Naif KARABATAK Tehlikeli adam
Yazı Detayı
20 Kasım 2018 - Salı 17:46 Bu yazı 3117 kez okundu
 
Tehlikeli adam
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Sanki bütün bir kent sözleşmişçesine tehlikeli adamdan bahsediyordu. Televizyona çıkmadan, gazetede yazmadan, orada-burada nutuk atmadan şöhret olunur mu diye düşünüyordum ama olunuyormuş. Hiç değilse bir şehir efsanesidir, eski destanlar gibi dilden dile yayılıyordur, ayaklı gazete çoktur, mahalle dedikodusudur, işsizlerin kahvehane köşelerinde çaya katık ettikleri dedikodudur, neydir…

Ama değilmiş.

Adamın şöhreti dağları aşıyor, ovaları geçiyor, kulaktan kulağa yayılıp duruyor.

Tabii ki onun tehlikesi adam öldürmek, insanları dağa kaldırmak, işkence yapmak, haraç kesmek falan değildi; bu adam, o güne dek doğru bildiklerimizin yanlış olduğunu savunuyordu. Hem de öyle böyle değil, bağıra çağıra. Ne kanun tanıyor, ne yasa, ne ondan korkuyor, ne bundan.

Delidir her halde dedim.

Hani zekânın en yüksek mertebesidir delilik.

Bazen kimin deli, kimin veli olduğunu çözemezsin.

Bizim kaygılarımızla, korkularımızla söyleyemediklerimizi söyleyendir deliler.

Yok dedi bir dostum, o deli değil, bildiğin tehlikeli adam. Çok akıllı laflar ediyor, söylediklerinin tamamına yakını doğru ama her doğrunun her yerde söylenmeyeceğini bilmeyenlerden birisi.

Bir gün tehlikeli adamla yüz yüze geleceğim, onunla baş başa kalacağım ve üstelik de sohbet edeceğim aklıma gelmezdi. Ben kendi halinde bir adamım, hani kıyısından köşesinden yazar da oluyorum ama olsun, kendi halimdeyim. İşten eve giden, evden de hali üzere işe giden birisiyim. Hayatı sorgularım, insanların ikiyüzlülüğünü eleştiririm. Bazen çıkarcılardan bahsederim, bazen zalimlerin zulmünü anlatırım ve elbette mazlum olanların nasıl mazlum duruma düşürüldüğünü de gözler önüne sererim.

Yani ben öyle biliyordum, her şeyi tek tek ortaya serdiğimi, bir bir anlattığımı sanıyordum.

Hiçbir şey anlatmıyormuşum…

Tehlikeli adamla karşılaştığımdan beri bana bir haller oldu, şimdi her şeyi sorgulamaya başladım ama sorgulamanın ne denli tehlikeli olduğunu da yeni yeni anlıyorum. Oysa eskiden de bilirdim, çok soranı, çok soruşturanı, çok karıştıranı, hakkını arayanı kimse sevmezdi. Sadece “devlet” değil, biz de sevmezdik. İnsan dediğin uyumlu olmalıydı, herkese huzur vermeliydi, kurallara uymalıydı. Kuralı kimin çıkardığı, kuralın kime yaradığı çok da önemli değildi. Biz çıkarılan kurala uyar, dayatılana bel bağlardık. Uyumlu olmak böyle bir şeydi, makbul olurdun, vatandaş olurdun, herkes seni severdi. Belki bunun maddi faydasını da görürdün, belki manevi faydasını da ve belki de tamamen duygusal(!) bağlantılar edinir, servetine servet katardın.

Ama tehlikeli adam öyle değil.

Benim gibi çulsuzun birisi.

Yine benim bir emekli maaşım var, devlete hizmet etmişliğimiz var ve halen çalışıp üç kuruş kazanmışlığımız var.

Tehlikeli adamın beş parası yok, bırakın parayı adamın neredeyse üstünde elbisesi yok. Sağdan soldan eski püskü elbise vermişler, maksat adam ortalıkta anadan üryan dolaşmasın diye.

