Zeynep ÇELİK KORKMAZ YARA VE KABUK
Yazı Detayı
11 Kasım 2020 - Çarşamba 00:00 Bu yazı 505 kez okundu
 
YARA VE KABUK
Zeynep ÇELİK KORKMAZ
inanisgazetesi@gmail.com
 
 

Orhan Baba giriş yapıyor:
“Hatasız, dırırım dırırım, kul ooolmaaaz, hatamla dırırım sev beniiii....”
İnsan aynaya baktığında kendinde ne görüyorsa ondan ibarettir. Elbette bu fiziksel değil, tamamen içe dönük bir mesele. Herkes hayatında sonradan pişman olcağı işler yapar. Bazen bilerek bazen hiç ummayarak. Ama yapar. Çünkü insan kendi üzerinde sürekli değişiklik yaptığı bir deneme tahtasıdır. Asıl önemli olan, “yaşanılan pişmanlığı ömür boyu sırtımda mı taşıyacağım yoksa artık geçip gitmesine izin mi vereceğim?” diye kendinize sorduğunuz o yol ayrımı. İşte o ayrıma gelince şunu hatırlayın:
Kabuk bağlamış bir yaranız varsa tamamen iyileşeceği zaman kaşınmaya başlar. Sizin çoktan unuttuğunuzu sandığınız yere bir bakarsınız ve içinizden gelen o kabuğu söküp atma hissine engel olamazsınız. Sökersiniz de. Belki biraz canınız yanar ama bir bakarsınız artık geride zamanla geçeceğini bildiğiniz ufacık bir iz kaldığını görürsünüz.  Hayatta yaptığımız hataların pişmanlığı da bu kaşınmaya başlayan yara gibi bence. Biraz canınızın yanmasını göze alıp, pişmanlığınızla yüzleşince altından yepyeni, rahatlamış bir sizin çıktığını görürsünüz. 
Geçmiş bir mumdur, üfle gitsin diye boşuna dememişler sevgili okur. Sırtınızda taşıdığınız ağırlıklarınızı bırakmazsanız bunun sadece sizi daha fazla yoracağını unutmayın. 
Her şey kendini affetmekle başlar. 
Her gününüz güzellik dolsun. 
Sevgiler benden size.

 
Etiketler: YARA, VE, KABUK,
Yorumlar
Haber Yazılımı