetler, muhabbetler.

Sonunda “hele bir deneyeyim” dedim.

Ben deneme odasına girdim, ceketi denedim, dışarıya çıktım. Tezgâhtar kızın sayısı birden ikiye çıkmıştı. Bir övgüler, bir övgüler. O kadar övdüler ki, acaba hangi mankenden bahsediyorlar diye merak ettim. Sağa baktım benden başka kimse yok, sola baktım yine benden başka kimse yok, belki geridedir, dönmek de ayıp olur diye öylece kalakaldım. O kadar laf kalabalığı olmuş ki, ceketi denediğim halde etiketini çevirip fiyatına bakmak aklıma gelmedi.

“Çok beğendim” dedim memnuniyetle. Ee o kadar övgüyü size yapsalar siz de beğenirsiniz. “O Zaman kasaya götüreyim” dediğinden bende şafak attı. “Şey” dedim, kem küm ettim, başka modellere de bakayım derken, “Bunun fiyatı ne kadardı” diye dilimden pek duyulmayan sözcükler bir biri ardına çıktı.

“Ucuz” dedi tezgâhtar hanım kız. “Kampanya var” dedi. “Yüzde elli indirim var” dedi.

İçimden çok sevindim, sevincimi dışa yansıtmakta da gecikmedim. O kadar sevindim ki, uzun zamandır ilk kez beğendiğim bir ceketi alacaktım. Düşünsenize kahverengi ceket, kahverengi pantolon, kahverengi çorap, koyu kahverengi ya da daha açık bej bir gömlek, altına da hayallerimi süsleyen kahverengi ayakkabı.

Hanım kız fiyatın uygunluğundan ballandıra ballandıra bahsediyor ama fiyatını söylemek bir türlü dilinin ucuna gelmiyor. Sabrım taştı, “ben başka da bakayım” dedim, “fiyatı neydi” diye de sanki daha önce söylemiş de teyit ediyormuşum havasına büründüm. “Çok uygun” dedi, “çok uygun, 14 bin 999 lira”

Uzun bir süre sessizlik oldu.

Zaman durdu, her şey olduğu yerde kaldı, gözlerimin önünde uçuşan siyah noktacıklar belirdi. Başım dönmeye başladı, gözlerim kararmaya, artık hiçbir şey görmemeye başladım. Kahverengi hiçbir şey görecek halim yoktu. Zaten gözlerim hiçbir şey seçemiyordu.

Hanım kız ceket yerine dükkânı mı veriyordu bilmiyorum, bahsettiği miktar tek ceket içindi. Yani elimde tuttuğum bir ceket için. Yüzde elli indirimli. Üstelik kampanyalı. Üstelik çok uygun olan ceket için.

Kendime geldiğimde belli belirsiz “Çok uygunmuş” dedim ama dediğime en başta ben bile inanmadım, tezgâhtar kızın inandığını ise hiç sanmıyorum. “Başka bakayım, dönüşte uğrarım” dedim. Benim gibi diyenlerin yüzde 99’unun uğramadığını o benden iyi biliyordu.

Neyse canım dedim kendi kendime ceket almam, gömlek alırım, ayakkabı alırım, çorap alırım. Zaten benim kahverengi ayakkabı hayalim vardı, ceket hayalim değil ki…

Kombini tamamla düşüncemde ceket eksildi, pantolon ve ayakkabı kaldı. Diğer mağazada pantolon bakayım diye düşündüm. Hiç değilse alacağım kahverengi ayakkabının üstüne gelecek bir kahverengi pantolonum olurdu. Kahverengi pantolon, kahverengi ceket gibi hemen gözüme ilişmedi. Belki de ceketin fiyatı, görme kapasitemi de zayıflatmıştır, ne bileyim ki…

Sonunda beşinci dükkânda çok güzel bir kahverengi pantolon buldum. Şimdi bunun altına bir de kahverengi ayakkabı aldın mı, değme keyfine…

 

Dükkânın tezgâhtarı erkekti. Yardımcı olmasını rica ettim, memnuniyetle yardıma başladı. Kumaşın kalitesinden, ütülenmesinden, renginin solmamasından, garantisinden falan bahsetmeye başlayınca beni aldı mı bir korku. Ya bu da ceket gibi fahiş bir fiyatsa. Yok canım dedim kendi kendime, alt tarafı bir pantolon, üst tarafı da bir pantolon. Yüz lira, taş çatlasın (taş niye çatlıyor ki) iki yüz liraydı.

