Ayberk AYGÜN KENDİZİNE SÖZ GEÇİREBİLİN
Yazı Detayı
25 Haziran 2021 - Cuma 00:00 Bu yazı 734 kez okundu
 
KENDİZİNE SÖZ GEÇİREBİLİN
Ayberk AYGÜN
inanisgazetesi@gmail.com
 
 
 
Değerli okurlarım gelin bu yazımda; kendimizle iletişimde ne kadar başarılıyız. Kendimizle iyi mi geçiniyoruz, kendimizi dışlıyor muyuz?... Kendimize küs müyüz?  Kendimizi bir gözden geçirelim. Şimdiden bol farkındalıklı okumalar.
Öncelikle kendimizle ya da bir başkasıyla iletişim kurarken “-me, -ma” olumsuzluk eklerini bilinçaltı algılamıyor. Bu hatayı ben pek çok uyarı tabelasında da görüyorum: “Çimlere bas(-ma)yınız, Ateşle yaklaş(-ma)… vs.vs.” peki bunun doğrusu ne? Şimdi ben sizlere desem ki “olumsuzluk eklerini kullan (-ma)yın” aynı paragraf içinde kendimle çelişmiş olacağım ve sadece istemediğim şeyin ne olduğunu söylemiş olacağım aslında değil mi? Evet tamam kurduğum cümlede yapılmasını istemediğim şeyi söylüyorum da bununla birlikte yapılması gerekenin ne olduğuna dair bir ipucu yok aslına bakarsanız. Tamam, olumsuzluk eklerini kullanmayacağız da yapmamız, yerine koymamız gereken şey ne? İşte onu bu tarz bir cümleden net bir şekilde çıkarmak mümkün değil. Kendimizle ya da bir başkasıyla iletişime bu açıdan baktığımızda; yapılması gereken şey ise çok daha basit, temelde “yapılmasını istediğimizi söylemek”. Bu kadar. Bu şekilde yaptığımızda “-me, -ma” olumsuzluk eklerine de ihtiyaç duymadığınızı göreceksiniz.
Sevgili dostlar bu yöntem özellikle çocuklarımız üzerinde çok etkili oluyor. Çocuklar basit düşündükleri için özellikle mesajı net vermek etkili iletişimde büyük fark yaratıyor. Bir taksiye bindiğinizi düşünün ilk yapacağımız şey gideceğimiz yeri söylemek olur değil mi?... Aksini hayal etsenize…. Hadi kurguyu baştan alalım: taksiye biniyoruz ve taksiciye diyoruz ki: “beni Üst Kapıya götürme… beni Uzunkum’a da götürme… ha ben Terminale de gitmek istemiyorum… bak beni sakın ama sakın Kozlu’ya da götürme…” şeklinde konuşmayı uzatsak taksici ne yapamaz? Hareket edemez ya da nereye gideceğini bilemez, muhtemelen de tartışırdınız değil mi? Bunun yerine yukarıda da bahsettiğim gibi yapmamız gereken şey basit, yapılmasını istediğimiz şeyi söylemek. Aynı taksiciye olduğu gibi… “Oğlum koşma” yerine “yanımdan yürü” çok daha etkili bir mesaj. 
Bu durum kendimizle iletişim kurarken de bu şekilde. Hatta birebir aynı. Özellikle bağımlılıkla mücadele edenler için altın değerinde bir bilgi: sigarayı bırakmaya çalışanların kendi kendilerine en sık kurdukları cümlelerden biridir “sigara içmemeliyim” … yine kendi kendimize yapılmamasını istediğimiz şeyi söylediğimiz bir telkin… bunun yerine “sağlıklı kalmayı tercih ediyorum.”, “ben artık kendimi önemsiyorum” … gibi hem anlamca hem de yapı olarak anlamlı telkinler çok daha fazla işinize yarayacaktır.
Artık kendimizle iletişimimizin ne kadar sağlıklı olduğunu gözden geçirebiliriz… Pek çok kişide karşılaşıyorum öyle telkinler var ki kendimize söylediğimiz, hatta sesli bir şekilde dillendirdiğimiz “ben çok sabırsızım”, “ben çok unutkanım”, “çabuk sinirlenirim” ve sevgili dostlar her ne hikmetse bu telkinler hiç mi hiç olumlu bir anlam içermiyor ve bizim davranışlarımıza yön de veriyor. Şimdi bana diyebilirsiniz söylemi kaldırmak, değiştirmek beni farklı biri mi yapacak? Tabiki de bir anda değişim başlamayacak durumları da hemen değiştirmeyecek tek başına ama kesinlikle başlamak için doğru bir adım olacaktır. Şöyle bir düşünün; “yapmamam gerekiyor” dediğimiz kaç şeyi yapmamayı, kaç sefer başarabildik? 
Farklı bir bakış açısı olarak şunu da ele almak istiyorum. Kendimizle iletişimde başarılı olamadığımız sürece başkalarıyla ne kadar başarılı olabiliriz ki… Salt duygularımızla ya da karşı tarafın bize hissettirdikleriyle hareket ettiğimizde genelde sonuç olmasını istediğimizden çok daha farklı yönlere varmıyor mu? İşte tam da bu noktada kendimize söz geçirebilmemiz hedeflediğimiz şeyi karşı taraftan alabilmek için çok önemli bir hale geliyor. 
Saygı isteğini saygısızca talep etmek, bunun için kavga etmek ne kadar mantıklı? Ama o anda sinirlenmiş, üzülmüş, bıkmış da hissediyoruz? Böyle hissettiğimiz için hatta saygı görmeyi gündeme taşıyoruz. Evet buraya kadar her şey çok güzel de duygu kontrolünü kendimize söz geçiremediğimiz için yapamayışımız; öncelikle karşımızdaki kişiye saygı beklerken saygısızca davranmak oluyor. Bu şekilde bir iletişimin de karşı tarafa verdiği mesaj aslında: “bana saygı duymadığında sana kesinlikle saygısızca davranarak senden saygı talep ediyorum” gibi bir şey oluyor… biraz karmaşık değil mi?
Sevgili dostlar basit olanı yapmak sandığınız kadar zor değil… kendinize söz geçirebildiğiniz sürece…
 
Etiketler: KENDİZİNE, SÖZ, GEÇİREBİLİN,
Yorumlar
Haber Yazılımı