O zamanlar bir gazetede genel yayın yönetmenliği yapıyorum. Gazeteciyim, üstelik de yazarım ama tehlikeli adamla hiç karşılaşmışlığımız yok. Belki denk gelmedi, belki ben sokağa girdiğimde o da sokağın diğer ucundan akıp gitti. Belki de deli deliyi görünce sopasını saklayan cinstendi. Malum ben o zamanlar Bir Delinin Not Defterini kaleme alıyordum.

Tehlikeli adamla karşılaşmamız çok ilginç oldu. Ben gazetede o günkü mizahi hikâyemi yazmış, acil bir toplantıya gitmek için ceketimi alıp, kapıya çıkmıştım bile. Valilikte bir toplantı vardı. Vali bey bizzat arayıp benim de katılmamı arzu etmişti. Belki de “delice hikâyelere” konu bir mevzu vardı, kim bilir…

Kapıdan tam çıkıyordum, ayağımı üç ayda bir değişen kaldırım taşına basıyordum ki, “Ey Amerika!!!!!” diye bir feryat başladı, adımımı geri çektim.

Sonra İsrail’e kafa tuttu, sonra Fransa’ya, İngiltere de nasiplendi, Rusya’da, İran, Irak.. derken sırasıyla, zalimliğiyle, yaptığı zulümlerle gündeme gelen bütün ülkelere ders veren bir adam, tam ayağımı basacağım yere basmış, gazetenin kapısının önünde nutkunu sürdürüyordu. Çevre bir anda kalabalıklaştı, tehlikeli adamı herkes görmek istiyordu.

Tehlikeli adam da gördüğü ilgiden hayli memnundu sanırım. Gerçi bunu pek belli etmiyordu. O bir tek dinleyicisi olmadığında da, bütün bir ahali kendisini dinlediğinde de ses tonunu değiştirmez, avazı çıktığı kadar bağırır ama bütün kelimeleri, bütün cümleleri bir ahenkle haykırırdı. Duyan sanki bir kitaptan okuyor sanırdı. Yani değme siyasetçiler onun kelime dağarcığına erişemezdi. Hitabet kursu alanlar bile böyle hitap edemezdi.

Ama her sözün bir sonu olur ya da olmalı. Ben toplantıya yetişeceğim, şimdi bir delinin önümü kesmesi nedeniyle koskoca vali beyin davetine icabet etmeyeyim mi, diye düşünüyordum ki, vali beyden başladı, belediye başkanına kadar bütün yetkililerin işini yapmadığını sıraladı. Al başına belayı, hem de bizim gazetenin tam önünde. Şimdi ilanımızı keserler, gazeteye ceza verirler diye bir kaygım olmadı desem yalan olur. Sonuçta orada çalışanız, gazetenin maddi olarak da sekteye uğramaması gerekiyor.

Yahu ben ne diyorum. Ben ki özgürlükçü bir yazarım. Herkesin, her fikri dilediğince ifade etmesinden yanayım. Tamam, hakaret yok, küfür yok ama bırakın da dileyen, dilediği fikri korkmadan ortaya döksün.

Kendi düşüncemden gaza mı geldim ne, adamı kolundan tuttuğum gibi içeriye çektim. Sekreter hanım kızımızdan iki çay istedim. Tehlikeli adamla baş başa çaylarımızı yudumlarken sohbete de başladım. Bu adamın “delice” laflar etmesinden öte tehlikeliliği nereden geliyor, öğrenmem lazımdı.

Başında meddahların giyindiği bir külah vardı, siyah renkteydi. Hani renkli olsa tam meddah diyeceğim. Üstünde yamalı bir ceket, ayağında hayli bol bir pantolon, kemer yerinde de kalın bir urgan vardı, eğreti şekilde düğümlenmişti. Ayakkabısının imal edildiği günden bu yana boya görmediğini, hatta yeryüzünde boya denen bir ürün olduğunu bile duymadığını düşünüyorum. Çorabında en az on delik gördüm, pantolon ve ayakkabıdan arta kalan görünür yerde.