Tezgâhtar hanım kızın laf kalabalığı gibi erkek tezgâhtarın da laf kalabalığı etmesine fırsat vermedim. Önceden fiyatını sordum.  9.999 lira dediğinde oradan nasıl çıktım, pantolonu ne yaptım, adama ne dedim, yüzüne baktım mı, göz göze geldik mi bilmiyorum.

Pantolondan da vazgeçtim. Benim zaten kahverengi ayakkabı hayalim vardı, kahverengi pantolon değil. O sadece bir kombin oluşturmak içindi, varsın pantolon da eksik olsun.

Gözümü açtığımda bir gömlek mağazasının tam önündeydim. “Allah beni buraya getirdi” diye içimden geçirdim. Neyse kısmette kahverengi bir gömlek almak varmış. İçeriye girdim. Beni karşılayan tezgâhtar hanım kıza kahverengi gömlek alacağımı söyleyince tezgâhın üzeri bir anda çeşit çeşit kahverengi gömlekle doldu. Açık kahverengi, koyu kahverengi, sütlü kahve bile vardı anlayacağınız. Aslında rengi çok fark etmeyecekti. Kahverengi olması yetecekti. Zira ne kahverengi ceket ne de kahverengi pantolon alabilmiştim. Bütçem şimdilik gömlek ve ayakkabı almaya yetecekti. Tam emin değilim ama sanırım yeterdi. Sütlü kahvenin bir ton koyusu olan gömlek çok hoşuma gitti. “Tamam” dedim tezgâhtar kıza, “bunu alıyorum”

O ara cep telefonum çaldı, ona cevap vereyim derken fiyatını sormayı unuttum, tezgâhtar kızın peşinden kasaya yöneldim. Kartımı uzattım, kasiyer “peşin mi, taksitle mi” dedi. Kendimden emin bir şekilde “peşin” dedim, tek çekim iyiydi. Bir gömlek alt tarafı, nedir ki…

Kasiyer kızın “şifrenizi girer misiniz” diye beni şifreye davet ettiği sesini duydum, sonra şifre gireceğim aparatın ekranında yazan miktarı gördüm. Gerisini hatırladığımı sanmıyorum.

Gözümü hastane odasında açtım. Eşim, çocuklarım başucumdaydı ve hayli telaşlanmışlardı. AVM’de fenalaştığımı, ambulansla hastaneye getirdiklerini söylediler. Orada ne oldu diye sordu eşim. Gömlek fiyatı diyecek halim yok ya, tansiyonum düşmüştür zahir!