İnce bıyıkları, kalın kaşları vardı. Yüzü güneşten bronzlaşmış gibiydi, yer yer de güneş lekeleri vardı. Yaşı 40-45 civarında gösteriyordu. Saçları çoğunlukla erken beyazlamış, alnı ve yüzünde derin çizgiler erkenden oluşmuştu. Asık suratlı değildi ama güleç de değildi. Ne sırıtıyordu ne de somurtuyordu. Gözleri arada bir fıldır fıldır dönüyordu, onun dışında “tehlikeli” diyeceğimiz bir şekli şemaili yoktu. 

Sokakta ne bağırıyorsun dedim, gazetemizde arada bir düşüncelerini yazmasını söyledim, ama suç unsuru barındırmayan yazı yazması gerektiğinin de altını çizdim. Sonra yine kendime hayret ettim. İnsan düşüncelerini aklından geçirip, yazıya dökerken, aynı zamanda bir de “suç unsuru barındıran kelime ayıklama” filtresinden mi geçirmesi gerekiyordu, yani hakaret yoktu işte, yetmiyor muydu?

Yetmiyormuş…

Biz gazetecilik mi yapıyormuşuz, yazı mı yazıyormuşuz.. bizim yaptığımız “kurum bülteni” çıkarmakmış. Bazı kurumlara, bazı kuruluşlara, bazı siyasilere “arşivleyeceği övgü dolu sütunlar” lazımmış, biz de bunu “üslubumuzca” yapıyormuşuz.

Tehlikeli adam böyle söyledi. Bizde o yürek neredeymiş, onun bir yazısını bile yayınlayacak gazete henüz yeryüzünde yayın hayatına başlamamışmış da mış mış…

O beni gaza getiriyordu kesin ama ben de onun anlatıldığı gibi tehlikeli olacağına inanmıyordum. Alt tarafı aklı biraz havada, dilinin kemiği yok, ağzının fermuarı yok, sözlerinin bir sonu, düşüncesinin bir freni falan yok. Hepsi bu…

Aldığım gazla, “işte bu gazete var ve işte ben varım” dedim, yazmasını salık verdim.

Peki be dedi, elini masaya vurarak, ben yazacağım, sen de yayınlayacaksın

Yine hatırlattım, bir kez daha, bir kez daha suç unsuru olmamasını, hakaret olmamasını özellikle, üstüne basa basa, hatta üstünde tepine tepine söyledim. Sadece başım yasalarla derde girmeyecek, bir de patronla papaz olacağız.

Ve üç gün sonra tehlikeli adam yazısıyla geldi, bir çırpıda okudum ve o heyecanla, aldığım o gazla yazıyı dizgiye verdim…

Ne olduysa ondan sonra oldu…

Çalışacak gazetem kalmadı, yazacak yerim yok, yatacak yerim bile yok!

 
Etiketler: Tehlikeli, adam,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Eylül 2021
ADAMLAR ve DAVALAR
150 Okunma.
25 Ağustos 2021
BİZİM BAŞKAN, BİR BAŞKA BAŞKAN
243 Okunma.
18 Ağustos 2021
DEVRİM, KAFADAKİ ŞABLONU DEĞİŞMEKTİR
247 Okunma.
17 Ağustos 2021
ÖZGÜR OLMAK MI, ÖZGÜRLÜĞÜ ANLAMAK MI?
485 Okunma.
13 Ağustos 2021
DÜNYANIN ÇİVİSİ ÇIKARKEN…
267 Okunma.
12 Ağustos 2021
BOLU’NUN FOSSEPTİK ÇUKURU
469 Okunma.
10 Ağustos 2021
BİR KULEDEN FAZLASI; ÇAMLICA
519 Okunma.
29 Temmuz 2021
FAKİRLERİ EN İYİ BEN ANLARIM
320 Okunma.
15 Temmuz 2021
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A
847 Okunma.
14 Temmuz 2021
NEYSE Kİ DÜŞÜNMEK BELEŞ!
276 Okunma.
06 Temmuz 2021
NORMAL İNSAN OLMA YOLLARI
426 Okunma.
22 Haziran 2021
BÜYÜK GAZETELERİN KÜÇÜK YAZARLARI
497 Okunma.
11 Haziran 2021
BU KADAR ÇÖPÜN ARASINDA…
543 Okunma.
08 Haziran 2021
BİR ‘AK PARTİ’YE ÜYE OLAMAMA’ HİKÂYESİ
556 Okunma.
02 Haziran 2021
GÖKTEN DÜŞEN ÜÇ ELMA YOK ARTIK
524 Okunma.
01 Haziran 2021
YENİ ŞEYLER NE ZAMAN SÖYLENMELİ?
381 Okunma.
28 Mayıs 2021
MÜCAVİR SİYASETÇİLER-2
438 Okunma.
27 Mayıs 2021
MÜCAVİR SİYASETÇİLER-1
462 Okunma.
11 Mayıs 2021
HEP BİR ŞEYLER EKSİKTİ
647 Okunma.
30 Mart 2021
PANDEMİ YÖNETİCİLERİ
1638 Okunma.
26 Mart 2021
BİR ‘AKŞAMA NE LAZIM’ HİKÂYESİ
728 Okunma.
24 Mart 2021
BU YALAN, BU DA GERÇEK!
901 Okunma.
23 Mart 2021
İSTANBUL SÖZLEŞ(ME)MESİ
880 Okunma.
12 Mart 2021
UMUDUMUZ KARAOĞLAN
898 Okunma.
19 Şubat 2021
HAYAT OKULU BURSU
1125 Okunma.
04 Şubat 2021
BİZE BÖYLE BİR BELEDİYE BAŞKANI LAZIM!
1208 Okunma.
28 Ocak 2021
KAPKARA VE TOZPEMBE ARASINDA BİR YERDE
635 Okunma.
26 Ocak 2021
SUSKUNLUĞUNUZ ASALETİNİZDEN DEĞİL!
725 Okunma.
21 Ocak 2021
MUHALEFET ALTERNATİF OLMALI MI?
1137 Okunma.
20 Ocak 2021
RIZKIMI VERSENE BE ADAM!
810 Okunma.
16 Aralık 2020
ŞİMDİ GÜZELLİK ZAMANI
1461 Okunma.
24 Kasım 2020
AK PARTİ’DE YER BULAMAYANLAR PARTİSİ
783 Okunma.
18 Kasım 2020
YALANIN RENKLERİ
1732 Okunma.
10 Kasım 2020
BİR MODA MEVSİMİDİR İNSANLIĞIMIZ
899 Okunma.
23 Ekim 2020
HIRSIZ BİZİMSE SAVUNALIM!
1697 Okunma.
21 Ekim 2020
KÜRKÜM BENDE, YİYEYİM BARİ!
1742 Okunma.
14 Ekim 2020
PEHLİVAN DESİNLER…
1468 Okunma.
30 Eylül 2020
HADDİNİ BİLMEK
1583 Okunma.
24 Eylül 2020
BOŞBAKAN
1614 Okunma.
18 Eylül 2020
DEĞİŞEN DEĞERLERİMİZ Mİ?
5068 Okunma.
10 Eylül 2020
EN İYİ PATLICAN MUSAKKA
1744 Okunma.
26 Ağustos 2020
YAPARSA YAPAR, YAPAY ZEKÂ!
1862 Okunma.
06 Ağustos 2020
ŞİVENİZİ SEVSİNLER
2050 Okunma.
08 Temmuz 2020
DOĞRU SÖYLEYENİ KOVAN KÖY
2280 Okunma.
01 Temmuz 2020
İYİ BİR YAZI NASIL YAZILMAZ!
1838 Okunma.
27 Haziran 2020
KABAK TADI
2411 Okunma.
18 Haziran 2020
ÇEYREK EKMEK
2854 Okunma.
05 Haziran 2020
KIRILMA NOKTASI
2277 Okunma.
02 Haziran 2020
ÇOK NORMAL BİR YAZI
1918 Okunma.
22 Nisan 2020
ÖLÜRSEK DE ÖZGÜR ÖLELİM!
2545 Okunma.
17 Mart 2020
ALLAH’IN RAHMETİNDEN KAÇANLARA BAK!
1904 Okunma.
28 Şubat 2020
AĞAM BENCE BU VİRÜS KONTROLLÜ
2015 Okunma.
14 Şubat 2020
KAHVERENGİ AYAKKABI
2046 Okunma.
26 Ocak 2020
YAŞAYAN ÖLÜLER VE YAŞAYANLAR
1957 Okunma.
21 Ocak 2020
BAŞKAN KOLTUĞU
2911 Okunma.
14 Ocak 2020
YAĞCILIK ÖYLE YAPILMAZ, BÖYLE YAPILIR!
2622 Okunma.
07 Ocak 2020
EN İYİ ÖRNEK, EN KÖTÜSÜDÜR!
2527 Okunma.
01 Ocak 2020
NEREYE AİTSİNİZ, NEREYE AİT OLMALISINIZ?
3226 Okunma.
31 Aralık 2019
Tik Tak.. Tik Tak..
3132 Okunma.
24 Aralık 2019
Resmi görüş mü, şahsi görüş mü?
3569 Okunma.
16 Aralık 2019
‘Şahsiyet’e dair birkaç kelam
4059 Okunma.
05 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-4
3329 Okunma.
04 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-3
3337 Okunma.
03 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-2
3031 Okunma.
02 Aralık 2019
MÜMTAZ BEYLE MECBURİ YOLCULUK-1
2754 Okunma.
01 Aralık 2019
HANGİ KUTUPTA YAŞIYORSUNUZ?
3194 Okunma.
25 Kasım 2019
BÖYLE BİR YALAN AZ BULUNUR
4404 Okunma.
21 Kasım 2019
ANADOLU'NUN BAĞRINDAN KOPUP GELEN...
3268 Okunma.
14 Kasım 2019
Tecrübe Konuşuyor!
2934 Okunma.
07 Kasım 2019
Bir çöp konteynerinden yayılan sevgi
2639 Okunma.
05 Kasım 2019
Gelelim ıspanağın faydalarına
3255 Okunma.
24 Ekim 2019
Robinson Crusoe olamamak
3025 Okunma.
03 Ekim 2019
Onlar hep yanlış yapar, biz doğru
3595 Okunma.
30 Eylül 2019
Dişimdeki sancı, düşümdeki yabancı
3344 Okunma.
23 Eylül 2019
Bir tıklanma uğruna ya Rab…
3470 Okunma.
20 Eylül 2019
Sizin yapmadığınızı onlar yapıyor, kızmayın!
3484 Okunma.
19 Eylül 2019
Bütün Üzüntüm Brad Pitt İçin
3263 Okunma.
17 Eylül 2019
İki kızgın ihtiyar
3935 Okunma.
28 Ağustos 2019
Ahmet Beyin Şaşkın Bakkalı
4106 Okunma.
26 Ağustos 2019
Şiddetli bir toplum
3068 Okunma.
19 Ağustos 2019
Biz kurum olarak kuş pohunu çok önemsiyoruz!
3739 Okunma.
05 Ağustos 2019
Bir gösteriş olarak kurban
3067 Okunma.
31 Temmuz 2019
En iyi sığınmacı, ölü sığınmacıdır!
3598 Okunma.
29 Temmuz 2019
Küllerinden doğan şehir; Gölcük
4207 Okunma.
23 Temmuz 2019
KENDİ ELİMİZLE YEŞERTTİĞİMİZ DİKENLER
3580 Okunma.
18 Temmuz 2019
Bir faceApp olduk
4732 Okunma.
16 Temmuz 2019
Bir hafta sonu kaçamağı; Esenköy
3609 Okunma.
15 Temmuz 2019
Ya olsaydı?
3336 Okunma.
10 Temmuz 2019
Bugün ne giyinsem?
2747 Okunma.
05 Temmuz 2019
Yazmak bir hastalık mı?
3357 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gözün aydın abi!
3609 Okunma.
02 Temmuz 2019
Siyasetten çiçek böceğe
3398 Okunma.
01 Temmuz 2019
Kimine at, kimine meydan…
3380 Okunma.
28 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-3 ve son
2812 Okunma.
26 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-2
3402 Okunma.
25 Haziran 2019
Yenilgideki erdemler-1
3229 Okunma.
21 Haziran 2019
Siyaset yapmak, siyaset yaptırmak
3106 Okunma.
19 Haziran 2019
Müşterisine itibar kazandıran mekânlar
2862 Okunma.
18 Haziran 2019
Tartış(ama)ma kültürü
2575 Okunma.
17 Haziran 2019
Dikkat, takip ediliyoruz
2837 Okunma.
14 Haziran 2019
Aradığımız gerçekten de tarafsızlık mı?
1769 Okunma.
12 Haziran 2019
Seç(eme)me ve Seçil(eme)me Hakkı