 
Etiketler: , KAHVERENGİ, AYAKKABI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Temmuz 2021
FAKİRLERİ EN İYİ BEN ANLARIM
175 Okunma.
15 Temmuz 2021
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A
701 Okunma.
14 Temmuz 2021
NEYSE Kİ DÜŞÜNMEK BELEŞ!
165 Okunma.
06 Temmuz 2021
NORMAL İNSAN OLMA YOLLARI
288 Okunma.
22 Haziran 2021
BÜYÜK GAZETELERİN KÜÇÜK YAZARLARI
442 Okunma.
11 Haziran 2021
BU KADAR ÇÖPÜN ARASINDA…
431 Okunma.
08 Haziran 2021
BİR ‘AK PARTİ’YE ÜYE OLAMAMA’ HİKÂYESİ
496 Okunma.
02 Haziran 2021
GÖKTEN DÜŞEN ÜÇ ELMA YOK ARTIK
275 Okunma.
01 Haziran 2021
YENİ ŞEYLER NE ZAMAN SÖYLENMELİ?
294 Okunma.
28 Mayıs 2021
MÜCAVİR SİYASETÇİLER-2
333 Okunma.
27 Mayıs 2021
MÜCAVİR SİYASETÇİLER-1
328 Okunma.
11 Mayıs 2021
HEP BİR ŞEYLER EKSİKTİ
501 Okunma.
30 Mart 2021
PANDEMİ YÖNETİCİLERİ
1543 Okunma.
26 Mart 2021
BİR ‘AKŞAMA NE LAZIM’ HİKÂYESİ
624 Okunma.
24 Mart 2021
BU YALAN, BU DA GERÇEK!
782 Okunma.
23 Mart 2021
İSTANBUL SÖZLEŞ(ME)MESİ
780 Okunma.
12 Mart 2021
UMUDUMUZ KARAOĞLAN
791 Okunma.
19 Şubat 2021
HAYAT OKULU BURSU
1026 Okunma.
04 Şubat 2021
BİZE BÖYLE BİR BELEDİYE BAŞKANI LAZIM!
1093 Okunma.
28 Ocak 2021
KAPKARA VE TOZPEMBE ARASINDA BİR YERDE
543 Okunma.
26 Ocak 2021
SUSKUNLUĞUNUZ ASALETİNİZDEN DEĞİL!
632 Okunma.
21 Ocak 2021
MUHALEFET ALTERNATİF OLMALI MI?
1042 Okunma.
20 Ocak 2021
RIZKIMI VERSENE BE ADAM!
706 Okunma.
16 Aralık 2020
ŞİMDİ GÜZELLİK ZAMANI
1321 Okunma.
24 Kasım 2020
AK PARTİ’DE YER BULAMAYANLAR PARTİSİ
686 Okunma.
18 Kasım 2020
YALANIN RENKLERİ
1486 Okunma.
10 Kasım 2020
BİR MODA MEVSİMİDİR İNSANLIĞIMIZ
792 Okunma.
23 Ekim 2020
HIRSIZ BİZİMSE SAVUNALIM!
1555 Okunma.
21 Ekim 2020
KÜRKÜM BENDE, YİYEYİM BARİ!
1571 Okunma.
14 Ekim 2020
PEHLİVAN DESİNLER…
1322 Okunma.
30 Eylül 2020
HADDİNİ BİLMEK
1461 Okunma.
24 Eylül 2020
BOŞBAKAN
1493 Okunma.
18 Eylül 2020
DEĞİŞEN DEĞERLERİMİZ Mİ?
4951 Okunma.
10 Eylül 2020
EN İYİ PATLICAN MUSAKKA
1635 Okunma.
26 Ağustos 2020
YAPARSA YAPAR, YAPAY ZEKÂ!
1609 Okunma.
06 Ağustos 2020
ŞİVENİZİ SEVSİNLER
1720 Okunma.
08 Temmuz 2020
DOĞRU SÖYLEYENİ KOVAN KÖY
2006 Okunma.
01 Temmuz 2020
İYİ BİR YAZI NASIL YAZILMAZ!
1743 Okunma.
27 Haziran 2020
KABAK TADI
2133 Okunma.
18 Haziran 2020
ÇEYREK EKMEK
2578 Okunma.
05 Haziran 2020
KIRILMA NOKTASI
1964 Okunma.
02 Haziran 2020
ÇOK NORMAL BİR YAZI
1805 Okunma.
22 Nisan 2020
ÖLÜRSEK DE ÖZGÜR ÖLELİM!
2403 Okunma.
17 Mart 2020
ALLAH’IN RAHMETİNDEN KAÇANLARA BAK!
1799 Okunma.
28 Şubat 2020
AĞAM BENCE BU VİRÜS KONTROLLÜ
1906 Okunma.
26 Ocak 2020
YAŞAYAN ÖLÜLER VE YAŞAYANLAR
1868 Okunma.
21 Ocak 2020
BAŞKAN KOLTUĞU
2743 Okunma.
14 Ocak 2020
YAĞCILIK ÖYLE YAPILMAZ, BÖYLE YAPILIR!
2374 Okunma.
07 Ocak 2020
EN İYİ ÖRNEK, EN KÖTÜSÜDÜR!
2319 Okunma.
01 Ocak 2020
NEREYE AİTSİNİZ, NEREYE AİT OLMALISINIZ?
2951 Okunma.
31 Aralık 2019
Tik Tak.. Tik Tak..
2868 Okunma.
24 Aralık 2019
Resmi görüş mü, şahsi görüş mü?
3321 Okunma.
16 Aralık 2019
‘Şahsiyet’e dair birkaç kelam
3856 Okunma.
05 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-4
3053 Okunma.
04 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-3
3060 Okunma.
03 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-2
2935 Okunma.
02 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-1
2640 Okunma.
01 Aralık 2019
HANGİ KUTUPTA YAŞIYORSUNUZ?
2960 Okunma.
25 Kasım 2019
BÖYLE BİR YALAN AZ BULUNUR
4128 Okunma.
21 Kasım 2019
ANADOLU'NUN BAĞRINDAN KOPUP GELEN...
3001 Okunma.
14 Kasım 2019
Tecrübe Konuşuyor!
2693 Okunma.
07 Kasım 2019
Bir çöp konteynerinden yayılan sevgi
2540 Okunma.
05 Kasım 2019
Gelelim ıspanağın faydalarına
3001 Okunma.
24 Ekim 2019
Robinson Crusoe olamamak
2791 Okunma.
03 Ekim 2019
Onlar hep yanlış yapar, biz doğru
3306 Okunma.
30 Eylül 2019
Dişimdeki sancı, düşümdeki yabancı
3117 Okunma.
23 Eylül 2019
Bir tıklanma uğruna ya Rab…
3366 Okunma.
20 Eylül 2019
Sizin yapmadığınızı onlar yapıyor, kızmayın!
3399 Okunma.
19 Eylül 2019
Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin
3024 Okunma.
17 Eylül 2019
İki kızgın ihtiyar
3729 Okunma.
28 Ağustos 2019
Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı
3802 Okunma.
26 Ağustos 2019
Şiddetli bir toplum
2982 Okunma.
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
3661 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
2979 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
3459 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
3976 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
3480 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
4448 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
3361 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
3250 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
2659 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
3269 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
3415 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
3137 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
3285 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
2727 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
3114 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
3118 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
2878 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
2777 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
2495 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
2728 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
1661 Okunma.
12 Haziran 2019
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
1779 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
2278 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
4080 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
2099 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
2426 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
2197 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
2574 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
2933 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
2443 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
2787 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
2130 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
2002 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
2491 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
3018 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
2711 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
2732 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
2084 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
4878 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
2587 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
2967 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
2412 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
2673 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
2651 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
2729 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
2281 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
2677 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
2728 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
3617 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
2911 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
7214 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
4231 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
2830 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
2887 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
3731 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
2787 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
4229 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
3758 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
3983 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
2735 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
2921 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
5368 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
3407 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
3494 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
3801 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
3087 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
3335 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
2620 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
3278 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
3247 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
3082 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
2678 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
3179 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