1866 Okunma.
11 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -2
2394 Okunma.
10 Haziran 2019
Siz önce tuvaleti beleş edin! -1
4312 Okunma.
25 Nisan 2019
Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik
2218 Okunma.
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
2518 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
2425 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
2701 Okunma.
29 Ocak 2019
Haydi çocuklar Sokağa!
3026 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
2548 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
3037 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
2200 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
2073 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
2583 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
2830 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
2965 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
2166 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
5149 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
2689 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
3233 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
2513 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
2930 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
2907 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
3009 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
2479 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
2953 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
2826 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
3910 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
3051 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
7479 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
4470 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
3098 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
3110 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
3821 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
3009 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
4461 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
4019 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
4204 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
2995 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
3151 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
5622 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
3674 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
3813 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
3968 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
3344 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
3422 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
2694 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
3546 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
3395 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
3295 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
2769 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
3454 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
3205 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
3518 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
3277 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
3003 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
3573 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
3174 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
2774 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
3085 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
3429 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
6812 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
3943 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
3471 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
4473 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
3659 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
3907 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
3647 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
4871 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
3455 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
3294 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
4587 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
3625 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
3580 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
3714 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
4037 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
6179 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
3520 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
5725 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
4489 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
3567 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
3499 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
3725 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
6838 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
3531 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
3628 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
3314 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
3819 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
3867 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
3579 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
3517 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
3871 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
3669 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
3032 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
3607 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
4237 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
3127 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
3935 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
3855 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
3205 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
3849 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
3608 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
3604 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
4118 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
2772 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
4047 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
3794 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
3709 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
3677 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
3940 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
4656 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
3878 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
3802 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
3848 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
4126 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
3803 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
3711 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
3936 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
3384 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
3944 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
4266 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
3192 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
3622 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
3999 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
3800 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
3882 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
3707 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
3592 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
3876 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
3651 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
3976 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
3152 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
3585 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
3764 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
3818 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
3690 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
3848 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
4022 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
4178 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
3952 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
3813 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
4195 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
4065 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
4606 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
3715 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
3606 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
3688 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
3528 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
3438 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
3206 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
3933 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
3885 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
3840 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
4112 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
3848 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
3864 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
3706 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
3603 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
3798 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
3451 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
2538 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
4113 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
3996 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
3724 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
4409 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
3141 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
3805 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
4042 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
3980 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
4001 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
3249 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
3915 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
3936 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
3622 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
3502 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
3742 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
4839 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
3953 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
3581 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
4139 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
3845 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
4035 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
4032 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
4109 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
4240 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
3892 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
3885 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
3344 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
3605 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
3713 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
3625 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
3930 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
3958 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
3221 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
4047 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
3757 Okunma.
30 Kasım -0001
RÜZGÂR MÜDÜRÜ
2333 Okunma.
Haber Yazılımı