2955 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
3128 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
2935 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
2845 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
3307 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
3069 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
2668 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
2911 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
3204 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
6532 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
3718 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
3204 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
4206 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
3440 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
3644 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
3426 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
4573 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
3223 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
3181 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
4189 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
3356 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
3320 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
3635 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
3943 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
5865 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
3445 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
5406 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
4159 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
3421 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
3316 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
3505 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
6402 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
3434 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
3513 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
3135 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
3607 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
3573 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
3506 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
3441 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
3642 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
3572 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
2963 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
3447 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
4017 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
3033 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
3678 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
3614 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
3109 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
3619 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
3368 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
3349 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
3869 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
2559 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
3770 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
3531 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
3613 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
3435 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
3696 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
4365 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
3644 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
3542 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
3595 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
3827 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
3713 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
3641 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
3706 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
3291 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
3665 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
4036 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
3121 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
3375 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
3772 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
3535 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
3628 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
3480 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
3319 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
3633 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
3546 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
3702 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
3079 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
3357 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
3515 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
3561 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
3607 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
3655 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
3746 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
3936 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
3721 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
3582 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
4071 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
3742 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
4476 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
3489 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
3346 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
3452 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
3445 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
3221 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
3045 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
3821 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
3663 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
3610 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
3848 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
3610 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
3594 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
3477 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
3427 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
3581 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
3375 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
2479 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
3852 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
3775 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
3468 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
4146 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
3055 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
3645 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
3812 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
3747 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
3760 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
3147 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
3692 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
3685 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
3395 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
3407 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
3521 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
4523 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
3684 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
3504 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
3910 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
3622 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
3780 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
3812 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
3857 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
3961 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
3711 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
3606 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
3273 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
3531 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
3630 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
3372 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
3681 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
3729 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
3144 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
3818 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
3650 Okunma.
30 Kasım -0001
RÜZGÂR MÜDÜRÜ
2096 Okunma.
Haber Yazılımı